Gördüğüm resmin adı Amor ve Psykhe’dir (Jacopo Zucchi); burada Amor Cupido’dan (Eros) başkası değildir. Psykhe’nin bir süredir geceleri hiç görmeden aşk yaşadığı Cupido’ya küçük lambasıyla ışık tuttuğu klasik sahnedir.
Bu dramadan muhtemelen haberdarsınız. Psykhe sıradışı bir aşkın keyfini sürmektedir zira onu seven bizzat Cupido’dur ama neredeyse kusursuz bir mutluluk yaşadığı halde Psykhe meraklanır/soraklanır ve Cupido’nun kim olduğunu görmek ister. Sevgilisi kendisine ışık tutmaya kalkışmaması için Psykhe’yi uyarmamış değildir, Cupido böylesi bir eylemin nasıl bir yaptırımla karşılaşacağını söyleyemese de saklı kalmakta aşırı ısrarcıdır. Yine de Psykhe merakına teslim olmaktan kendini alamaz ve o andan itibaren başı beladan kurtulmaz…
Cupido ve Psykhe’nin hikayesinin bu tarzda tasvir edildiğini siz hiç gördünüz mü bilmiyorum, birçok heykel ve resim bu hikayeyi defalarca işlemiş olsa bile. Ben şahsen hiçbir sanat eserinde bu resimdeki gibi silahlı bir Psykhe görmemiştim, silah burada küçük bir hançer, pala ile temsil edilmiştir.
Ayrıca burada çiçek biçiminde yansıtılan şeyin belirginliği dikkatinizi çeker, vazoya konmuş bir demet vardır. Belli ki bu çok yoğun ve vurgulu çiçek tam olarak resmin görsel ve entelektüel merkezidir. Bu demet ve çiçek fiilen ön plandadır ve arkadan aydınlatılmıştır, resme Mannerist bir tat veren karanlık bir kütle oluşturur. Sahnenin tamamı büyük bir incelikle çizilmiştir.
Demette ne tip çiçekler bulunduğuna dair bir şeyler söylenebilir tabi. Ama demetin etrafında arkasından gelen yoğun bir ışık Cupido’yu simgeleyen figürün uyluklarını ve karnını aydınlatmıştır. Burada anatomik olarak bu çiçek kütlesinin ardına saklanması gereken organın –en kesin yolla ve doğrudan işaret edilerek– imlendiğini fark etmemek sahiden imkansızdır: O da Cupido’nun fallusudur.
Resmin tarzıyla odaklandığı bu im o kadar vurguludur ki size onu anlatırken en ufak bir analitik yoruma bile gerek duymadım. Hançerin tehdidini resimde imlenen öğeye bağlayan ipliğin [ç.n. iğdiş karmaşası] aklımıza gelmemesi mümkün değil…
Psykhe ilahi sevgilisine verdiği sözü bozması için sürekli onu kışkırtarak tuzağa düşüren kızkardeşlerinin haince nüfuzu yüzünden merakına teslim olur. Kızkardeşlerin Psykhe’ye uyguladığı son telkin, Cupido’nun korkunç bir canavar veya iğrenç bir yılan olması gerektiği ve onunla birlikte olmakla Psykhe’nin kesinlikle çok ciddi bir tehlikeye maruz kaldığıydı. Bu telkin zihinsel bir kısa devreye yol açar: Geceleri konuştuğu muhatabın olası bir görülme girişimini aşırı bir ısrarla yasakladığını ve bu ciddi yasağı asla ihlal etmemesini tavsiye ettiğini hatırlar ve bu sözlerin kızkardeşlerin telkiniyle örtüştüğünü çok net algılar. Bu noktada Psykhe ölümcül adımı atar…
Buradaki meselenin anlamı dediğim gibi şöyledir: Solgu (aphanisis, arzu yitimi) korkusu, iğdiş karmaşası imgesinin üzerine yansıtılmış değildir, aksine imletim mekanizmasının lüzumu veya belirlenimi iğdiş karmaşası ile özneyi çoğu zaman solgu korkusuna düşürmez, aksine solguya sığındırır, özne arzusunu arka cebine tıkıştırır. Analitik pratik açığa vurur ki arzunun simgesine –fallusa– tutunmak arzunun kendisine tutunmaktan daha kıymetlidir. Bize sunulan sorun budur.
Zucchi’nin resminde Cupido’nun cinsel organının önüne konan çiçekleri inşallah dikkatle incelemişsinizdir. Bu bolluk ve bereketin tek amacı ardında hiçbirşey olmadığını saklamaktır. Katiyen en küçük bir cinsel organın bile sığabileceği bir yer yoktur [resimde]. Psykhe’nin kesmeye yeltendiği şey çoktan solup gitmiştir.
Seminer 8’den
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Eröz ile Saike” Yunan efsanesi
dopdoğal, nosnormal, musmutlu, gepgeniş
>> apansız / aphanisis / solgu <<
yapayanlış, yapyabancı, zapazalim, pasparalel, besbelli
epeşit-öpözgür-kapkardeş → unufak
dope = bağımlı veya dopingli (İngilizce)
nos = biz (Latince)
Muss = mecburen (Almanca)
yap = eh ne yapalım?
zap = kanalı beğenmediysen değiştir
pes → pas → passe
Bkz “Uzakın nüveyle yüzleşmenin bedeli öznenin solgusudur” Slavoj Žižek, “Komünizmde taşkınlıkların solacağını biliriz” V. I. Lenin
Aynı resmin bir başka versiyonu.































Geri bildirim: Komünizmde taşkınlıkların solacağını biliriz — V. I. Lenin | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Uzakın nüveyle yüzleşmenin bedeli öznenin solgusudur — Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Uzakın Nüve — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sanat eserinin afrası (aura) — Walter Benjamin | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dürtüsel montaj — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Örgüt çağırıyor! | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Turbacracy/Turbo-crazy: Güncel İğdiş İlkesi Anonim Kalabalık Fetişi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Eröz ile Saike — Yunan efsanesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Pan-Zühre’den Süper-Zuhal’e: Kova Çağında Karşıtların Birliği — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dünya’nın Gelini Ay’ın Kayınvalidesi Venüs ve Kayınpederi Mars — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dünya — hack//SIGN | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Teyelli Hülya: Kulisten Analiz — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Gadınım ~ Tolga Çandar | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bilendam, Issıza dam, Biz/Nos İnşası: BİZ Brütüz! Sezarın Hakkı Sezara (Bıçakları Hazırlayın) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Özneyi solduran kapanım — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER