Bu iş zor, çok zor Yonca
Çünkü işine gelmeyince
Pay çıkarmadan kimse kimseyi
Muhatap almayınca
Bu iş zor, çok zor Yonca
Çünkü “biz”ler istemeyince
En çok RT’lenen en doğru sayılır
İnsanlar düşünmeyince
Bu iş zor, çok zor Yonca
Çünkü işine gelmeyince
Pay çıkarmadan kimse kimseyi
Muhatap almayınca
Bu iş zor, çok zor Yonca
Çünkü “biz”ler istemeyince
En çok RT’lenen en doğru sayılır
İnsanlar düşünmeyince
Filed under Anti-şiir, Çeviri, Laf sal atası, Şarkı
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Dramatik sanatlar, toplumsal dinamiklerin ve bireylerin psikolojik derinliklerinin incelenmesinde bir laboratuvar gibi işlev görebilir. Phoebe Waller-Bridge’in ünlü eseri Fleabag, bu açıdan son derece zengin bir kaynaktır. Fleabag’in bir sahnesinde, kızkardeşini ziyaret eden kahraman, asansörde yellenirken, bir başka kadın yellenme kokusunu orijinal bir parfüm sanır. Bu sıradışı olay, sınıfsal farklılıkların semptomatik dışavurumu, fetişleşme ve ego inşasına katkı yapma sürecinin derinlemesine bir incelemesine açık bir kapı aralar.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
Görcül Gerçek belgeselinin Türkçe altyazı dökümüdür.
Slavoj Žižek: Görcül Gerçek 11 Aralık 2003, Londra
Bugün herkes sanal gerçeklikten söz ediyor ama sanal gerçeklik açıkçası pek hüzünçlü bir fikir. Onun tek anlamı yapay dijital bir ortamda gerçek yaşantıları yeniden üretmektir. Oysa bugün olan biteni anlamak için çok daha mühim ve ilginç olan konu, sanal gerçekler değil de, görcül gerçeklerdir. Yani demek istediğim şu: gerçek bir tesir olur, gerçek etkiler yaşanır, ama onları yaratan, oluşturan öğeler henüz tam olarak varolmayan, kuvveden fiile geçmemiş varlıklardır. Görcül gerçek ne anlama gelir? Birçok anlama gelir, sürüsüne bereket anlama gelir. En azından üç anlama gelir: Eğer çıkış noktanız ünlü Lacancı üçleme: imgesel, simgesel ve gerçek olursa o zaman eldekiler de basitçe: imgesel görcül, simgesel görcül ve gerçek görcül olur. Önce ilk ikisinden başlayalım, kolay olanlardan… sonra nasıl olsa büyük konuya geliriz: gerçek…
Okumaya devam etŽižek Ünlem belgeselinin Türkçe altyazı dökümüdür.
Nedir benim sözgelimi… evrene spontan yaklaşımım? Çok kasvetlidir. İlk önermeye göre: Herşey boşuna. Hiçbirşey yok aslında. Harfiyen yoktur diyorum öyle ki… son kertede… son kertede… sadece kırıntılar, yitip giden şeyler vardır. Baksanıza evren dev bir boşluk. Peki tezahürler nasıl belirecek? Bu konuda kuantum fiziğine spontan bir yakınlık duyuyorum. Onlara göre evren bir boşluktur ama pozitif yüklü bir boşluktur ve orada bir şeyler belirecekse boşluğun dengesi bozulmalıdır. Bu fikre spontan bir ilgim var: Evren hiçlikten ibaret değildir yani vardır evrende bir şeyler ama yoldan şaştıkları kesindir. Yaratım denen olay kozmik şaşkınlıktır, kozmik afettir (yar-atım), vardır bir şeyler ama kaza eseridir. Hatta bu fikri nihayetine erdirerek diyebilirim ki her bir kazanın kaderi nihayetine erdirilmektir. Bunun ismi de belli: Aşk denir ona. Sevda tam da o kozmik afet değil mi? “Dünyaya bayılıyorum” diyen tümsevicilikten hiç hoşlanmam. Dünyanın nesini seveyim? Nasıl desem… Bir yanda dünyadan iğrenirim, öbür yanda dünyadan öğrenirim (öğrenç). Gerçek hayat işte öylemesine bir ahvaldir. Aptalca. O öyle zaten. Benim derdim başka. Aşk bence şiddet dolu bir eylem. “Hepinizi seviyorum” diye sevmek olmaz. Sahiden seviyorsan bir şeyi seçmelisin yani dengesiz bir yapı kurmalısın. İster incecik bir detayı, ister kırılgan bir insanı seçmiş ol “Seni herşeyden çok seviyorum” demelisin. İşte bu formel anlamda sevgi kötücüldür.
Okumaya devam et🎭♟️🕹️ Kukla Rejimi 🎭♟️🕹️
Sapkın Kılavuz Sinema belgeselinin Türkçe altyazı dökümüdür:
Sorun, arzuyu doyurup doyurmamak değildir. Sorun, ne arzuladığını bilebilmektir. İnsanda arzu hiç de spontan veya doğal değildir. Arzular sunidir. Arzuların öğretilmesi gerekir. Arzuları öğreten sapkın sanat sinemadır. Size arzu ettiğiniz şeyleri sunmaz, neyi nasıl arzu edeceğinizi bildirir.
Sapkın Kılavuz Sinema, Sunan filozof ve psikanalist Slavoj Žižek / Seni seviyorum… da ne oluyor ki. Ha, unutmuşum… Annen beni akşam yemeğine çağırdı. Tamamdır. Dondurma da getirsene! Tabi, ne çeşit olsun, çikolata? vanilya? – Çikolata. – Tamam.
Okumaya devam et🏛️🧠💫 Geistesfront 🏛️🧠💫
Sapkın Kılavuz İdeoloji belgeselinin Türkçe altyazı dökümüdür:
Sana seçme şansı veriyorum: ya bu gözlüğü takarsın ya da o çöpleri sana yediririm.
Hep zaten size çöp yedirilir. Yediğiniz çöplere ideoloji denir. İdeolojinin maddi gücü size neler yutturulduğunu gözlerinizden kaçırır. Sizi köleleştiren tek şey gerçekliğiniz değildir. Mevcut ahvalin trajedisi, ideolojiye gömülmenin trajedisi odur ki gerçeklikten rüyalara kaçtığınızı zannettiğinizde dahi ideolojiye gömülü kalırsınız.
Okumaya devam et🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
İstem: Her cümlede başka bir roman karakterini namedrop yapıp geri dönüşlerle bütün atıfları iç içe geçirerek sıla hasreti temasını işleyen kavramsal dramatik uzun makale yaz! [Nurdan Gürbilek yazdırma denemesi]
Bir serüven, bir hikaye, bir sıla hasreti… Roman karakterlerinin arasında, zamanın ötesinde bir bağ bulunur. Karakterlerin iç dünyaları, kelimelerin dansıyla birbirine bağlanır ve okuyucuyla birlikte bu yolculuğa çıkarlar. Bu makalede, farklı roman karakterlerinin sıla hasreti temasını işlediği, atıflar aracılığıyla birbirine bağlanan bir kavramsal dramatik yolculuğa tanıklık edeceğiz.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
(Sahne, boş bir arazi. Vladimir ve Estragon, sahnede bekliyorlar.)
Vladimir: G gelmeyecek gibi görünüyor. Ne yapmalıyız?
Estragon: Ama G gelmeden buradan ayrılamayız. Ne yapacağız?
Vladimir: GYoksa ne yapacağız?
Estragon: Peki GVarsa ne yapacağız?
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
Herkes yeterince upuygun
Herkes bilge, herkes realist
Öyle eminiz ki etiğimizden
İster demokrat ister agonist
Ama Gvar, bir tek Gvar.
Gvar mı? vaar, Gvar.
Filed under Anti-şiir, Çeviri, Laf sal atası, Robot şarkı, Şarkı