Kant’ta etik vazife ile Heidegger’de Vicdan Çağrısı arasında bir bağ yok mudur?
Heidegger’in Vicdan Çağrısı kavramı çoğu zaman formel kararcılığı yüzünden eleştirilir: Bu salt formel Ses, Nahora’ya (Dasein) sahici bir seçim yapmasını söyler ama özneye hangi seçimin sahici olduğunu anlamasına yarayacak hiçbir somut kıstas sunmaz.
Çağrının geldiği yer Lacancı anlamda uzakındır (extimate): Heidegger’in vurguladığı gibi bu Çağrıyı seslendiren bir başka Nahora veya ilahi sözcü bulunmaz; bu ses dışarıdan gelmektedir ama aynı zamanda Hiçora’dan gelmektedir, zira bu ses tam da Nahora’nın kalbinden gelip ona biricik potansiyelini anımsatmaktadır.
Heidegger Vicdan Çağrısını bağladığı suçluluk hissini Nahora’nın önsel (varoluşsal) formel özelliği sayar: Belli bir eylem ya da eylemsizlikten kaynaklanan somut bir suçluluk hissi değildir bu; şu formel eylemin dile gelişidir:
Nahora (Dasein):
1) Sonludur ve [yar-]atılmıştır.
2) Öngörü-yansıtma ile geleceğe açılmaktadır.
3) Ondaki potansiyel hep önsel olarak belirli varoluşunun ötelerine uzanır.
Bu noktada öne çıkan eleştiriye göre Heidegger ‘Protestan Günah mefhumunu laikleştirerek insani varoluşla tözdeş kılmıştır’, pozitif ilahiyat temelinden yoksun bıraktığı günah mefhumunu salt formel yolla yeniden tanımlamıştır.
Biz yine Heidegger’i savunmalıyız: Marksizmde sınıfsız topluma vardıran Komünist devrim anlatısının dini Düşüş ve Selamet anlatısının laikleşmiş bir versiyonu olduğunu söyleyen standart eleştiriden daha sağlam değildir bu eleştiri; ikisine de cevabımız şöyle olmalı: Neden bu eleştiriyi tersyüz etmeyelim? Neden sözde ‘laikleşmiş’ versiyonun asıl kavram olduğunu ve dinlerdeki anlatının bu asıl kavramı gizemlileştiren naif bir öngörüden ibaret olduğunu söylemeyelim?
Ayrıca Heideggerci Suçluluk ve Vicdan Çağrısı kavramları zaten Kantçı etikten gelip Freudcu üstben kavramına kadar uzanan modern geleneğin paradigmasına dayanmıyor mu?
İlk fark edilecek şey formel karakter bakımından Vicdan Çağrısı ile evrensel Suçluluk Hissinin tamamen özdeş olduğudur, bunlar aynı madalyonun iki yüzüdür: Nahora tam da Vicdan Çağrısından herhangi bir pozitif buyruk edinemediği için asıl vazifesini başarıp başaramadığından asla emin olamaz ve Suçluluk Hissiyle tözdeş olur.
Heidegger bu yolla Kant’ın kategorik buyruğunu yeniden formülleştirmiştir, ikisi de totolojik ve boştur: Bu [hem]seslenme “Vazifeni yap!” dediği özneye bu vazifenin ne olduğunu açıklamaz, böylece vazifenin içeriğini belirleme işini tamamen öznenin üzerine yükler.
Gıdıklanan Özne’den
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
“Kadının hiç oralı olmama nedeni fallik işlevde tamamen içerilmemiş olması değildir. Kadın hiç oralı değil değildir. Tamamen oralıdır. Ama dahası vardır.” (Lacan, Seminer 20)
Nahora’nızı yiyin! / Eat your Dasein!
(Lacan, Seminer 2)
Seslenme Hiçora’dan gelir, Hemseslenme Hiçpekora’dan gelir.
Bkz “Peter Pan çocuklarla Hiçpekora yolunda (Neveryland)” James Matthew Barrie, “Babanın Adı, Babanın Hayrı: Nam-ı Pir, Nah-ı Pir”, “Naman-ı Pir: Kanman İptir, Anlam: Al Nam! (les noms du père: les non-dupes errent)” Jacques Lacan, “Brecht ve Yar-atılış: Eski Köye Yeni Adet” Erika Hughes, “Yorumlama ancak hemseslenme ile işleyebilir” Jacques Lacan, “Hemseslenme (equivocation)” Jacques Lacan, “Devrimci politik eylemin bünyevi kıstası sahnelenen ütopyadır” Slavoj Žižek, “Hiperego ve Sinema: Eski Kıstas Eski Hamam: Terleme”, “Kendine Selam Vermek: Vicdan Üstben Değil Arzu Yasasıdır”, “Yoğulluk (absential): Olmazsa Olmaz Onsuzluk, (S)onlanmaz Vesile, (S)onlanır Vesile” Slavoj Žižek






























Geri bildirim: Yoğulluk (absential): Olmazsa Olmaz Onsuzluk, (S)onlanmaz Vesile, (S)onlanır Vesile — Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Farzet — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İşte gül, oyna bakalım — G. W. F. Hegel | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bence amin: Filiz Tin’de | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yıldırım Tanrısı Prajapati: Da! Da! Da! — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bilebilginin şimdiliği mantığın zamanıdır — Walter Benjamin | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Feuerbach üzerine tezler — Karl Marx | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Totemsilintemsili (Vorstellungsrepräsentanz): Gerçekliği Sınayanın Derdi Ne? — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nasıralı Meryem ve Mecdelli Meryem: Nasıloralı Mücelladonna’dan Nahsıralayan Mücellat’a — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dunganga karası sinince ~ Johnny Cash | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Tekirego’yu örnek al ve öğren ~ Çin türküsü | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kozmolojik Batıllık (astroanalitik efsane statüsü) üzerine Menkıbe’den alıntılar | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ariadne’nin Makarasına Sarılmak — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dada Nedir? Žižekçi-Lacancı Dadadaizm — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER