Monthly Archives: Temmuz 2022

Eriyor olacağım! Sigmund Freud ve Nasreddin Hoca: Kazanmaya inanıyorsun da kaybetmeye neden inanmıyorsun? — Işık Barış Fidaner

🎵 Kazan delikse kabahat bende mi? 🎵

Sigmund Freud’un Şakalar ve Bilinçdışıyla İlişkileri (1905) kitabında anlattığı ‘kazan mantığı’nı anımsayalım (kettle logic):

Yalıtık tutulan kusurları bir araya getirmeyi reddetme tavrı insanları çok güldüren bir fıkrada (daha doğrusu safsatada) da geçer:

A B’nin bakır kazanını ödünç alır ama geri verdikten sonra B onu dava eder çünkü ortasında açılmış kocaman delik yüzünden kazan kullanılmaz haldedir. A kendini şöyle savunur:

— Birincisi, ondan kazan mazan ödünç almadım; ikincisi, kazanı ödünç aldığımda zaten ortası delinmişti; üçüncüsü, kazanını hiç hasar görmemiş halde ona iade ettim.

Her savunma kendi başına geçerli olabilse de bir araya gelince birbirlerini dışlarlar. A, bağlı bir bütün sayılması gereken şeyleri birbirinden yalıtık tutmuştur… Denebilir ki A “ya öyle ya böyle” demesi gerekirken “hem öyle hem böyle” demiştir.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Parousia ve Parrhesia, İnkar ve İkrar — Işık Barış Fidaner

Adaletle ilgili iki kavramı anımsayalım:
1) Parousia (varış): İsa’nın ikinci gelişi
2) Parrhesia (tümünü söyleme): Hiç korkmadan hakikati eksiksizce dile getirmek

Bu iki kavram basitçe sentezlenirse bir gün İsa’nın gelip herkese hakikati bildireceği hayal edilebilir. Karikatürize edersek: Bir yetkili gelip hepimize kimin iyi kimin kötü olduğunu (kimin masum kimin suçlu olduğunu, kimin gerekli kimin gereksiz olduğunu, kimin haklı kimin haksız olduğunu, vb.) bildirir ve hep birlikte rahatlarız. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

İşte gül, oyna bakalım — G. W. F. Hegel

Bu eser bir politik bilim içermesi bakımından mevcut halin/devletin kendine göre bir mantığı/akılcılığı olduğunu kavrayıp sunma girişiminden ötesi değildir. Felsefi bir yazı olduğuna göre olması gereken bir hal/devlet inşa etmekten itinayla kaçınması şarttır. Felsefe hale/devlete nasıl olması gerektiğini öğretemez, ancak etik evrenin nasıl bilineceğini öğretebilir.

Hic Rhodus, hic saltus!
İşte Rodos, atla da görelim!
İşte hendek işte deve! (Nah-ı Pir, Nahora)

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

İçme İlkesi — Raymond Smullyan

image_2022-05-27_235141094

Modern mantıkta mühim rol oynayan bir ilkeye bazı yükseklisans öğrencilerim ironik bir ad taktı: İçme İlkesi. Bu ismi almasının nedeni muhtemelen onu hep şu fıkrayla anlatmamdır:

Bir adam bara girmiş ve masaya yumruğunu vurup demiş ki:
— Bana biiçki ver ve herkese biiçki ver çünkü beniçersem herkesiçer!
İçkiler memnuniyetle müşterilere dağıtılmış.

Bir süre sonra adam demiş ki:
— Bana biiçkidaa ver ve herkese biiçkidaa ver çünkü ben biiçkidaa içersem herkes biiçkidaa içer!
İkinci içkiler de memnuniyetle müşterilere dağıtılmış.

Sonunda adam barmene para fırlatıp şöyle demiş:
— Benödersem herkesöder!

Fıkra bu kadar. Şimdi mesele şu: “O içerse herkes içer” diyebileceğimiz birisi var mıdır sahiden? Cevap çoğunuzu şaşırtacak… Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri