Ya devlet başa ya kuzgun leşe.
Bu atasözüne göre:
1) Bir iyi bileşim vardır.
2) Bir kötü bileşim vardır.
3) İyi bileşim yürütücü ve işlevlidir.
4) Kötü bileşim bozuk ve yıkıcıdır.
5) İyi bileşim seçilirse kötü bileşim dışlanmış olur.
Lacan’ın aynı anlamda başvurduğu Fransızca formül şuydu: “Le père ou pire / Baba yahut daha kötüsü” [1]. Aynı formülün bir başka Lacanca ifadesi şöyledir:
Ya baba mecazı ya da parçalanmış beden.
Baba mecazı her imleyenin bir imleneni olmasını –yani sarf edilen her sözün geçerli bir anlama gelmesini– güvence altına alarak simgesel düzeni ayakta tutan temel düğümdür. Bu düğüm çözülürse (veya kesilip atılırsa) anlam güvencesi kaybedilir ve anlamsız bir boşluğa düşülür, bu da bedensel bütünlüğün dağılması ve kural/hudut tanımayan keyfiyetin girdabına/karadeliğine sürüklenmek demektir. Bütün modern ideolojiler bu formüle dayanır. Matematiksel ifadesi şöyledir:
y = F(x) ⊻ z = H(t)
Teknolojik işlevsellik (F) karşısına çıkabilecek bütün kapsamlarla (x) başa çıkarak gereken çıktıyı (y) üretme iddiasındadır. Ama şayet bu modern başarı iddiası boşa düşerse entropik bozunum (H) zamanın akışını (t) ele geçirerek mesafeyi ve derinliği (z) saracaktır [2].
Postmodernlikte ise bileşimler tersine dönmüştür. Aynı atasözünün postmodern versiyonu şöyle başlar:
Ya kuzgun başa ya devlet leşe.
Buradaki kuzgun çok farklı şekillerde yorumlanabilir:
1) İnsanmerkezcilikten kendini arındırmış posthümanizmin insan dışı hayvan ve nesneleri baş köşeye oturtması.
2) Biraz geri gidersek Edgar Allan Poe’nun Kuzgun şiirinde dile getirdiği kötücül nazarın kasveti akla gelir [3].
3) Daha da geri gidersek Kızılderili mitolojisinde dünyayı yaratan oyunbaz ve hilekar kuzgunla karşılaşırız.
4) İyice geriye gidersek Zerdüştçülüğün yayılmasına elçilik eden “kara kanatlı” kuzgunla karşılaşırız.
5) Mitolojide kuzgun bir yandan ölüm, savaş ve felaket alametidir, öbür yandan kehanet ve içgörüdür.
6) Mantık alanında ise Kuzgun Paradoksu dile gelmiştir: Dünyada gözlenen milyonlarca şeyin ne kuzgun ne de kara olması bile bütün kuzgunların kara olduğu iddiasına biraz olsun delalet edebilir mi?
Standart atasözündeki “ya / ya da” işleci mantıklı, makul, doğru şeyler ile mantıksız, saçma, yanlış şeylerin ayırt edilmesini sağlıyordu. Postmodern versiyondaki temel sorun bu ayırt edici işleci devre dışı bırakmasıdır; o halde onu şöyle yazmalıyız:
Hem kuzgun başa hem devlet leşe.
Bunun Lacancası şöyle olur:
Hem parçalanmış baba hem de beden mecazı.
Postmodern durum şöyledir: Baba iktidarda olmasına rağmen sürekli kendini parçaladığı için mağduriyet yaşar, biz de bireyler olarak kendi bedenlerimizi ona siper etmeye mecbur kalırız ve böylece milyarlarca koyundan oluşan dev bir sürü gibi her geçen gün biraz daha düzleşen dünyanın kıyısındaki uçuruma doğru koştururuz [4].
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Freud ve Siyasallık” Mladen Dolar
[2] Bkz “Uzamsallığın Bileşimsel Zemini”
[3] Bkz “Kuzgun” Edgar Allan Poe
[4] Bkz “Yukarıdaki Göklere Bakmayın, Aşağıdaki Semptoma Bakın”
Bilgi kaynağı.































Geri bildirim: Sevgilinti — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ahlat Ağacı: Zamana Çentik Atan Kum Taneleri Olmak — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Raven has the force? — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Deli Dumrul, Kuzgun Tanrı ve Aylanu: Ayık ve Bayık — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yoğurt Canavarı ve Yiğirt — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Entropi — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Aslan aslamdır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İcazetin Yani’si Yavan Olur: Herıld Yani (Olsun Muştu!) ve Yani Herhalde (Olsunmuştu…) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER