Sarmaşık fay-dalı — Zen meseli

Bir adam bir gün ormanda gezerken çalıların arasından bir kaplanın onu süzdüğünü gördü. Hemen dönüp kaçtı ama kaplanın onun peşinden sıçradığını da işitti.

Kaplanın pençesinden canını zor kurtaran kahramanımız derin bir fayın/yarın/uçurumun ucuna geldi. Tam kaplan ona dalacakken adam sarmaşığın kalın bir dalına tutunup fayın ucundaki daldan sarktı.

Aç kaplan tepesinde dikilirken fay-dalından sarkan adam aşağıya bakıp dipteki vadide dolaşan bir kaplan daha görünce dehşete kapıldı. Derken sarktığı yerdeki bir delikten minik bir fare çıkıp sarmaşığı kemirmeye başladı.

Tam o anda adam sarktığı yerdeki toprak parçasında yetişmiş dağ çilekleri gördü. Uzanıp bir tane kopardı. Dolgundu ve iyice olgunlaşmıştı; günışığı onu ısıtmıştı.

Çileği ağzına attı. Gerçekten çok nefisti. Son.

(kaynak)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz “Tırman & Yemişiz” Sound of Music, “Dörtlük”, “Anna Fğoyd, çilekleğğğ, dağ çilekleğiii!” Sigmund Freud, “Çilekli Tarlalar Bitimsiz Yüzey” The Beatles, “Dağ Çileklerini İştahla Yeme Meşgalesine Şahit Olan Meşgulpesent Arzunun Düşlemsel Duygulu Doygusu” Slavoj Žižek

Ego iki taraflı bir perdedir. Bir yüzü onu harcayan İd’e, öbür yüzü onu boşaltan Süperego’ya dönüktür. Süperego’nun “Sana sunduğum potansiyeli çarçur ettin” eleştirisine Ego “Ben değil O (Ego değil İd) harcadı, Ben elimden geleni yaptım” diye yanıt verir. İd’in “Sen amma boş, yersiz ve işe yaramazsın” itirazına Ego “Süperego Beni (Ego’yu) tutmasaydı ohoo aslında neler yapardım” diye yanıt verir. Kısacası Ego’nun kaderi iki taraftan birden silinmektir, bir yandaki harcama ile öbür yandaki boşaltma arada kalan “kullanım” ihtimalini siler; Ego’nun elinden gelense kendi silinişine mazeretler uydurarak varımsı halini sürdürmektir.

Bkz “Hakikatetme, Hakikatlanma, Hakikatkı”

8 Yorum

Filed under Çeviri