Bastırmanın ilk evresinde bir önbastırma yaşandığını varsaymamız makuldür.
Önbastırmada bir dürtünün psişik temsilcisi bilince çıkmaktan alıkonulmuştur.
Böylece o noktaya kazık çakılmış olacaktır (saplanıp kalma, fixation, Fixierung):
Temsilci o andan sonra hiç değişim geçirmeden direşerek dürtüsüne bağlı kalır.
Bu durum daha sonra söz edilecek bilinçdışı süreçlerin niteliğinden kaynaklanır.
İkinci evre, olağan bastırma, bastırılmış temsilcinin zihinsel türevlerini etkiler,
veya başka yerden kaynaklanıp onunla bağlaşım kuran düşünce hatlarını etkiler.
Bu bağlaşım hasebiyle o düşünceler önbastırılan şeyle aynı kaderi paylaşacaktır.
Demek olağan bastırma aslında ardıl bir itimdir (after-pressure, Nachdrängen).
Bu arada yalnızca bastırılanın bilinç tarafından itilişini vurgulamak hatalı olacak.
Önbastırılandan bağlaşabildiği herşeye yönelen yerçekimi de bir o kadar mühim.
Muhtemelen iki kuvvet işbirliği yapmasaydı bastırılma eğilimi hayata geçmezdi,
önceden bastırılmış bir şeyler bilincin ötelediği şeyleri almaya hazır olmasaydı…
Bastırma (1915)
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Önbastırma: aşırı uyarılma, zırhta delik” Sigmund Freud






























Geri bildirim: Psikozalak — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Önbastırma: aşırı uyarılma, zırhta delik — Sigmund Freud | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Karabasan Makinesinde Öz-deşim ve Öz-blok | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER