Şaklaban: Şaha ne? — Alla Pugacheva

Ayağıma battıkça dikenli ışıklar
Durmadan koşarım hiç bitmez yollar
Müsaade alamadım dünyanıza erişmeye
Bir çemberde kalakaldım yüzsüz maskemle
Ben soytarı, şaklaban, sadece bir kahkaha
Ne ismim var ne bir taşım satrancınızda
Niye dert edesiniz, piyona ne, şaha ne?
Eğlence görevlisinin bir meramı olunca

Ah şaklabanın şebekliği
Hepinizi eğlendirmeli
Şebeklik yapanların
Ödülü belli: kahkaha!

Güçlü beyler sahneye çıkagelince
Hayattaki hüzünçlerden bihaberce
Bir nalı ayçöreği gibi büküverince
Omuz silkip zincirleri söküverince
Kalabalık onları alkışlar hayranlıkla
Demet demet çiçek atarlar etrafına
Kutlayan gözler coşkuyla parlayınca
Sonra sıra bende, antraktı doldurmaya

Ah şaklabanın şebekliği
Hepinizi eğlendirmeli
Şebeklik yapanların
Ödülü belli: kahkaha!

Sizi güldürmek zorlaştı son yıllarda
Neye yarar şahın umrunda olmadıkça
Hamlet gibi esir oldum delice tutkulara
Sürekli kendi kendime onu canlandırdıkça
Gönülden inanıyorum ki maskemi çıkarınca
Yaşadığım gerçek de kabul görecek dünyanızda
Ama kimse gözyaşlarımı görmez ki bana bakınca
Demek bu şaklabanlığı iyi becermişim baksana

Ah şaklabanın şebekliği
Hepinizi eğlendirmeli
Şebeklik yapanların
Ödülü belli: kahkaha!

(Алла Пугачева – Арлекино)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

müthiş vs. acayip

6 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı