Tag Archives: Walter Benjamin

Devrim Tarih Trenindeki Yolcuların İmdat Frenini Çekmesidir — Walter Benjamin

Tarihin yapısını araştıran tarihsel maddeci böylece bir tür tayf analizi yapmıştır.

Nasıl ki fizikçi güneş tayfında morötesi ışınların mevcudiyetini tespit ediyorsa

tarihsel maddeci de tarihte mesihçi kuvvetin mevcudiyetini tespit etmektedir.

“İnsanlığın selamete erdiği” vaziyetin nasıl bir şey olabileceğini soruşturan birisi,

böyle bir vaziyete ermek için ne gibi şartlara lüzum olduğunu soruşturan birisi,

böyle bir gelişmenin ne zaman gerçekleşmesinin bekleneceğini soruşturan birisi,

yanıtı olmayan sorular sormaktadır. Bu iş morötesi ışının rengini sormak gibidir.

Marx’a göre devrim dünya tarihinin lokomotifiydi. Ama belki de tersi geçerlidir.

Belki de devrim trendeki yolcuların –yani insanlığın– imdat frenini çekmesidir.

“Tarih Kavramı Üzerine”nin Paralipomena’sından

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz “Tarih Treni” Slavoj Žižek, “Tarihçiler ışığa duyarlı bir zara eşilmiş negatif filmin müstakbel banyocularıdır” Walter Benjamin, “Evrende Kızıllaşma ve Morlaşma: Marksizm ve Feminizm: Fallokristalden Başkası Değildir”, “Köklerini Muhafaza Eden Komünist: Sağ-Sol / Frenci-İvmeci”

3 Yorum

Filed under Çeviri

Agesilaus Santander — Walter Benjamin

(Versiyon 1)

Ben doğduğumda ana-babam yazar olabileceğimi düşünmüşler. Yahudi olduğumu herkes hemen farketmese iyi olur diye, çağrıldığım ismin yanına iki olağandışı isim daha eklemişler. Onları açıklamak istemiyorum. Kırk yıl önce ana-babalar için ferasetin zor zanaat olduğunu söylemem yetsin. Uzak bir ihtimal saydıkları durum gerçek oldu. Ama onların feleğe karşı aldıkları tedbirleri ilgili zat hükümsüz kılmıştır. İki müstakbel ismi yazılarında halka bildirmek yerine ilgili zat onları kendi içine kilitlemiştir. Nasıl ki eskiden Yahudiler çocuklarına verdikleri saklı isimlere bekçilik ederlerse o da öyle yapmıştır. Bir çocuk reşit olacağı güne kadar kendi saklı ismini bilmezdi. Gerçi tek ömürde birden çok reşitlik olabilir ve saklı isimler değiştirilebilir, yeni bir reşitlikte saklı isim de değişmiş olabilir. Değişti diye can kuvvetlerini barındıran isim olmaktan çıkmaz, o kuvvetleri yetkisiz unsurlardan koruyan bir çağrı olmaktan çıkmaz. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Angelus Novus Maraş’ta ~ Walter Benjamin

Angelus-novus

Elimi tuttular sonunda
Artık dışarı çıksam ya
Burada kalırsam zira
Küseceğim şansıma

Klee’nin Angelus Novus resmindeki melek sanki Maraş depreminde bir göçükten çıkmak üzeredir. Gözleri dikmiş, ağzı açık, kolları havada. Tarihin meleği işte böyle olmalı. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri, Laf sal atası

Bilebilginin şimdiliği mantığın zamanıdır — Walter Benjamin

Bir vaziyetin sahilik işlevi diğer bütün vaziyetlerin sahi oluşlarının kümelenişine bağlıdır. Bu işlev sistemin işleviyle özdeştir. Sahi oluş doğası gereği bilinemez olsa da sonsuz vazifenin olmazsa olmazıdır. O halde sahiliği sahi oluşa bağlayan aracıyı sormalıyız. Nedir bu bitaraf aracı?

İki şey aşılmalıdır:
1) Fol ayrıklık: Bilgi ya bilen öznenin bilincindedir ya da nesnededir (veya nesneyle özdeştir).
2) Bilen adam görüntüsü (mesela Leibniz, Kant).

Bilgi teorisinin önündeki iki vazife şunlardır:
1) Bilebilginin şimdiliğinde (das Jetzt der Erkennbarkeit) şeylerin oluşumu.
2) Simge ile bilginin sınırlanışı.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Angelus Novus — Walter Benjamin, Slavoj Žižek

Angelus-novus

Kanadım hazır savrulmaya
Artık geri dönsem ya
Süregidersem zira
Küseceğim şansıma
(Gerherd Scholem, Melekten Selamlar)

Klee’nin Angelus Novus resmindeki melek sanki dikkatle incelediği bir şeyden uzaklaşmak üzeredir. Gözleri dikmiş, ağzı açık, kanatlar havada. Tarihin meleği işte böyle olmalı. Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Çeviri, Resim

Sanat eserinin afrası (aura) — Walter Benjamin

Mekanik yinelendirme çağında solup giden şey sanat eserinin afrasıdır (aura)…

Doğal nesnenin afrasını, o nesne size ne kadar yakın olsa da aranızda kalan eşsiz bir mesafe fenomeni olarak tanımlarız. Diyelim ki bir yaz günü dinlenirken ufuktaki sıradağları veya sizi gölgeleyen ağacın dalını gözden geçiriyorsanız, o dağın veya o dalın afrasını hissedersiniz. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Tarihçiler ışığa duyarlı bir zara eşilmiş negatif filmin müstakbel banyocularıdır — Walter Benjamin

Tarihi bir metin gibi görürsek, Monglond’un edebi eserler için söylediğini tarih için de söyleyebiliriz:

Geçmişe ait imgeler tarihi oluşturmak üzere ışığa duyarlı bir zara eşilmiş negatif film gibidir.

O imgenin bütün detaylarını açığa vurmaya yetkin müstakbel film banyocuları ancak ileride gelecektir. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Çeviri

Adda, insanın tinsel özü kendisini Tanrı’ya iletir — Walter Benjamin

İnsan kendisini nasıl iletir? Dil hakkındaki temelden yanlış görüşün kendisini kesinlikle ele vermesini sağlayacak kesin bir ayrım yapmak, bir seçenek sunmak durumundayız. İnsan, tinsel özünü şeylere verdiği adlar aracılığıyla mı iletir? Yoksa adlarda mı? Bu sorunun yanıtı soruluşundaki paradoksta yatar. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

The Task of the Translator — Walter Benjamin

Edgar Allan Poe’nun Kuzgun şiirini de (Türkçe bakımından) güncellemiş olduğumuza göre, bundan bir yıl önce Yazko Çeviri’den aktardığımız (ve geçen gün NE DOLAPLAR PEŞİNDESİN çeviri derlemesinde yer verdiğimiz) “Çevirmenin Görevi” metninin (Ahmet Cemal) “Die Aufgabe des Übersetzers” makalesinin (Walter Benjamin) pek iyi olmayan bir çevirisi [ki pek iyi olmayan çeviriden kastımız Türkçe metinde ardısıra dizilen cümlelerin hem kaynak metne göre hem de birbirlerine göre fol [false] kalmalarıdır, yani kaynak metnin izlediği akışa ve kendi sürdürdükleri akışa true olamayışlarıdır. Ayrıca terminolojidir. Ama terminoloji, gözönündeki çeviriye çabucak aşinalık sağlayan keskin bir gösterge olabilse de, çevirideki truth etkenliği bakımından ikincildir] olduğu gerçeğini [Şimdilik bir olgu olarak işaret edeceğimiz bu gerçeğe bağlı sebep-sonuç ilişkilerini özellikle de TKP → KP + HTKP reaksiyonunda üstlendikleri rol sayesinde Ahmet Cemal Kültür Atölyesi (A.C.K.A.) katılımcılarının eksiksizce ortaya çıkarabileceklerinden hiçbir şüphemiz yoktur] gelin kabul edelim (Yirmibirinci yüzyılımızın 2016 yılına gelmişken, Kenan Evren bile ölmüşken, hem de eceliyle ölmüşken) ve makalenin bir de İngilizce çevirisini (Harry Zohn) okuyalım (Evet ben de Almanca bilmiyorum).

IBF

~~~

İngilizcesi: Harry Zohn

In the appreciation of a work of art or an art form, consideration of the receiver never proves fruitful. Not only is any reference to a certain public or its representatives misleading, but even the concept of an “ideal” receiver is detrimental in the theoretical consideration of art, since all it posits is the existence and nature of man as such. Art, in the same way, posits man’s physical and spiritual existence, but in none of its works is it concerned with his response. No poem is intended for the reader, no picture for the beholder, no symphony for the listener.

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Makale

Çevirmenin Görevi — Walter Benjamin

Yazko Çeviri 14, Eylül-Ekim 1983
Çeviri Kuramı ve Çeviribilim, Hazırlayanlar: Yurdanur Salman, Ahmet Cemal, Özcan Özbilge
Almancadan çeviren: Ahmet CEMAL

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri