Tag Archives: Jaklakanya

Jaklakanya — derleme

untiYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Jaklakanya) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Öz ne? Çocuk gösterir, Baba imletir

— Matematik: İki Kere İki Dört Ulan!

— Jaklakanya Seyrüseferi 1: Jak’la kan kızılı

— Turist broşürü: Her anlama bir yanlış anlamadır

— Anlatılamayan Şey Sahnelenir: Kelimeler Tamamen Kifayetsiz Değildir

— Babalizan ve Onun Telkinci Babalisti: Güçlü İstek Dışavurumlarına İhtiyaç Mı? Ha? Ne?

— Çift Kabuklu Yavşakça Familyası Nedir?

Diğer derlemeler

栓 : tıkaç

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Öz ne? Çocuk gösterir, Baba imletir — Işık Barış Fidaner

Bir çocuk gösterdiği şeyin adını soruyor, babası da cevap veriyor:

Bu ne? / Ağaç. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Jaklakanya Seyrüseferi 1: Jak’la kan kızılı — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

Lacan ülkesinin adını koyalım:

Jaklakanya

Her adlandırmanın modeli bir fişin soketine girişmesidir: Eğer muhatap verilen ismi benimserse (eril) jak (dişil) prize/yuvaya girecektir [1]. O halde her adlandırma şöyle yakarıyordur:

Jak’la kan ya!

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Turist broşürü: Her anlama bir yanlış anlamadır — Işık Barış Fidaner

Atakan Yorulmaz’ın öngörülü bir kararla her anlama bir yanlış anlamadır adını verdiği turistik broşürü okuyanlar sahiden de her teorik bölümde ayrı bir yanılgıyla karşılaşırlar, bu yanılgılar da kimi hakikatleri ortaya çıkarabilir, zira hakikat yanılgıdan ortaya çıkar (la vérité surgit de la méprise) [1]. Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Babalizan ve Onun Telkinci Babalisti: Güçlü İstek Dışavurumlarına İhtiyaç Mı? Ha? Ne? — Işık Barış Fidaner

Özgür Öğütcen Lacancı Başlangıçlar‘da analistlere “ölçülü telkin” telkin eder:

[Analizan] ne söylediğini bilmediğini gitgide daha fazla oranda gördükçe henüz bilmediği şeyler olduğunun da gitgide daha fazla farkına varır. Bu noktada ya bunları daha fazla bilmek için ilerler ya da buradan ileri gitmez, bazı kişiler bu noktada analizi bırakabilir. İşte burada analistin analizanın bu noktadan geri dönme eğilimi karşısında ona destek çıkması, analizine devam etmesini istediğini belirtmesi daha da çok gerekir. Çoğu analizanın analistin onların psikanalize devam etmesi yönündeki isteğinin güçlü dışavurumlarına ihtiyacı vardır. O zaman analitik eylem hem analizanın hemde analistin tarafında birtakım öğeler içerir. Analizan kendi bilinçdışıyla ilgili bilmediği bir sürü şey olduğunu görünce bunları bilmek ister. Böylece başka bir konuma ulaşır: arzulayan-bir-özne olur. (s. 151-152)

Burada anlatılan durumu iki kelime oyunuyla kolayca dile getirebiliriz:

Psi kanal iz: Analizanın psikolojisi yani halet-i ruhiyesi aktarım kanalından geçerek gizemli izler bırakmış ve onu şaşkınlığa sevk etmiştir.

Psi kanal itik: Aktarım kanalı üzerinden semptomun iteklemesiyle beliren bu malumat fazlaları (surplus-information) yorumlanmaya uygundur. Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Anlatılamayan Şey Sahnelenir: Kelimeler Tamamen Kifayetsiz Değildir — Işık Barış Fidaner

hylas

Ben her zaman hakikati dile getiririm. Hakikatin tamamını değil, çünkü tamamını söylemenin bir yolu yoktur. Tamamını söylemek harfiyen imkansızdır: kelimeler kifayetsizdir. Yine de bu imkansızlık yoluyla hakikat gerçeğe tutunur. (Lacan, Televizyon)

Bir Lacancı eğer bu alıntının son cümlesine henüz varamamışken ‘Aman tanrım kelimeler nasıl da kifayetsiz!’ diye takılıp kaldıysa muğlaklık havuzunda oynaşan bir tatlısu Lacancısı olmuş demektir, yani kendi çapında takılan bir su perisi veya ‘güzel can’ (beautiful soul, belle âme, schöne Seele) kılığında şöylemesine şarkılar mırıldanarak (di)yosunlu sularda dans eder:

İstediğim her ne varsa / İhtiyacım olan ne varsa / Burada kollarımda / Kelimeler çok gereksizdir / Zarar verirler olsa olsa / Verilen sözler / Bozulmak içindir / Hissiyat yeğindir / Kelimeler hafif / Kalıcıdır hazlar / Bir de acılar / Kelimeler anlamsızdır / Ve unutulabilirler
(Depeche Mode, Sessizlik Ne Güzel / Enjoy the Silence)

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Matematik: İki Kere İki Dört Ulan! — Işık Barış Fidaner

— İki kere iki dört ulan!
— Madem öyleyse neden ‘ulan’ buyurdunuz?

Bir önerme size cebren iteleniyorsa onun ardında bir iğdiş kompleksi olduğunu sezmeniz doğaldır:

— İyi de neden inanayım ki buna?
— İşte ben söylüyorum ya! (fallus bende işte baksana!)

Cebren itelenen önermeler Ego inşası ve erkeklik ispatıyla iç içe geçmiştir: Konu ne olursa olsun kabul ettirmek için öne sürülen her savda örtük bir savaş tehlikesi sezilebilir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Çift Kabuklu Yavşakça Familyası Nedir? — Işık Barış Fidaner

İnsan bir yandan kuş gibi havalara uçmanın hayalini kuran bir hayvandır, öte yandan kök saldığı simgesel düzen onu bir bitkiye veya mantara daha çok benzetir. Freud rüyaları mantarlara (miselyum/mikoriza) benzetmişti, Saussure imleyen/imlenen ikilisini ağaç (arbor) ile örneklemişti, Jung’u müteakip Deleuze & Guattari semiyotik alanı köksap (rhizome) ile simgelemişti. Bütün bu örnekler insanda kök salma ve dallanmanın (sütur ve südur) önemine dikkat çeker. Hayallerinde kuş veya kelebek gibi kanatlarını çırpsa da insan aslında simgelerden kendini katiyen koparamaz, ne kadar çırpınsa da o zeminden ayağını bile kaldıramaz; yerçek budur [1]. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey