Her an, her saniye, bilinçdışınız oldukça, gereklinin gereksindiği olmazlığı temellendiren gösterimi yerine getiriyorsunuz.
Bu olmazlık semptomun ilkesidir, onun tutarlılığıdır. Semptom terimi Marx’la belirip değerine kavuştuğundan beri bu böyledir. Semptomun ilkesi, varsaydığı (ve yerine izini düşürdüğü) hakikatin olmazlığıdır. Semptomun artık geçerli olmayan hakikate bağlılığı işte buraya kadardır. Bu bakımdan denebilir ki modern çağda geçinen sizin gibiler arasında bu yanıt tarzına aşina olmayanınız yoktur.
İkincisi, sözde otomatizm, sözde “yineleme” otomatizminin aydınlattığı keyfiyetin olmazlığıdır, “olurluğa çıkış” adlı kapıya doğru ısrarla atılan adımdır. Gerçi kapının ardında sizi bekleyen “olurluk” değildir pek; söylemin gerekirliğini işleten keyfiyet bekler sizi orada, onun da olmazlıktan başka bir işleyişi yoktur.
Seminer 19
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Mektubaşka — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER