Lacancı psikanalizin temel önermelerinden biri şöyle der:
Hayali özdeşimlerin ötesinde öznenin oluşunu sarmalayan cümle veya şey öznenin kimliğini tanımlayan simgesel dokunun indirgenemez bir dışarımıdır (simgesel doku onu dışlayarak içerir): Özne için bu uzakın (extimate) nüveyle yüzleşmenin bedeli öznenin geçici solgusudur (aphanisis). Lacan’ın düşlem formülü ($ ◊ a) bunu belirtir: Kendi nüvesini oluşturan bu yabancı beden (inanç, arzu, teklif) karşısında öznenin kendini silmesidir (silimlenme, silinerek imlenme).
Solgu demek ki düşlemsel sert nüve ile simgesel anlatı dokusu arasındaki indirgenemez ihtilafa şahitlik eder: Bu sert nüve ile yüzleşme tehlikesini göze aldığım zaman “Kendime dair anlattığım hikaye anlamını yitirir,” “Anlam verecek bir benlikten yoksun kalırım” veya Lacan’ın Seminer 8’deki ifadesiyle büyük Öteki küçük ötekine çöker (Simgesel düzen, a nesnesine / düşlem nesnesine çöker).
objet a‘yı gerçeklik sahasından çekip çıkarmak bu sahaya tutarlılık verir: Solguda objet a artık çekip çıkarılmaz, tam bir mevcudiyet kazanır – bunun sonucunda gerçekliğimi teşkil eden simgesel doku parçalanır.
Slavoj Žižek 1992 Semptomunun Keyfini Çıkar!
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Hançerli Psykhe ve solgu (aphanisis)” Jacques Lacan, “Komünizmde taşkınlıkların solacağını biliriz” V. I. Lenin






























Geri bildirim: Komünizmde taşkınlıkların solacağını biliriz — V. I. Lenin | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hançerli Psykhe ve solgu (aphanisis) — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Uzakın Nüve — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Medyada İçeriğin İçerilmesi: Alaycı Şaşırma ve İronik Şaşırma — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER