Mısırlıların Feniks (phoenix, zümrüdüanka, simurg) dedikleri bir kutsal kuşları daha varmış ama ben resimlerini görebildim sadece. Mısır’da bile ona sahiden çok ender rastlanırmış, Heliopolislilerin [güneş kenti sakinlerinin] dediğine göre 500 yılda bir gelirmiş, ihtiyar Feniks ölünce.
Boyu ve görünüşü eğer resimlerdeki gibiyse şöyledir: Tüyleri kızıldır ve altın rengindedir, genel endamı da tam bir kartala benzer. Bu kuşun yapıp ettiklerine dair bana pek inandırıcı gelmeyen bir öykü anlatırlar:
Bu Feniks ta Arabistan’dan gelirmiş ve atası olan ihtiyar kuşun taze mürle [reçineyle] sıvanmış bedenini Güneş tapınağına getirirmiş ve o bedeni oraya gömermiş.
Dediklerine göre önce taşıyabileceği kadar büyük, kocaman bir mür topağı yaparmış; sonra topağın içini oyup atasının bedenini koyarmış, ağzını taze mürle kapatınca topak ilk ağırlığına dönermiş; işte bu halde onu Mısır’a getirirmiş, dediğim gibi mürle kaplanmış halde Güneş tapınağına bırakırmış.
Bu kuşun yapıp ettiklerinin öyküsünü işte böyle anlatırlar.
Herodot
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Mantıku’t-Tayr: Kuşlar bir araya gelip her ülkenin padişahı olduğu kendi ülkelerinin de bir padişahı olması gerektiğini tartışırlar. Daha sonra içlerinde en bilge görülen Hüdhüd (ibibik) onlara padişahlarının ancak ve ancak Simurg (zümrüdüanka, feniks) kuşu olduğunu aktarır.
Bkz “Foreign door” Ruhi Su, “Küllerinden doğan Feniks” William Shakespeare
ask on dancing
ask on, then sing
ascendancing
as condensing































Geri bildirim: Küllerinden doğan Feniks — William Shakespeare | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Foreign door — Ruhi Su | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Erbaba Afrası — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Anka | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER