Hegel’e göre kavramlar insanların tutkularını kullanarak tarihe katılırlar. O buna aklın kurnazlığı (cunning of reason) demişti. Tek tek insanlar tutkular peşinde ömür tüketip aklın dolandırıcılığına (conning of reason) kurban gitseler de onları yönlendiren tarihsel aklın nasıl bir kurnazlık izlediği sorusu güncelliğini korumaktadır [1].
Aklın kurnazlığı ikiye ayrılır: (şark ve garp değil ama) kur ve naz. Sevgi tutkusunun etkisi aklın kurudur, edilgisi aklın nazıdır.
Aklın kuru, etkileyerek dikkat çekme çabasıdır. Asgari bir bilme iddiasına dayanır, verdiği mesaj şöyle özetlenebilir: “Biliyorum (sen de seviyorsun).”
Bazen “seviyorsun” vurgulanır, nesnesine göre bu sohbet veya flört olabilir. Bazense “biliyorum” vurgulanır, bunun ince örnekleri paylaşım ve katkıysa, kaba örneği “erbilmişlik” veya “açükleme”dir (mansplaining).
Aklın kuru muhatabını etkilemek istermiş gibi yapsa da aslında onun edilgen kalmasını ister; beklediği yanıt parantez içinde ilettiği imanın “evet seviyorum” diye onaylanmasıdır [2]; çünkü kendi serbestliği muhatabın sabitliğine bağlıdır, yani aklın kuru edilgileşim kurmaktadır (interpassivity).
Aklın nazı ise edilgi yoluyla dikkat çekme çabasıdır. Asgari bir bilinmeme iddiasına dayanır, verdiği mesaj şöyle özetlenebilir: “Onu seviyorum (sen bilmiyorsun).”
Bazen “seviyorum” vurgulanır, bu jest nesnesi muğlak kaldığı ölçüde övgü ve imrendirme arasında gelgit yapar. Bazense “bilmiyorsun” vurgulanır, bunun basit örnekleri konuyu kapatmak veya yeni bir konu açmaksa karmaşık örneği gizemlendirme olabilir, buna (mansplaining‘in karşıtı olarak) femystifying diyebiliriz.
Aklın nazı kendi edilgisiyle muhatabını etkinleştirmek ister, ama aklın kuru gibi pozitif bir yanıt beklemez; parantez içinde ilettiği imanın muhataptaki yankısını duymak ister, “evet bilmiyorum” ve “yoo biliyorum” arasında değişebilecek yanıtlar muhatabın bilebilgisini hem duyuracak hem de harekete geçirecektir; muhatabın etkinliğine bağlı olduğu için aklın nazı etkileşim kurmaktadır (interactivity) [3].
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Aklın Dolandırıcılığı Hiperegoyu Ortaya Çıkardı”
[2] Bkz “İman ve İmam: İma edilen şey-tanrıdır”
[3] Bkz “Bilgi ve Bilebilgi: Bilen Bilemez Ancak Bilmeyen Bilebilir”, “Sinyal gürültünün kendi yankısıdır: Yankıbilim ve Yankıkırım”






























Geri bildirim: Hayalet-Tin — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yansı ve Yankı, Koyuş ve Konuş — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Na-zar ve Naz-ar — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bartleby politikası: Yapmamayı tercih ederim — Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kırk katır mı kırk satır mı? | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: ay kararsız | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Vamp Güzellerin Köken Hikayesi — Marlen Komar | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İrade ve İade: ‘Aslında’ Gediğine Yerleşen Aklın Kurnazlığı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Symbolic World Membrane: Negation of Negation — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Geçit Töreni — Magazine | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: LEGOLUGAT 🧩🧱📖 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: LEGOLUGAT 🧩🧱📖 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER