Yavuz kral dolanıp bakındı
Aziz Stefen bayramı vardı
Yolları hep kar kaplamıştı
Yerlerde kar dizine kadardı
Ay gökte ışıl ışıldı o gece
Buz gibi soğuk titretse de
Yoksul bir adam belirdiğinde
Yakacak toplamak maksadiyle
“Yaver baksana şu adama
Tanıyorsan söyle hadi bana
Kimin nesi bu köylü acaba?
Ne yiye ne içe nerede barına?”
“Efendim onun evi çok uzaktır
Karşıki dağların yamacındadır
Ormanların hemen kıyısındadır
Hülyalı Azize membaındadır.”
“Et getir yaver şarap da ver
Çam tomruklarını topla getir
Şu yoksulu doyurmamız gerekir
Gönlüne taht kuracaksak eğer.”
Kral ve yaveri gittiler
Beraberce yürüdüler
Fırtınaya baş eğmeyip
Soğuğa göğüs gerdiler.
“Efendim hava epey karardı
Nasıl aşacağım bu fırtınayı?
Bilmem ki cesaretim kırıldı
Yoldan dönmek yakışmazdı.”
“Ayak izlerime bakarsan yaver
Şaşırmazsın şansın gider yaver
Kış soğuğunda bıraktığım izler
Ayak bastıkça içini ısıtacak.”
Kralın adımlarına basa basa gitti
Kardaki oyuklarda yaver ilerledi
Aziz kral ayağını öyle basmış ki
O çimen ilkbahar esanslı gibiydi
Ey inançlı halkımız demek ki
Para pul ve ünvanı boşvermeli
Yoksullları doyurduysan bil ki
Gönlüne de taht kuracağın belli
(Good King Wenceslas)
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Yankılaşım — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER