Bir süredir (günlük basının da gayretkeş teşvikiyle) yaygınlaşan anlayışa göre ‘düşünceli umman’ Solaraks dev bir beyindi, fevkalade ilerlemişti, uygarlığımızı onbinlerce asır kadar önceliyordu, bir nevi ‘kozmik mürşit’, ulu bilge, tümgörü timsaliydi, her türlü eylemin boşuna olduğunu çoktandır anlamış olduğundan kendi kırılmaz sükutuna çekilmiş yüce bir varlıktı.
Bu anlayış isabetli olamazdı çünkü canlı umman hareket ediyordu.
Evet bu hareketin insancıl fikirlerle alakası yoktu, şehirler veya köprüler inşa etmiyordu, uçan makineler de üretmiyordu. Mesafeleri kısaltmaya çalışmıyordu, Uzayı fethetmek diye bir derdi de yoktu (insancıl üstünlüğün nihai kıstası buydu kimilerine göre).
O yalnızca binbir öz-dönüşüme angajeydi, ‘onto-lojik-oto-meta-morfoz’ içindeydi. (Solaraks çalışmalarında bilimsel neolojizm/’ne ola cisim?’lerin bini bir paraydı.)
Kaldı ki Solaryen çalışmalara kendini adayan her bilimci Solaraks’ta haberdar bir yapıdan kırıntılar tespit ettiğine yemin edebilirdi ama ispatlayamazdı…
Lütuflara garkolan dahiyane bir yapıydı o belki de, ama kaçık bir zihinden fırlamışa benzeyen acayip fenomenlerle gelişigüzel yatıp kalkıyordu.
Sonuçta ona ‘umman mürşit’ yerine ‘uhm man more shit?’ denilir oldu.
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Solarakkas Umman: Keskesin ve Basbariz” Stanislaw Lem, “Nilüfer Solaraks” The Joy Formidable, “Aşkapsayaraks” ~ Leonard Cohen, “Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir”, “Neolojizm: Ne ola cisim? Muhatapsız Sözleri Savaş’lar Kılıç’tan Geçirir”, “Bilgisayar Nasıl Haberdarımsı Gösterilir?” Joseph Weizenbaum, “ChatGPT 101: Fıkra Kurgulayan Solaris”, “‘Kendi içimde yokum’” Slavoj Žižek, “Slavoj Žižek: Sapkın Kılavuz Sinema”, “Inception ve Ontoanaliz: Başlandırı’daki topaç Ötekinin eksikliğidir”, “Umman Hissinin İmkansız Teşhissiyatı” Sigmund Freud, “İmam imandır, Umman ummamdır”, “İçgöremezlik Belgesi”
Известно време беше популярно мнението (усърдно разпространявано от всекидневния печат), че живият океан, който обвива цялата планета, е гигантски мозък, надминал по степента на развитието си с милиони години нашата цивилизация; че това е някакъв „космически йога“, мъдрец, олицетворено всезнание, което отдавна вече е разбрало безполезността от всяка дейност и затова пази по отношение на нас категорично мълчание. Това просто не беше истина, защото живият океан действуваше, и то как още, но според други, не човешки представи — не строи нито градове, нито мостове или летателни машини, не се опитва дори да победи пространството или да го прекрачи (в което някои защитници 24 на човешкото превъзходство на всяка цена съглеждаха безценен за нас коз), а вместо това се занимава само с хилядократни самопреобразувания — „онтологическа автометаморфоза“; научни термини не липсваха из страниците на соларистическите трудове. А понеже, от друга страна, този, който упорито се рови във всевъзможните писания за Соларис, биваше обхващан от непреодолимо впечатление, че пред него се намират отломки от интелектуални конструкции, може би гениални, но смесени безредно с плодове на пълен, граничещ с обезумяване идиотизъм, появи се като антитеза на концепцията за „океана-йога“ мисълта за „океана-кретен“. (Stalinslaw Lem’in yazdığı özgün metin)
For some time, there was a widely held notion (zealously fostered by the daily press) to the effect that the ‘thinking ocean’ of Solaris was a gigantic brain, prodigiously well-developed and several million years in advance of our own civilization, a sort of ‘cosmic yogi,’ a sage, a symbol of omniscience, which had long ago understood the vanity of all action and for this reason had retreated into an unbreakable silence. The notion was incorrect, for the living ocean was active. Not, it is true, according to human ideas — it did not build cities or bridges, nor did it manufacture flying machines. It did not try to reduce distances, nor was it concerned with the conquest of Space (the ultimate criterion, some people thought, of man’s superiority). But it was engaged in a never-ending process of transformation, an ‘ontological autometamorphosis.’ (There were any amount of scientific neologisms in accounts of Solarist activities.) Moreover, any scientist who devotes himself to the study of Solariana has the indelible impression that he can discern fragments of an intelligent structure, perhaps endowed with genius, haphazardly mingled with outlandish phenomena, apparently the product of an unhinged mind. Thus was born the conception of the ‘autistic ocean’ as opposed to the ‘ocean-yogi.’ (Joanna Kilmartin ve Steve Cox’un Fransızcadan çevirisi)
“Düşünen okyanus” Solaris’in, olağanüstü ölçüde gelişmiş ve bizim uygarlığımızdan birkaç milyon yıl önde dev bir beyin, bir tür “kozmik yogi”, her türlü edimin boşluğunu çoktan anlamış ve bu yüzden de bölünmez bir sessizliğe çekilmiş bir bilge, alimimutlaklığın bir simgesi olduğu yönündeki kanı, günlük basının da ateşli körüklemeleriyle bir ara hayli yaygınlaşmıştı. Bu kanı yanlıştı, çünkü canlı okyanus etkin aslında. Tabii insan ölçülerine göre değil: Ne kentler köprüler kuruyor ne uçan makineler üretiyordu. Uzakları yakın etmekle de ilgilendiği yoktu, Uzay’ı fethetmekle de (kimilerine göre insan üstünlüğünün en yüksek ölçütü buydu ya). Ama sonu gelmez bir dönüştürüm sürecine, bir ‘varlıkbilimsel özbaşkalaşım”a dalıp gitmişti. (Solaris araştırmaları alanında bilimsel terim uydurmaları istemediğiniz kadardı). Üstelik kendini Solaris üstüne toplanmış tüm bilgileri incelemeye adamış her bilim adamı, görünüşte oynatmış bir kafanın ürünü olan, garip bir takım olgularla hasbelkader içiçe geçmiş, belki ele deha sahibi akıllı bir oluşumun izlerini bulup çıkarabileceği gibi karşı konulmaz bir izlenime kapılırdı. “Okyanus-yogi” kavramına karşı “otistik okyanus” kavramı böyle doğmuştu. (Mehmet Aközer’in İngilizceden çevirisi)































Geri bildirim: Bitişme — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Solarakkas Umman: Keskesin ve Basbariz — Stanislaw Lem | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Keskesin — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Robotlar — Kraftwerk | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: ChatGPT 101: Fıkra Kurgulayan Solaris — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sine Mat — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Özneyi solduran kapanım — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ay Parçası Kamualev — özel sayı | YERSİZ ŞEYLER