Rastyönel Satırlama — Işık Barış Fidaner

Ruhta dört fail bulunur: ideal ben, ben ideali, üstben ve arzu yasası [1].

Ben’in oluştuğu ayna evresinde çocuğun aynaya yansıyan imgesini ebeveyn gözlemekte ve ona simgesel onay vermektedir. Bu sahnede:
1) Çocuğun imgesini koşullayan ideal, ideal ben’dir.
2) Ebeveynin simgesel onayını koşullayan ideal, ben ideali’dir.
Ben’i koşullayan bir hayali bileşen (ideal ben), bir de simgesel bileşen (ben ideali) vardır. Ben’in hayali bedenlenişi ideal ben’dir, ben’in simgesel yetkilenişi ise ben ideali’dir. Simgesel yetki önceliklidir, ben-beden ise onun hayali uzantısından ibarettir, o halde ben formülü ‘yetki artı beden’dir [2]:

Ben = Y + B

Yani ben, imge destekli simgedir (bedenli yetki). Hayali destek ben’i uysallaştırarak simgesel bir kafese göndermektedir. Fakat dürtünün gerçeği müdahale edip de imgenin simgeye eklenişi kırıldığı zaman bu elverişli uygulama bozulacaktır (ayna kırılması bu yüzden uğursuz sayılır). Bedenin imgesini yadsıyarak onu parçalamakla tehdit eden bu gerçek, üstbendir. Üstben formülü ‘yetki eksi beden’dir:

Üstben = Y – B

Ben’in uysal yetkisinin aksine üstben’in yetkisi haşinleşerek ben’i suçluluk ve utanca boğmaktadır. Ben de doğal olarak kendini savunmak için üstben’den kaçınmak amacıyla üstben’in gücü karşısında tavizler verecektir.

Üstben karşısında savunmacı bir mücadeleye girişen ben:
1) Kendini nesnel anlamda tatminsiz bir birey kılığına sokar.
2) Kendi öznel hüsranını bir başkasına yansıtır.
Hüsran aslında ben’e aittir (“Babam beni dövüyor”) ama ben bir yandan hüsranını bir başkasına yansıtarak üstben’in nefretini bir sevilme görüntüsüyle örtmeye çalışırken (“Babam nefret ettiğim çocuğu / kardeşimi dövüyor, çünkü babam beni sever”) öbür yandan birey kılığında dünyadaki yanlışlıklar ve haksızlıklarla ilgili bir tatminsizlik numarası yapmaktadır (“Bir çocuk dövülüyor”) [3]. Tatminsizliğin hüsranı bastırdığı (veya inkar ettiği) bu özel uygulama, simgesel iğdiştir.

Simgesel iğdişten çıkış yolu, semptomun gerçekliğini asgari düzeyde kabullenmektir (acknowledge=ikrar), o iş de şunları algılamaktan geçer:
1) “Tatminsizlik vs. hüsran” arasında özünde fark yoktur, aradaki tek fark hayali fallusa “sahip olmak vs. sahip olmamak”tır.
2) Fallusun gerçek bedenlenişi hayalleri ikiye ayırarak üleştiren simgesel satırdır (bar, bu satır kendini satır arasında duyurur: inter-dit): bu üleşim tatminsizlik (imleyen) ile hüsran (imlenen) arasındadır.
3) Tatminsizlik imleyene imrendiren (haset uyandıran) bir hava verirken, hüsran imlenenin yerçekçi ciddiyetini hissettirir [4].
Semptoma katlanmak zordur çünkü tatminsizlik ve hüsranın aynılığını algılamak (“hüsratminsizlik”) ciddi bir zihinsel bedel ister. Semptom ya yoksunluk olarak (fakir kalabalığın yoksunluğu) ya da çığrından çıkmışlık olarak (zengin kalabalığın çığrından çıkmışlığı) tecrübe edilir. Semptoma dayanma gücü arzu yasasını oluşturur, zira gerçeğin çatlağı olan semptom eksikliği maddeleştirerek düşlemin katedilmesini başlatabilir.

Semptom imleyenin gerçek bedenlenişini (satırı) vurgulayarak imleyenin yetkisini (hayallerin fallik üleşimini) yadsıdığına göre onun formülü ‘beden eksi yetki’dir:

Semptom = B – Y

Semptoma dayanmak yabancılaşmayı (konyadsıma) ayrılmaya (arayadsıma) çöktürür [5]. Bu çökmeyle yaşanan geçici yönelim kaybında (şaşkınlık) bilinç bilinçdışına “top sende” demiş olur. Bu yönelim kaybı uyanık kaldığınız halde uyumanız gibidir, bu sanki-kestirmenin (pseudo-nap, cut, scansion) simgesi de kumsaati olsa gerek [6].

Kısa bir süreliğine azıcık baş ağrısı yapabilecek bir bilinçdışı hazırlığın ardından semptom nihayet yeni yönünü alacak ve ayrılmayı (arayadsıma) beklenmedik ve şaşırtıcı bir başka yabancılaşmaya (konyadsıma) çöktürecektir.

Bu olay şuna benzer: (1) önemli bir şeyi hatırlayamadınız, (2) bilinçli olarak hatırlamaya çabaladınız, (3) daha sonra yenilgiyi kabullenip hatırlama işini bilinçdışına devrettiniz.

Hatırlamayı (remembrance) hazırlayan sanki-kestirme bir “satırlama”dır (demembrance) [7]. Bu satırlama dünya-semptom Nevropa’nın Aklı ile çakışır, bu yönelim kaybı veya şaşkınlığa “rastyönelizm” diyelim (rast getiren yöneliş, occidentation) [8]. Son sözü Hegel söylesin:

Ruhun canı ölümden kaçarak kendini tahribattan [ç.n. entropiden [9]] sakınan can değildir, ona katlanan ve onun içinde kendini sürdüren candır. Kendi sahiliğini ancak sapına kadar satırlandığı anda kendini bularak kazanır. Bu gücün mahareti pozitif yaklaşmak ve negatife gözlerini kapatmak değildir, yani negatifi hiçe saymak veya geçersiz saymak, sonra da “bununla işim bitti” deyip başka bir şeye yönelerek negatife sırt çevirmek değildir; aksine Ruhun asıl gücü negatifle yüzyüze gelmekte ve onunla oyalanmaktadır. Negatifle oyalanmak onu oluşa çeviren büyülü güçtür. (Ruhun Fenomenolojisi)

hegels

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bu anlatımda Slavoj Žižek’in Kayıp Davaları Savunarak (2008) kitabındaki özetini temel aldım. Önce onu okuyunuz: “İdeal Ben, Ben İdeali, Üstben, Arzu Yasası” Slavoj Žižek

[2] Bu formüllere dair: “Scare Quotes and Stress Quotes: Ego, Superego, Symptom of Words”

[3] Hüsran ve tatminsizliğe dair: “Hüsran ve Tatminsizlik, Yoksunluk ve İğdiş”, “Karmaşık Semptom Düzlemi”, “Castrated: Cast & Rated”; dövülen çocuğa dair: “Bir hesap bloklanıyor”

[4] Bkz “Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır”; Hegel bu yerçekçi ciddiyete “evrensel çekim” demişti. Bkz “The self-repulsion ($) of the selfsame (S1) and the self-attraction (S2) of the unlike (a)”

[5] Bkz “Arayadsıma ve Konyadsıma”

[6] Bkz “Turing Makinesi ve Lacan: Yazma ve Durma”

[7] Satırlama el yazması için kullanılacak boş kağıtta satır izleri bırakan “mıstarlama” işlemidir. Tabi isterseniz “kırk satır” gibi de düşünebilirsiniz.

[8] Occidentation konusunda bu metnin İngilizcesindeki 7’nci dipnota bakınız; “rast” Kürtçede “doğru” demektir, Türkçede ise “tesadüf” demektir, o yüzden “rastyönelizm” Kürt doğru bildiğini okurken Türk’ün ona bakıp şaşkınlıkla “Allah allah…” demesine benzer. Bkz “Rast Şaşar Şaşa Rastlar”; dünya-semptom Nevropa konusunda: “The latcher from the world-symptom Neurope”

[9] Bkz Entropi (özel sayfa)

13 Yorum

Filed under Şey