Tag Archives: Seyyar Çakıcı

Seyyar Çakıcı — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Seyyar Çakıcı) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Bir Mayış: Hoş ve Boş Göstereni Boşuna Gösterenle Barıştırmak

— Arafta Türbülans ve Nüfuzculuk Oyunu: Tribüne Seslenenler ve Türbine Ses Verenler

— Seyyar Çakıcı Tayfı ve Tayfası

— Doğa ve Fikir: Üçgen ve Daire

— Amerikan Rüyasının altında yatan Avrupai eksiklik

— Rastyönel Satırlama

— Arayadsıma ve Konyadsıma

Diğer derlemeler

燧 : çakmaktaşı

1 Yorum

Filed under Kitap

Bir Mayış: Hoş ve Boş Göstereni Boşuna Gösterenle Barıştırmak — Işık Barış Fidaner

Bir Mayıs vesilesiyle bugün gelin Bir Mayış konusuna değinelim.

Bir karikatürde insanlık değerlerine tutunmak isteyen bir oğula babası şöyle der [1]:

Onu bunu bırak da mayıştan haber ver.

Toplumsal değerlenme olacaksa ortada “bir mayış” olmalıdır. Bu ifade şunları duyurur:

1) Al sana bir mayış! (hadi yine iyisin)
2) Ama hele bir mayış! (ben ne yapacağımı bilirim)
3) Bir mayış aldım! (ilk mayışla ne yapsam?) Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Arayadsıma ve Konyadsıma — Işık Barış Fidaner

Çok basit bir matematikle ‘yabancılaşma’yı ‘ayrılma’dan (psikanaliz) ayırt edebiliriz: A ve B birbirine karşıt iki öğe olsun.

Eğer “A B’nin yadsınmasıdır” ve “B A’nın yadsınmasıdır” diyorsanız ayrılma alanındasınız. Matematikle: A = –B, B = –A. Ayırma eylemi taraf tutmaz (A’nın ya da B’nin tarafını tutmaz). Bu duruşa arayadsıma diyelim. Arayadsımada yadsıma ancak yadsımadan gelir. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Rastyönel Satırlama — Işık Barış Fidaner

Ruhta dört fail bulunur: ideal ben, ben ideali, üstben ve arzu yasası [1].

Ben’in oluştuğu ayna evresinde çocuğun aynaya yansıyan imgesini ebeveyn gözlemekte ve ona simgesel onay vermektedir. Bu sahnede:
1) Çocuğun imgesini koşullayan ideal, ideal ben’dir.
2) Ebeveynin simgesel onayını koşullayan ideal, ben ideali’dir.
Ben’i koşullayan bir hayali bileşen (ideal ben), bir de simgesel bileşen (ben ideali) vardır. Ben’in hayali bedenlenişi ideal ben’dir, ben’in simgesel yetkilenişi ise ben ideali’dir. Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey

Amerikan Rüyasının altında yatan Avrupai eksiklik — Işık Barış Fidaner

City lights - Europe

“Hegel’i Özgürleştirmek: Sentez, Tarih ve Whitman Örneği” makalesinde Russell Sbriglia Whitman’ın hatalı Hegel algısını ele alarak Todd McGowan’ın Hegel Ardından Özgürleşme kitabında yaptığı düzeltmeyi destekler. Bu yazıda Sbriglia’nın makalesinde söylenmeden kalan kimi noktalara işaret etmek istiyorum. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Doğa ve Fikir: Üçgen ve Daire — Işık Barış Fidaner

Low_pressure_system_over_Iceland

Fikir yüceliğini doğadan alır ama olumsuz bir yoldan: doğa onunla boy ölçüşemediği için fikir yüceltilir [1]:

Kantçı Yücelikte, deneyimde duyumsanan kaosun sınırsızlığı (azgın kasırga, nefes kesen uçurum) Akıldaki saf Fikrin önsezisini uyandırır: o Fikrin Ölçüsü öyle engindir ki deneyime ait nesnelerin hiçbiri, doğanın en vahşi ve kudretli güç gösterisi bile onun yanına yaklaşamaz (burada ideal düzenin Ölçüsü ulaşılmaz Fikre aittir, biçimsiz kaos ise duyumsanan deneyime aittir)
(Slavoj Žižek, Negatifle Oyalanmak)

Kantçı Yücelik: feda edilen ampirik/patolojik nesnelerin sonsuz sayıda oluşundaki aşırılık, uğruna feda edildikleri Şey’in muazzam ve kavranamaz boyutunu negatif [dolaylı, örtük, imalı] bir yoldan idrak ettirir.
(Slavoj Žižek, Kırılgan Mutlak)

Bunu basitçe öyküleştirirsek:
1) İlk önce dışarı çıkarız ve doğanın zorlukları bizi korkutur, hazırlıksız olduğumuzu anlarız.
2) Ardından içe döneriz ve efkar yoğunluğumuz bizi daha çok korkutur, hele ki klasik bir Üstbenle tamponlanmamışsa.
3) Kaygılara (korkudan korkmak) gark olsak da o ruhsal dolaşıklığı biraz olsun katetmemiz/çözmemiz şarttır [2].
4) Düğümlenen kaygıların analizinden elde ettiğimiz bir fikirle güçlenmiş olarak doğaya geri dönebiliriz. Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey

Seyyar Çakıcı Tayfı ve Tayfası — Işık Barış Fidaner

Bilgisayar biliminin ünlü konularından Seyyar Satıcı Problemi şöyle tanımlanır (travelling salesman problem):

Bir seyyar satıcı:
— dolaşmak istediği bütün şehirler arasındaki mesafeleri gösteren bir haritaya bakarak
— her şehirden tam bir kez geçerek ilk başladığı şehre geri dönen en kısa rotayı nasıl bulacaktır?

Güzel. Peki bu mekansal/uzamsal problemin metinsel/bileşimsel versiyonu nasıl olurdu? Yani temel dolaşma işlemi bir harita üzerinde “A noktasından B noktasına ulaşmak” yerine bir öğeler kümesi üzerinde “A ve B öğelerini AB öğesinde bileştirmek” olsaydı bu problem neye benzerdi? [1] Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Arafta Türbülans ve Nüfuzculuk Oyunu: Tribüne Seslenenler ve Türbine Ses Verenler — Işık Barış Fidaner

Sosyal medyada kaotik bir türbülans olduğunun hepimiz farkındayız. Şimdi bunu biraz analiz etmeyi deneyelim.

Temel dinamik eskiden “fenomen” şimdiyse “influencer” (menfez) denen “büyük hesaplar” ile internetin sıradan vatandaşları rolünü oynayan “küçük hesaplar” arasındadır. Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey