Oya işleyen Gülizar: 🌹🦠🧵 — Işık Barış Fidaner

Aslı Odman’ın Punctum yazısında vardığı neticeden bayrağı devralalım [1]:

…somut sesleri oya gibi işlemeye ihtiyacımız var. Star Glenda’lara değil, oya işleyen Gülizar’lara yönelerek…

Gül-i zar: Zardaki gül, nedir? İşlediği oya nedir? Bunları tek tek ele alalım.

A) Gül, hem dikenli çiçektir hem de gülüştür bazen kahkahadır.

Gülüş yerine göre (1) sevinçli veya onaylayıcı ya da (2) alaycı hatta aşağılayıcı olabilir. Her halükarda gülüş bir gıdıklamanın neticesidir:

Bir gıdıklamadan çıkar, alevlenen benzine varır: Keyfiyet (jouissance) hep böyledir. (Lacan, Seminer 17)

Gül kelimesindeki çift anlamlılığın bir benzerini İngilizcede buluruz:

uyarılma: arousal: a rose all: hepsi bir gül için

Aynı gülüş gibi arousal da bir gıdıklamanın neticesidir, her ikisi de meşhur dikenli çiçeğimizi çağrıştırır: 🌹.

İlginçtir ki Hegel de bize tam olarak gül civarında oyalanmamızı tembihlemişti [2]:

Hic rhodon, hic salta!
İşte gül, oyna/dans et bakalım!

Gül civarında oyalanmak, Gülizar’ın işlediği oyayı “tarrying with the negative” ile bileştirir (Hegel’in tercümesinde geçen bu ifade Žižek’in bir kitap başlığıdır).

Hegel’in tembihinin ikame ettiği diğer söz ise Rodos’taki yüksek çıtadan atlayış yapıp rekor kırmaktı:

Hic Rhodus, hic saltus!
İşte Rodos, atla da görelim!

Hegel özetle şöyle demişti:

1) Rodos’tan atlayamayız: İçinde yaşadığımız devire tepeden bakıp onu bir kapsam halinde kapsayan bir üst-dilde konuşamayız (devrimcilik “işte geldi çattı benim devrim”cilik olamaz).
2) Ama gül civarında oyalanabiliriz: Sözlerimizin çağrıştırdığı bağlamlarda gezinebiliriz, şu anda yaptığımız gibi.

İşte bu bağlamsal gezintiye Aslı Odman da yazısının başlığında “seksek” adını vermişti.

B) Zar, yadsımanın yadsınmasıdır. Hücre zarı iki katmanlıdır: 🦠 [3]

1) Dıştaki katman dışarıyı dışarıya iter.
2) İçteki katman içeriyi içeriye iter.

Yani içerisinin “ben dışarısı değilim” demesi ya da dışarısının “ben içerisi değilim” demesi yetmez, bu iki yadsıma aynı anda ve üst üste binerek zikrolunmalı ki iç-dış asimetrisi muhafaza edilebilsin, yani zarın ne içi dışına çıkabilsin ne de dışı içine girebilsin.

Yadsımayı yadsıyan bir zar oluşturmanın timsalini gezegenimize iniş yapan uzaylıların bize yöneltecekleri hitapta buluruz:

1) Ey Dünyalı, biz dostuz, yani düşmanın değiliz.
(İşte sana bu sözü vermekle seni yadsıma ihtimalimizi yadsıyoruz)

Oysa uzaylılar bize öyle demeyip şöyle deseydi onlarla iletişim kurma planlarımız nasıl da altüst olmaz mıydı!

2) Ey Dünyalı, biz senin düşmanının düşmanıyız, demek ki dostunuz.
(Seni yadsıyan bir varlığı bizim de yadsıdığımızı şu anda sana izah etmekteyiz)

Birinci hitap güllü bir zardır, biraz dikenli olsa da onun civarında güzel güzel oyalanabilirsiniz.

İkinci hitapsa gülsüzdür, ortak düşmana ortak nefreti yöneltmek için Rodos’tan atlayış yapmaya (içinde yaşadığınız devire tepeden bakan üst-diller inşa etmeye) mecbur kalırsınız.

C) Oya, tabi ki yazıdır, bu yazı diyelim ki felsefe olsun [4].

Üst-diller inşa edip Rodos’lardan atlayış rekorları kıran filozoflar kendilerine “analitik filozof” derler ama onlara kapsam filozofu dememiz daha isabetli olacaktır. Onlar eleştireldirler; yani işleri güçleri havalı tatminsizlik performansları sergilemektir, “kula kulluk etmek” değilse de cool’a cool’luk etmektir.

Gül civarında oyalanan filozoflara ise “kıta filozofu” lakabı takılmıştır ama onlara bağlam filozofu dememiz daha isabetli olacaktır. Asıl analitik olanlar onlardır (Freudcu psikanaliz mirasıyla barışık oldukları ölçüde): Kendi hüsranlarını üstlenmekten çekinmedikleri ölçüde başkalarının hüsranlarına da temas edebilirler. İşte o zaman cisimleşmekle kalmayıp sicimleşebilirler: 🧵.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Glenda’yı O Kadar Seviyoruz Ki: Dörtlü Seksek” Aslı Odman

[2] Bkz “İşte gül, oyna bakalım” G. W. F. Hegel, “Hegel ve Marx: İşte endeks, o zaman zıpla! İşte simge, o zaman dans!”

[3] Bkz “Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması”

[4] Bkz “Merdivenler ve Felsefe: Bağlam ve Kapsam”, “Psiko-eleştirel Bilgelik Psikanaliz Değildir”, “Alay Tanrısı: Cool’a cool’luk edene yazıklar olsun”

6 Yorum

Filed under Şey