Türk-matik ve Analitik Motor — Martin V. Butz, Esther F. Kutter

🎭♟️🕹️ Kukla Rejimi 🎭♟️🕹️

turkmatik

Kendi zekasıyla düşünürmüş gibi görünen ilk makine 18’inci asırda dünya sahnesine çıktı. Mucit Wolfgang von Kempelen (1734–1804) Türk-matik diye bir satranç robotuyla çıkageldi: İnsan boyunda bir kukla kendi kendine satranç taşlarını oynatabiliyordu, hata yaparsa da kafasını sallayıp düzeltiyordu. İnsanları satrançta yenebildiği görülünce Türk-matik sosyetik ortamlarda fenomenleşti.

Lakin aygıtı oluşturan mekanizmalar ne kadar incelikli ve karmaşık olursa olsun sonradan anlaşıldı ki dışarıdaki kuklayı hareket ettiren ve satranç hamlelerini yapan bir insan aygıtın iç haznesine saklanmıştı. İşte Almanca ‘Das ist bestimmt getürkt! = Bu işte bir Türklük var!’ deyimi Kempelen’in icadından türemiştir, Almanca ‘Getürkt = Türklenmiş’ demek ‘bir sahtekarlık kokusu alıyorum’ demektir [1].

İnsan zihnini taklit etmekten çok daha mühim bir konu da işçileri makinelerle desteklemekti. Robot kelimesinin Slavca ‘zorunlu hizmet’ hatta ‘kölelik’ çağrıştıran robota‘dan gelmesi pek şaşırtıcı değildir. İlk başarılı aygıtlar mekanik hesaplayıcılardı; 17’nci asırda Wilhelm Schickard (1592–1635) ve hezarfen filozof Gottfried Wilhelm Leibniz’in (1646–1716) geliştirdiği hesap makineleri insanlardan çok daha kısa sürede upuzun sayılarla dört işlem yapabiliyordu. Ayrıca Leibniz makinelerde ondalık sistem yerine ikili sistem kullanmanın da hayrını gösterdi.

Matematikçi mucit Charles Babbage (1791–1871) modern bilgisayarın ‘babası’ sayılabilir. 1820’lerde geliştirdiği Analitik Motor, kontrol, saklama ve işlem birimleriyle donatılmış bir buharlı makineydi. Çeşit çeşit hesaplama görevi üstlenmesi öngörülen Analitik Motor tasarısı hiç hayata geçirilmemiş olsa da Babbage’ın icatları sürerken yoldaşı Ada Lovelace (1815–1852) ilk bilgisayar algoritmalarını geliştirdi. Lovelace makinelerin bir gün düşünebileceğini kabul etse de insansı yenilikçi düşünme işini kotarabileceklerine inanmıyordu [2]:

Analitik Motor herhangi bir şeye kaynaklık etme iddiası taşımıyor katiyen. Ona nasıl yaptırılacağı bilinen işleri yerine getirebilir ancak.

Gerçi Lovelace’e göre fikirler özgün düşüncelerden türeyebileceği gibi insanların programladığı talimatları işleyen algoritmik sistemlerden de türeyebilirdi. Bu sorun onlarca yıl sonra bilimcilerin kafasına dank edecekti: Ya makine kendi kendine talimatlar yazmaya başlarsa ne olacak…?

Bilgisayarları şekillendiren önemli bir katkı İngiliz mantıkçı filozof George Boole’un (1815–1864) 1850’lerde geliştirdiği Boole cebiri oldu. O cebirde yalnızca ‘sahi-fol’ (true-false) denen ikili haller ve ‘ve/veya/değil’ (and/or/not) denen mantıksal işleçler vardır. Şu anki en güncel bilgisayar mimarileri dahi Boole cebirine dayanır, zira bütün hesaplamalar son kertede bol miktarda sahi-fol hallerini birbirine zincirleyerek yapılır, o haller de elektrik akımındaki değişim sinyallerine bağlıdır.

Akıl Nasıl Başa Gelir kitabından

Türkçesi: Işık Barış Fidaner
(Fatoş İrem’e teşekkürler)

[1] ç.n. Türk-matik ‘tarihsel maddecilik’ modeli de oldu: “Tarih Kavramı Üzerine” Walter Benjamin, “Angelus Novus” Walter Benjamin, Slavoj Žižek, “Angelus Novus Maraş’ta” ~ Walter Benjamin, “Hep Sonradan: Entropi ve Feda”, “Salımlı Uyumlanma Ölüm Dürtüsüdür”, “Hermetik: Herr-matik”, “Bu malumat beni çarptı: Dr Forsyth, Herr von Vorsicht, Feraset Efendi” Sigmund Freud, Maria Pierri, “Pandemi İnternet ve Binyılcıların Entegre Satürn Dönüşüne Denk Geldi”

[2] ç.n. “Analitik Motor üzerine Çevirmenin Notları” Ada Lovelace (A.1) (A.2) (İngilizce tam metin)

Türkst du mich? = Benimle alay mı ediyorsun?

cadir

~ Güneş Dil Teorisi ~
Türk medeniyet getirdi.

~ Güneş Diil Teorisi ~
Tüm medeniyet getürkt idi.

11 Yorum

Filed under Çeviri