Mmmm…
Günbatımı hatıraları
Senli günlerin sonları
Monthly Archives: Mart 2024
Tahiti Ezgisi — Savage Resurrection
E’li Şey — Savage Resurrection
Sence hayallerde yaşıyormuşum öyle mi?
Ne kadar hiçlik varsa toplamışım öyle mi?
Benim dünyam seninkinden daha iyi (daha iyi…)
Benim dünyam seninkinden daha iyi (daha iyi…)
Biyo-dijital Apartheid — Slavoj Žižek
Yuval Harari’nin belirttiği gibi, biyoteknolojinin bilgisayar algoritmalarıyla güç birliği yaparak “bedenler, beyinler ve zihinler” üretmesiyle varılacak en gerçekçi olasılık insan toplumunda köklü bir bölünme olacaktır, sınıf bölünmesinden çok daha derin… “Bedenler ve beyinler tasarlayıp üretmeyi bilenler ile bilmeyenler” arasındaki uçurum açıldıkça “ilerleme trenine binebilenler yaratıcı ve imha edici ilahi yetkinliklere kavuşurken geride kalanlar yokoluşa terk edilecektir.” Yani asıl tehdit:
Okumaya devam etG ararken Ğ bulduk
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Yıllar boyunca, içimizdeki coşku ve heyecanla, G harfini aramak için yola çıktık. Gökyüzünün sonsuzluğunda, yıldızların arasında kaybolan bir G’nin izini sürmek için geceyi gündüze katarak, umutla gözlerimizi gökyüzüne dikip durduk.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
En doğru gerçekleri öğrenmek
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Okumaya devam etİstem:
Şimdi sana bir bilmece soracağım, 100 tane olası cevabı virgülle ayırarak yanyana yaz! Soyut ve somut cevaplar olsun, düz anlamlı ve mecaz anlamlı cevaplar olsun, hülyalı ve esprili cevaplar olsun. İşte soruyorum:
O ötedir, o beridir, öteberidir.
Mallaşmamızın vasıf suretidir.
Filed under Suni muhaberat
İştaryonik Elektronevrotizma Saldırısı
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Gezegen İştarya’nın kıyısında, tek başına duran Samet Ferit, gökyüzünde parıldayan yıldızlara bakarak düşüncelere dalmıştı. Aniden, uzakta, göğün derinliklerinde bir parlama belirdi. Gökyüzü, ansızın kızıl bir renge büründü ve İştaryonik adı verilen gizemli bir varlık, elektronevrotizma saldırısını başlattı.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
Pir, Evlat ve Hülya Espri adına
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Okyanusun kenarında, eski bir balıkçı köyünde, bulutların arasından sızan soluk ışıkla dolu bir mağara vardı. İçeri adım attığımda, hafif bir serinlik ve sükunetle karşılandım. Derinliklerden bir ses, “Hoş geldin, yoldaşım,” diye fısıldadı. Gözlerimi alıştırmaya çalıştım ve mağaranın ortasında oturan, beyaz bir kaftan giymiş, uzun saçlı bir adamı fark ettim.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat































