Cinsel ilişki yoktur. Ne demek bu?
1) İkileme imleyeni (olmayan Kadın) önbastırılmıştır.
2) Sonra çokluk çıkagelip baştaki tutukluğu örtüler; bastırılıp geri dönen sıradan imleyenler ardarda dizilirler.
Aşkınsal yaratım budur (A): Çokluğun gelip ikileme imleyeninin noksanlığını telafi etmesidir. Ama bu kadarla bitmez, onun bir de karşı yakası vardır (B):
1) Bu seferki başlangıç imleyenler zincirini uzatan çoğulluktur.
2) Sonra Esas-İmleyen düşünümlü (reflexivity) rolüyle sahneye çıkar ve imleyen zincirindeki eksiklikleri tutkallar.
Spinoza’nın bunu Tanrıyla örneklemesi mühimdir: Tümgüçlü adam veya aksakallı dede kılığında beliren Tanrı olsa olsa bizim asıl sebeplenişleri bilmeyişimizi cisimleştiriyordur. Bilim tarihinde bunun örneklerine bol bol rastlanır: Flojiston böyledir (ışığı tanımayan bilimcilerin cehillik pörtlemesi olan kavramsı), Marx’ta Asya tipi üretim tarzı böyledir (negatif konteyner vazifesi gören bu kavramın tek içeriği “Marx’ın standart üretim tarzı kategorilerine uymayan bütün üretim tarzları”dır), tabi çağımızda ünlenen endüstri sonrası toplum da böyledir, pozitif içerik izlenimi uyandırsa da bu mefhumlar olsa olsa bizim bilmezliğimizi sinyalliyordur.
A’da ikileme imleyeni (S1‘in simetrik eşleniği) önbastırılmıştır ve açılan uçurumu örtebilmek için S2 zinciri ortaya çıkmıştır; yani A‘nın köken sahnesinde S1 ile onun noksan eşleniği yerine açılan uçurum vardır, S2 zinciri sonradan gelmiştir.
S1‘i gizemlendirip boş imleyen kılığında geri getiren B‘nin köken sahnesindeyse aksine imletim zinciri S2‘nin tamamsızlığı vardır, S1 o tutkulu tamamsızlığı tutkallamak üzere müdahale ediyordur.
Bu iki yaka nasıl buluşur? Bu eş-göndergeli fasit daireden çıkış var mı? Bu iki yaka yine Lacan’ın cinsiyetlenme formüllerindeki mantıklara işaret ediyor olmasın?
Beklentimizin aksine dişil yaka A’dır: Çokluğun gelişi ikileme imleyeninin noksanlığını telafi etmek içindir. Dişil tamamsızlığın tutarsız çokluk patlaması böyle doğar. Eril yaka ise B’dir: Uzayan çokluğun eksikliğini tutkallayan istisna onu bütünlüyordur, tamamlıyordur.
Ama iki yaka simetrik değildir: Kant’ta matematiksel antinomilerin dinamik antinomilere mantıksal önceliği olması gibi dişil yaka (A) önceliklidir çünkü şayet çokluk doğuyorsa ikileme imleyeninin noksanlığını örtebilmek içindir, imleyen eksiğinin düşünümlü imleyeni rolünde Esas-İmleyen‘in sahneye çıkıp o bütünsüz dizinin eksikliğini tutkallaması daha sonra gelir.
O halde Badiou gibi “başlangıçta boşluğa özdeş çokluklar çokluğu vardı” denemez, aksine her işin başı imkansız/engelli Birlemedir, kendi imkansızlığından ibaret olan Birlemedir.
İşte bu nedenle iki yakalı çatışkıları (ikili karşıtlıkları) hemen eril mantığa –tamamlık ve onun istisnası modeline– tahvil etmek yanlıştır, dişil tamamsızlıkta da ikili karşıtlık olabilir.
Dişil yakanın doğuşunun eril yakanın doğuşuna mantıksal önceliği vardır: Önce katıksız çatışkıdan çokluk doğar (ikileme imleyeninin noksanlığını telafi etmek için), ondan sonra bu çokluk Birleyici istisna ile bütünlenir. Bu yakaların ikiliği (bir yanda tamamsızlık, öbür yanda istisnalı tamamlık) eril mantığa –tamamlık ve onun istisnası modeline– uymaz, dişil tamamsızlık mantığına aittir.
Cinsiyet ve Başarısız Mutlak’tan
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Her yer her yerde: Nereye bastırdıysan oradan geri döner, ikinciyi ben sana evde dikerim!”
Notlarla bezenmiş versiyon:
Cinsel ilişki yoktur. Ne demek bu?
1) İkileme imleyeni (olmayan Kadın) önbastırılmıştır.
2) Sonra çokluk çıkagelip baştaki tutukluğu örtüler; bastırılıp geri dönen sıradan imleyenler ardarda dizilirler.
1) toksik: hadi ikile! baş (kıç)
2) kuram
Aşkınsal yaratım budur (A): Çokluğun gelip ikileme imleyeninin noksanlığını telafi etmesidir [kuramlarla toksikliği açıklamak]. Ama bu kadarla bitmez, onun bir de karşı yakası vardır (B):
1) Bu seferki başlangıç imleyenler zincirini uzatan çoğulluktur.
2) Sonra Esas-İmleyen düşünümlü (reflexivity) rolüyle sahneye çıkar ve imleyen zincirindeki eksiklikleri tutkallar.
1) yaşam: hadi uza! başlan-gıç
2) eksik
Spinoza’nın bunu Tanrıyla örneklemesi mühimdir: Tümgüçlü adam veya aksakallı dede kılığında beliren Tanrı olsa olsa bizim asıl sebeplenişleri bilmeyişimizi cisimleştiriyordur. Bilim tarihinde bunun örneklerine bol bol rastlanır: Flojiston böyledir (ışığı tanımayan bilimcilerin cehillik pörtlemesi olan kavramsı), Marx’ta Asya tipi üretim tarzı böyledir (negatif konteyner vazifesi gören bu kavramın tek içeriği “Marx’ın standart üretim tarzı kategorilerine uymayan bütün üretim tarzları”dır), tabi çağımızda ünlenen endüstri sonrası toplum da böyledir, pozitif içerik izlenimi uyandırsa da bu mefhumlar olsa olsa bizim bilmezliğimizi sinyalliyordur.
İki yakalı yaratım süreci şöyle özetlenir:
A) toksik: hadi ikile! baş (kıç) + kuram
B) yaşam: hadi uza! başlan-gıç + eksik
A’da ikileme imleyeni (S1‘in simetrik eşleniği) önbastırılmıştır [toksik] ve açılan uçurumu örtebilmek için S2 zinciri ortaya çıkmıştır [kuram]; yani A‘nın köken sahnesinde S1 ile onun noksan eşleniği yerine açılan uçurum vardır, S2 zinciri sonradan gelmiştir.
S1‘i gizemlendirip boş imleyen kılığında geri getiren B‘nin köken sahnesindeyse aksine imletim zinciri S2‘nin tamamsızlığı vardır, S1 o tutkulu tamamsızlığı [yaşam] tutkallamak üzere müdahale ediyordur [eksik].
Bu iki yaka nasıl buluşur? Bu eş-göndergeli fasit daireden çıkış var mı? Bu iki yaka yine Lacan’ın cinsiyetlenme formüllerindeki mantıklara işaret ediyor olmasın?
Beklentimizin aksine dişil yaka A’dır: Çokluğun gelişi ikileme imleyeninin noksanlığını telafi etmek içindir. Dişil tamamsızlığın tutarsız çokluk patlaması böyle doğar [toksik (hadi ikile!) + kuram]. Eril yaka ise B’dir: Uzayan çokluğun eksikliğini tutkallayan istisna onu bütünlüyordur, tamamlıyordur [yaşam (hadi uza!) + eksik].
Ama iki yaka simetrik değildir: Kant’ta matematiksel antinomilerin dinamik antinomilere mantıksal önceliği olması gibi dişil yaka (A) önceliklidir [bayanlar önden] çünkü şayet çokluk doğuyorsa ikileme imleyeninin noksanlığını örtebilmek içindir, imleyen eksiğinin düşünümlü imleyeni rolünde Esas-İmleyen‘in sahneye çıkıp o bütünsüz dizinin eksikliğini tutkallaması daha sonra gelir.
O halde Badiou gibi “başlangıçta boşluğa özdeş çokluklar çokluğu vardı” denemez, aksine her işin başı imkansız/engelli Birlemedir, kendi imkansızlığından ibaret olan Birlemedir [başlangıcın ikilenemeyişidir, başlan gıç olamayışıdır].
İşte bu nedenle iki yakalı çatışkıları (ikili karşıtlıkları) hemen eril mantığa –tamamlık ve onun istisnası modeline– tahvil etmek yanlıştır, dişil tamamsızlıkta da ikili karşıtlık olabilir.
Dişil yakanın doğuşunun eril yakanın doğuşuna mantıksal önceliği vardır: Önce katıksız çatışkıdan çokluk doğar (ikileme imleyeninin noksanlığını telafi etmek için), ondan sonra bu çokluk Birleyici istisna ile bütünlenir. Bu yakaların ikiliği (bir yanda tamamsızlık, öbür yanda istisnalı tamamlık) eril mantığa –tamamlık ve onun istisnası modeline– uymaz, dişil tamamsızlık mantığına aittir.
Cinsiyet ve Başarısız Mutlak’tan
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Sevfelek — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Slavoj Žižek: Görcül Gerçek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Herşey Bayan Beyan Ortada: İkileme İmleyeni Önbastırılmıştır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dur Yaşam Sevinci! | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: ORTA ASYA HATIЯASI | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER