Anayurt neler doğuruyor! Kırmızı mürekkep hariç! — Slavoj Žižek

Müteveffa Alman Demokratik Cumhuriyeti’ne ait eski bir fıkrada Almanyalı bir işçi Sibirya’da işe girmiştir; memlekete yazdığı bütün mektupların sansürden geçeceğini bildiği için arkadaşlarına şöyle der:

Hadi bir şifre oluşturalım: Eğer benden aldığınız mektuptaki yazı sıradan mavi mürekkepse doğuruymuş dersiniz, kırmızı mürekkepse yalanmış dersiniz.

İşçinin ilk mektubu bir ay sonra arkadaşlarına ulaşır ve mavi mürekkeple yazılmıştır:

Burada herşey harika! [Anayurt neler doğuruyor]: Dükkanlar dolu, gıda bolluğu var, evler kocaman ve iyi ısınıyor, sinemalarda Batılı filmler oynuyor, ilişki kurmaya müsait çok sayıda güzel kız var – bulamadığım tek şey kırmızı mürekkep.

İşte bugüne dek bu vaziyette değil miydik? İnsanın isteyebileceği bütün özgürlüklere sahibiz – yalnızca “kırmızı mürekkep”ten yoksunuz: Eğer “özgür hissediyorsak” esaretimizi dile getirecek tabirlerden yoksun olduğumuz içindir.

Kırmızı mürekkepten yoksun olmamız, mevcut çatışmayı adlandırmak için kullandığımız bütün tabirlerin –”terörle savaş”, “demokrasi ve özgürlük”, “insan hakları”, vb.– fol/geçersiz olmasıdır, yani duruma dair algımızı gizemlileştiren, onu düşünmemizi zorlaştıran tabirler olmasıdır.

Güncel görevimiz protestoculara kırmızı mürekkebi vermektir.

Fıkralar kitabından (2014)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz “Belli ki mürekkep yalanmış: fikir-efkar, teorik-retorik”, “Politik Doğurucunun Doğurultusu”, “Sanal Anayurt Savunmasını Amayurt Savunmasına Çevirelim: Bilen Özneden Bilebilen Özneye”, “Yorumlama ancak hemseslenme ile işleyebilir”

6 Yorum

Filed under Çeviri