Lacan’ın 19 ve 20’nci seminer adları sırayla şöyledir:
19) …yoksa daha kötüsü mü? (…ou pire)
20) yine/hâlâ/hatta! (encore!)
Bu isimleri birbirine eklerseniz şunu elde edersiniz:
19 + 20) …hatta daha kötüsü… (…et pire encore…)
Bu iki seminerde geçen en önemli sözler şunlardır [1]:
19) 1 özünde olmazlığın imleyenidir.
20) Bir başkası olsa(ydı), o olmaz/gerekir(di).
Bu sözler “…hatta daha kötüsü…” ışığında şöyle yorumlanır:
19) Bir şey kaygı doğuran uğursuzluğu ölçüsünde dikkat çeker.
20) Her yeni ihtimal insanda iç çatışma yaratır, onu ikircikli kılar.
Kötülük “doğan” bir şey olduğuna göre “ana karnındaki bebek”le yakından ilgilidir:
19) Aybaşı acısı çeken kadın evrenin uğursuzluk-doğurabilmesi ile yakın temas halindedir.
20) Döllenmese bile her yumurta bir ihtimal olarak kadın için ruhsal çatışma kaynağıdır.
Şimdi ünlü modelimiz Çağla Şıkel’in ruhsal travma teorisine gelebiliriz:
Travma dediğimiz şey aslında sadece geçmişte yaşadığımız kötü olaylardan oluşmuyor. Yaşamayı umut ettiğimiz ama yaşayamadığımız güzel olaylar da travmalarımız oluyor. (2022 Katarsis röportajı)
İşte yukarıda anlattığımız gerçekler nedeniyle bu sözü bir erkek söylese ciddiye alınmazdı. Ama genç ve güzel ve itibarlı olmayan “sıradan” bir kadın söylese de ciddiye alınmazdı.
Evet kadın tabiatı gereği evrenin acısına erkekten daha yakındır. Ama dişillik ve kadınsılığı birbirine karıştırmamalıyız!
1) Dişillik evrenin acısına temastır ve kadınlar kadar olmasa da erkekler de bunu yapabilirler.
2) Kadınsılık ise evrenin acısını kullanabilmek için genç/güzel/hoş/model imajlarla perdeleme yapmaktır.
Yani ekranlarda boy gösterip “Benim her hayal kırıklığım ayrı bir travmadır!” diyen Çağla Şıkel hanımefendi dişilliği kadınsılıkla (fallusla) perdelemiş olur. Böylece erkeğin tabiatındaki “kadınsı (fallik) hanıma moral verme” refleksini tetiklemiş olacaktır. 5 yaşında Fallik Kadın Dinini kuran Küçük Hans’ın kızkardeşi hakkında verdiği unutulmaz beyanat gibi [2]:
O büyüyünce pipisinin de büyüyeceğinden hiç kuşkum yok.
Bu konuda dikkatli olmalıyız. “Her hayal kırıklığında ayrı bir travma yaşayan” kadınsı fallik hanımlara moral vermek bizim işimiz değil. Bizim işimiz dişillik yoluyla evrenin acısına temas etmektir.
Evrenin bize gönderdiği mektubaşkayı ona aynen gerisingeri iade etmeliyiz [3]:
Teklifimi benden esirgemeni rica ediyorum çünkü bu o değil ki!
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “1 özünde olmazlığın imleyenidir” Jacques Lacan, “Bir başkası olsa(ydı), o olmaz(sa)/gerekir(di)” Jacques Lacan
[2] Bkz “Fallik Kadın Dini: Penis Olmazsa Çocuk Olmazsa Başarı Olmazsa Kimlik Verelim”
[3] Bkz “Mektubaşka: Teklifimi benden esirgemeni rica ediyorum” Jacques Lacan































Geri bildirim: Savaş-ya-da-Sıvış-ya-da-Seviş — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Beyaz erkeklik nedir ve nasıl çözülür? — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Leyla Meyla Farketmez, Levla Mevla Farketmez — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Çizili baykuş ormanın içinden seslenir: “Kim yapar yemeğini?” — Rebecca Pugh | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Psiko-hadsiz ile Kuyrukçusu: Tanı Koymak ve Tanık Oymak — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Tam da ‘bu o değil’ midir mülhem? | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Perde — özel sayfa | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER