Bakın bu bir dramdır: Arzularımızın nesnelerini müphem tanrının arzusunun mevcudiyetine delil kılmaya kalkışırız — Jacques Lacan

Yaşadığımız tarih üzerine yapılan eleştirilerin perde arkasında kalan bir şey vardır.

Bakın bu bir dramdır: Artık geçmişte kaldığı veya aşılmış olduğu iddia edilen en canavarca holokost biçimleri, Nazizm tarihinde cisimleştiği görülenler…

Bana sorarsanız Hegelci-Marksist öncüllerle Tarihe yüklenen hiçbir anlam bu püskürtünün hesabını veremez: Müphem tanrılara nesneler kurban etmenin canavarca fitnesine karşı koyabilenlerin pek az sayıda oldukları anlaşıldı.

Bu gizemin hâlâ nasıl bir perdenin arkasına saklandığını ancak birilerinin bilmezden gelişleri, yansız kalışları ve gözlerini kaçırmaları açıklar.

Bu fenomene cesurca gözünü dikebilen kimselere sorarsanız –unutmayın ki kurban sunmanın büyüleyici ayartısına karşı koyabilenlerin sayısı pek azdır– kurban/fedada imletilen şudur:

Arzularımızın nesnelerini Başkasının (müphem tanrının) arzusunun mevcudiyetine delil kılmaya kalkışırız.

İşte neredeyse hiçkimsenin karşı koyamadığı kurban/feda işinin ebedi anlamı budur, ancak bir imanı olanlar bu ayartıya karşı koyabilir, gerçi olsa bile onu sürdürmeniz çok zordur, belki de o imanın tek makul formülünü sunan kişi Spinoza’dır:

Amor intellectualis Dei = Tanrıyı akılla sevmek

Spinoza’da “panteizm” olduğu zannedilen işlem aslında Tanrısal alanın imleyenin evrenselliğine indirgenmesinden ibaretti, böylece insani arzulardan koparak sükun bulabilmekti. “Arzu insanın özüdür” diyen Spinoza ilahi özelliklerin evrenselliğine köklü bir bağlılıkla bu arzuyu kurumlaştırarak öyle eşsiz bir konum edinmiştir ki orada filozof ile aşkın sevgi birbirine karışır (bunu cisimleştiren kişinin kendi geleneğinden kopmuş bir Yahudi olması da tesadüf değildir).

Ama öyle bir konumda durmak bize yakışmaz çünkü hayat bize Kant’ın daha sahi/hakikatli olduğunu göstermiştir…

Seminer 11’den

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

delalet: del-alet
évidence: évide-nce

Bkz “Tanrılar Kurban İstiyor: İmkansız, Yetersiz, Fazla”, “İman ve İmam: İma edilen şey-tanrıdır”, “İmam imandır, Umman ummamdır”

2 Yorum

Filed under Çeviri

2 responses to “Bakın bu bir dramdır: Arzularımızın nesnelerini müphem tanrının arzusunun mevcudiyetine delil kılmaya kalkışırız — Jacques Lacan”

  1. Geri bildirim: Nüks — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Perde — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER