Tag Archives: Dilâlem

Dilâlem — derleme

untiYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Dilâlem) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Dilâlem: İmkanı olan çanları titretsin

— Doğruları söylemek, Hakikati açığa vurmak, Sahiden söz etmek

— Oya işleyen Gülizar: 🌹🦠🧵

— İlim ve fennin nurlara müstağrak kıldığı hakikî medeniyet âlemi

— Severance: İçgil-Dışgil Lumoni Diyalektik

— Hermes’in Arı Hanımları, Petek Petek Varken Balı

— öğreti gelin

— Kombinasyonel

Diğer derlemeler

语 : dil, konuşma

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Severance: İçgil-Dışgil Lumoni Diyalektik — Işık Barış Fidaner

Süreyyya Evren’in Severance (2022) üzerine Punctum’daki tartışmasına eşlik edecek birkaç not düşelim [1]. Lumon işçilerinin yaşantısında gerçek/sahte sınırı nereye çekilmelidir? İlk akla gelen cevap şöyledir:

1) İş kapsamıyla sınırlanan içgil mahpus kişilik sahtedir.
2) İş dışına açılan dışgil nispeten serbest kişilik gerçektir.

Ama iki taraf arasındaki izafiyet hesaba katılınca bu denklem karışır:

1) İçgil kişi eğer sahteyse dışgil kişinin bakışına hizmet ettiği içindir.
2) Dışgil kişi eğer gerçekse içgil kişinin nazarıyla lekelenmiş olduğu içindir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Hermes’in Arı Hanımları, Petek Petek Varken Balı — Işık Barış Fidaner

Punctum’da Cem İleri’nin küratör Selen Ansen ile yaptığı söyleşide arı ve bal imgeleri öne çıkar [1]:
1) Yazı arıları muhatap alan bir esere bağlanarak neticelenir: Çağrı (Arılara).
2) Küratör turistik ballar toplamayı sever ve bu tutkusuna sanatsal bir anlam yüklemek ister.
3) Söyleşideki tek hiperlink arı kovanı kafalı bir kadın heykeline işaret eder: Untilled (İşlenmemiş).

O halde biz de söyleşen taraflara yardımcı olalım ve aradıkları efsaneyi onlara altın tepside sunalım: Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

İlim ve fennin nurlara müstağrak kıldığı hakikî medeniyet âlemi — Işık Barış Fidaner

Coetzee’nin Elizabeth Costello romanı üzerine Punctum’daki yazısını Emine Ayhan yüklemsiz (belki de öznesiz?) bir cümlenin eksiltisinde sorulmamış bir sorunun işaretiyle noktalayarak askıda bırakır [1]:

Zihnin reflekslerini askıda bırakan karşılaşmaların boşluğunda hazır değer ve anlamlardan azade bir şekilde kendini duyuran başka zenginlikler?

Bu askıdalık haline eşlik eden yargı, romanın son bölümünde temizlikçi kadına söyletilmiştir:

Yalnızca hafif can kalır askıda.
(İnanç/tutku/sadakat yükü taşıyan ağır can yere düşer)

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Dilâlem: İmkanı olan çanları titretsin — Işık Barış Fidaner

Maurice Blanchot Punctum’da “Eleştiri ne âlemde?” başlığıyla yayınlanan yazısında edebiyat eleştirisini dokunduğu aşırı hassas çanı titreştirirken kendisi eriyip giden bir kar tanesine benzetir [1]: İyi bir eleştiri ele aldığı edebi eserin bünyevi sinerjisini tetiklediği esnada kendisi sahneyi terk etmelidir.

Fakat Blanchot’a göre eleştiri aynı zamanda eleştirdiği eseri vasıflandıran “üstün nitelikli boşluk”tur. Dikkat ederseniz zerre/çan etkileşiminde boşluk zerreye değil çana aittir, çan boşluk sayesinde titreşir, çan bütün hassasiyetini onu titreştiren boşluğa borçludur.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Oya işleyen Gülizar: 🌹🦠🧵 — Işık Barış Fidaner

Aslı Odman’ın Punctum yazısında vardığı neticeden bayrağı devralalım [1]:

…somut sesleri oya gibi işlemeye ihtiyacımız var. Star Glenda’lara değil, oya işleyen Gülizar’lara yönelerek…

Gül-i zar: Zardaki gül, nedir? İşlediği oya nedir? Bunları tek tek ele alalım.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Doğruları söylemek, Hakikati açığa vurmak, Sahiden söz etmek — Işık Barış Fidaner

Cana Bostan’ın Punctum’da yaptığı söyleşide Nurdan Gürbilek şu sözü anar [1]:

Kendiniz hakkında doğruları söylemezseniz, başkaları hakkında da doğruyu söyleyemezsiniz. (Virginia Woolf)

Bu sözde “kendiniz hakkında doğruları söylemek” ne anlama gelebilir? Sayalım:

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Kombinasyonel

Bu kafkaesk sönünce kavgamız dur artık
Enternasyonalle kurtuluruz sandık

Bu kanka en sonuncu kankamızdır artık
Kombinasyonalle kart alırım sandık

kanka

(imge)

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Anti-şiir, Laf sal atası

öğreti gelin

övünç verdim:
e mana etsin el imde!

yaslı köşelerde emrim silinir:
al “iyi” dedim,
dün “yad” önerdiğinde.

usulü iyi yak, laçka çok kaldı mı körelir
cacık olur, arayana koy namı da
oyulsun kibir, et olsun, aç kımız.

öğreteyim, manalar yoktu ününde,
kırıktı ün, ebeden gün, ahımız.

3 Yorum

Filed under Anti-şiir