Eğer sosyal medyanın asgari de olsa bir yararı varsa, orada bulabildiğimiz malumat fazlasından gelir (surplus-information). Malumat fazlasını birimlendirerek malumat elde edersiniz, malumatları yapılandırarak bilgi edinirsiniz.
Malumat fazlası yüzer gezer bir aşırılıktır, algınız ve aklınız onu sindirerek içerir ve onu içerebildiği ölçüde ondan yararlanmış olur, bu yüzden yararlı malumat fazlasına içerik denir, onu oluşturup medyaya sunanlar da kendilerine içerik üreticisi derler. İçerikleşen malumat fazlası keyif fazlasına (surplus-enjoyment) ve değer fazlasına çevrilebilir (surplus-value, artı değer, artık değer, katma değer).
İçerik içerilmeye hazır bir malumat fazlasıdır, yani laktozsuz süt gibi sindirimi daha kolaydır, okurları daha az şaşırtacaktır. Bir yazarın gücü eğer okurlarını biraz olsun şaşırtmabilmekse, içerik üreticisi dişleri sökülmüş bir yazar sayılır, çünkü sindirilebilirlik kıstasları bakımından platform sahibine ya da eşik bekçilerine tabidir (gatekeeper: eşik başı, admin, mod, editör, küratör, vb.) [1].
Ama malumat fazlası hiç şaşırtmadan etki gösteremez, o halde sindirimi zorlaştırmayan ve zorlaştıran iki tip şaşırma ayırt edilmeli:
1) Alaycı şaşırma
2) İronik şaşırma
Alaycı şaşırma şöyle diyordur: “Amma salak bişeymiş bu, valla epey saçmalamış, bu kadar da olmaz canım…” Parantez içinde de şöyle diyordur: “Bunları var ya alacaksın bir iki tanesini (şu anda benim yaptığım gibi) kamuoyunun gözünde sallayarak utandıracaksın…” Alaycı şaşırmanın sindirimi kolaydır çünkü kendi üstünlüğünü açıkça ilan ederek Hiperegoya yakıt sağlar [2].
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (büyük tepki çeken) “İstanbulkart kişiye özeldir” filminde otobüsteki yolculardan oluşan anonim kalabalığın sahnelenediği davranış tam olarak alaycı şaşırmadır: Adamın aslında kadın olması, eril doğruluğun dişil sahiliğe dayanmasıdır (rightness relies on truth) [3]. Sahilik dayanağını altından çektiğiniz anda eril doğruluk taslama devrilecektir.
İfşa edebildiğiniz bir mekanizma her seferinde hiç şaşmadan devrilir. “İşleyen demir ışıldar” sözündeki gibi işlediği görülen bir çabanın ışıldamasından rahatsız olup “Fazla mekaniksin, biraz duygulu ol, canlan!” (hobi edin, depresyonuna baktır, cinsiyet ikiliğini aş, seks pozitif ol, vb.) diye çelme takmak aslında dünyanın en mekanik davranışıdır [4]. Böylesi bir argüman aşağıdaki Hiperego formülünün mekanik uygulamasından ibarettir:
Yenilemeyen yineleme boştur, yinelemeyen yenileme kördür.
Taslamayı açığa vurarak yürüyene çelme takmak her türlü eleştirmenliğin püf noktasıdır ve taslamanın eril niteliği nedeniyle feminizmin de sık sık başvurduğu bir taktiktir. Fakat karşınıza dikilen bütün fallusları bir bir devirmeniz şayet Bowling oynamıyorsanız en iyi ihtimalle boşunadır, en kötü ihtimalle de zararlıdır, zira bu yolla içinde yaşadığınız toplumu kaldıraçsız bırakarak kendi kendinizi baltalamış olursunuz [5].
Analizin eleştiriden farkı, yürüyeni devirmek yerine onun yoluna çıkacak taşlara ve çukurlara işaret etmesidir, yani onun kendini baltalamasına yol açabilecek itkilerine dikkatini çekmesidir. İronik şaşırma analiz yolunu açan bir malumat fazlasıdır, Sokrat’ın muhataplarını şaşırtması böyledir [6]. Analizde paradoks ve çelişkiler tezahür ettiği için “Ben mi haklıyım yoksa o mu haklı?” (doğru-yanlış) ikilemi sarsılır ve bu durum Hiperegoyu aksattığı ölçüde sindirim zorluğu yaratır. İnsanları ironik şaşırmadan sakındıran zorluk şu soruda özetlenir:
Şu anda bir başkasıyla alay ediyor değilsem yoksa acaba kendimle mi alay ediyorum, kendimi mi küçük düşürüyorum?
İşte bu soruyu içeremezsiniz, onu ancak dışarabilirsiniz (dışlayarak içerirsiniz), yani malumat fazlasında açığa çıkan ironiyi bir başkasına yıkarak (alaycılaşarak) kendinizi temize çıkarmaya mecbur hissedersiniz. Fakat eğer sosyal medyanın bazen de hayal yerine gerçeğe açılan bir kapı olmasını istiyorsak hep içerilmek yerine bazen de dışarılmayı göze almalıyız [7].
Kapı doğası gereği simgesel düzene aittir ve ya gerçeğe ya da hayale açılır, hangisi olduğunu bilemeyiz ama birinden biridir. (Lacan, Seminer 2)
.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Dişleri Sökülmüş Yazar: İçerik Üreticisi”
[2] Bkz “Aklın Dolandırıcılığı Hiperegoyu Ortaya Çıkardı”, “Hiperego: Yenilemeyen Yineleme Boştur, Yinelemeyen Yenileme Kördür”
[3] Bkz Doğru (özel sayfa)
[4] Bkz “Büyükolizm: Baştan alalım ama bu kez daha duygulu olsun”
[5] Bkz “Fallus Toplumun Kaldıracıdır, Prekerleşme Kaldıracı İğdiş Eder ve Herkesi Ortadan Kaldırır”
[6] Bkz “Sahici Analiz Eleştirinin Ötesindedir: Eleştiri Taslamayı Açığa Vurur, Analiz Kendini Baltalamayı Açığa Vurur”, “Sokratik Muhataplık ve Platonik Muhatiplik” Mikhail Bakhtin, “Fetişlerin Simgesel Yetkilenmesi ile Semptomların Gerçek Yetkilenmesi”; bu ayrımın bir benzeri: “contemptuous cringe vs. compassionate cringe” (ContraPoints)
[7] Bkz “Uzakın nüveyle yüzleşmenin bedeli öznenin solgusudur” Slavoj Žižek, “Tanrılar Kurban İstiyor: İmkansız, Yetersiz, Fazla”































Geri bildirim: Alemsin ve Ömürsün — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Başlandırıyorum — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İç erde | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Doğur-ussal lüzum: Matrix’in rahmini kapsayarak aşmak — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Terazi (hayvancık işareti) ve Sokrat — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nezaketten Usturupa Doğru: Fallik Kadın Dininde Mıncık Yatkınlığı Meselesi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hypocritique 🫣🙃😏 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER