浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞
Lacan ülkesinin adını koyalım:
Jaklakanya
Her adlandırmanın modeli bir fişin soketine girişmesidir: Eğer muhatap verilen ismi benimserse (eril) jak (dişil) prize/yuvaya girecektir [1]. O halde her adlandırma şöyle yakarıyordur:
Jak’la kan ya!
Bu ünlemden bir ikilem doğar:
1) Jak’la kanan
2) Jak’la kanmayan
Birine kanmak eğer bilgilerinizi senkronize etmekse bu ikilem teknolojik uyumlanmaya tercüme edilecektir:
Soket ne tipteyse fiş de aynı tipte olacak!
Bu uyumlanışın girişilen priz/yuvaya (dişil muhataba) yansıması şöyledir:
1) Jak tam benim tipim… (Jak doğru)
2) Jak hiç tipim değil! (Jak yanlış)
Tabi teknolojik cihazların aksine dil sahası isimlerle bölünüp parçalandığı için priz/yuva kılığına bürünen (dişil) muhatapta fiilen düz bir uyumlanma ikilemi yerine bilinç/bilinçdışı çelişmesi tezahür edecektir:
1) Jak tam benim tipim ama ona çok gıcığım! (Jak’a dosdoğru gıcık kapıyorum)
2) Jak hiç tipim değil ama ona bayılıyorum! (Jak’a yapayanlış bayılıyorum)
İşte bu saçmantıklı/paradoksal anda iki kıstası ayıran yol ayrımına varırsınız [2]:
1) Doğruluk (rightness) kıstası: Jak doğru mu, arzuma layık mı, haketti mi?
2) Sahilik (truth) kıstası: Jak’a duyduğum arzu sahi mi, halis mi, gerçek mi?
Düşünün ki jakı prize/yuvaya kusursuzca monte etseniz dahi kablonun öbür ucu öylece havalarda süzülüyor olabilir veya orantısız bir gerilimle içi şişmiş olabilir. Montaj dopodoğru da olsa Jak’tan orantılı bir karşılık almanızın güvencesi yoktur. İşte o zaman sezgiye (bilebilgi) gerek duyarsınız, o da oskültasyondur, yani kalp dinlemedir [3]: Jak’la kanıp kanmamanız çevrenizdeki kanaat dolaşımları kadar kendi kan dolaşımınıza da bağlıdır, buna sahilik etkisi denir:
Sahilik etkisi suret değildir. Ödip karmaşasından öğreniriz ki o tabiri caizse kan kızılıdır. Gerçi kan kızılı sureti dışlamaz, ona renk verir, onu benzetir, onu yayar. Birazcık talaş ve sirk baştan başlar! (Seminer 18)
Uyumlanma ikileminden kan kızılını yalıtırsanız bir başka ikilem belirecektir [4]:
1) Jak’la kanan (an: şimdi, şu anda, halihazırda, bağlam, bağlaşım)
2) Jak’la kanmayan (mayan: izlenen ve izleyen izlerin, tohumun, umman)
(sonrası: Jaklakanya Seyrüseferi 2: Sizi Öcüleştiren Domuzcuklara (Yerliş Eleştirmenlere) Yem Olmayın)
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Ve jak prize girer…”, “Yuva-havuç peşinde koşan tavşan ile ev-semptomu dinleyen kaplumbağa”
[2] Bkz Doğru (özel sayfa)
[3] Bkz “Bilgi ve Bilebilgi: Bilen Bilemez Ancak Bilmeyen Bilebilir”, “Ekholoji, Ekhosistemler, Ekhosit”, Yankı (özel sayfa)
[4] Bkz “Anamayan işaret eder: Anmayanın aksine eventli, Anmayanın avuntusu, Anmayana karşı övüntü”, “Kızıl Jartiyer”, “Sen gene çal maya bilir” mesel, “İmam imandır, Umman ummamdır”
(f like sigmund’a teşekkürler)






























Geri bildirim: Jaklakanya — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Jaklakanya Seyrüseferi 2: Sizi Öcüleştiren Domuzcuklara (Yerliş Eleştirmenlere) Yem Olmayın — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Žižek dağı ~ Neşet Ertaş | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yerlişko dünyaya hükümdar olmaz ~ Zülfü Livaneli | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Lacan’a giriş — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER