Windsor Şatosunda Kraliçe, Bushy ve Bagot girer.
Bushy:
Hanımım zatıaliniz pek hüzünlü.
Kraldan ayrılırken söz vermiştiniz,
Cana kasteden ağırlıkları düşürüp
Şenlikli bir havaya bürünecektiniz.
Kraliçe:
Kral memnun olsun diye verdim, kendim içinse
veremiyorum; ama bilmem ki neden böyle
Neden hoş karşılamalıyım ki kederin gelişini
Ve tatlı Richard’ımın gidişine saklamalıyım
Elveda deyişimi: Yine de bana sorarsan
Kör talihten çıkan körpe acılar beni bekler
Bana yaklaşır, hem de canımın içine girer
Hiç kıpırdamaksızın kederlenişini sürdüren,
Ağamdan ayrılmaktan daha beter edip bazen.
Bushy:
Yirmi tane gölge düşürür kederin her zerresi,
Onlar da kedere benzer ama öyle değildir ki:
Çünkü acılı gözler körelten yaşlarla sırlanınca,
Tek bir şeyi birçok şeye bölüp bölüp durunca,
Nazarlar sarar etrafı, oysa dümdüz baksanız
Karmaşa hariç hiçbir şey görünmez; yan bakınca,
Şekiller varmış sanırsınız: İşte tatlı zatıaliniz
Kral ağanızın gidişine yan bakmanız hasebiyle,
Ağlaşacak ondan başka kederli şeyler bellediniz,
Oysa olduğu gibi baksanız, onlar sadece gölge
Olmadık şeylerden düşmüş; çok zarif kraliçem artık
Ağanızın gidişinden öte ağlamasın, başka bir şey yok
Eğer varsa da acılı gözlerin yalancısıdır olsa olsa
O gözler ki yalanlara ağlar gerçekleri anlasa da.
Kraliçe:
Belki de öyle; ama canımın içyüzleri
Aksine ikna etmiş her halükarda beni,
Hüzünlü olmaya mecburum; öyle hüzünlü ki
Düşüncemi düşünceden düşürdüysem dahi
İçime çöken hiçlik darlayıp bayıltıyor beni.
İkinci Richard’dan
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kontrpuan — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER