Tarihçiler ışığa duyarlı bir zara eşilmiş negatif filmin müstakbel banyocularıdır — Walter Benjamin

Tarihi bir metin gibi görürsek, Monglond’un edebi eserler için söylediğini tarih için de söyleyebiliriz:

Geçmişe ait imgeler tarihi oluşturmak üzere ışığa duyarlı bir zara eşilmiş negatif film gibidir.

O imgenin bütün detaylarını açığa vurmaya yetkin müstakbel film banyocuları ancak ileride gelecektir.

Marivaux veya Rousseau’nun yazdığı birçok sayfa ilk okuyanların deşifre edemeyecekleri gizemli anlamlar içeriyordu.

Tarihçinin yöntemi hayatın kitabı temelinde bir dilbilim yöntemidir. İnsanlar “hiç yazılmamış olanı okurlar” der Hofmannsthal bir dizesinde. Burada akla gelmesi gereken okur, işinin hakkını veren bir tarihçidir.

Tarihlerin çoğulluğu dillerin çoğulluğu gibidir. Güncel anlamda evrensel tarih bir nevi Esperanto olmanın ötesine geçemez. Evrensel tarih fikri mesihçi bir fikirdir. Mesihçi dünya evrensel ve bileşik gerçelliğin dünyasıdır.

Evrensel tarih yalnızca mesihçi alemde mevcuttur. Yazılı tarih değildir o, sevinçle sahnelenen tarihtir. Kutlamalardan tamamen arınmış bir şenliktir bu. Şen şarkılar çalınıp söylenmez.

Onun dili kurtulan nesirdir, senaryo prangasını söküp yazgı zincirlerini kıran nesirdir, herkesin anladığı nesirdir (Pazar günü doğan uğurlu çocuklar kuşların dilini nasıl anlıyorsa öyle).

Nesir fikri mesihçi evrensel tarih fikriyle çakışır (sanatsal nesir türleri tayfı, evrensel tarihsel tipler tayfıdır).

Walter Benjamin, Seçki 4. cilt s. 405

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Işığa duyarlı zara eşilmiş negatif filmin üç bileşeni:

lamina: zar
limen: eşik
lumen: ışık

laminal: zarlı
liminal: eşikte
luminal: ışıkta

sublaminal: zar içi (yer)
subliminal: eşik altı (duyu)
subluminal: ışık berisi (hız)

superlaminal: zar dışı (yer)
superliminal: eşik üstü (duyu)
superluminal: ışık ötesi (hız)

yüceltimi üçe ayıralım:
sublimation: eşikleme (yük → sel → yüksel)
sublamation: ikrar zarı (herkesin kendine iadesi)
sublumation: ışıma (südur sütura bağlıdır)

hyper

Gönlüm düştü bir sevdaya,
Gel gör beni ışık n’eyledi?
Başımı verdim kavgaya,
Gel gör beni eşik n’eyledi?

11 Yorum

Filed under Çeviri