(playlist)
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
👻🪸🐈⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈⬛
Yürüyen merdiven, insanın kendi hareketini kendisini taşıyan bir sistemin hareketine uydurmasını bedensel olarak öğreten makinedir. İnsan basamağa zamanında adım atar, ağırlığını aktarır ve merdivenin kendisini taşımasına izin verir. Merdiven durduğunda ise bu öğrenilmiş hareket beklentisi bedende sürer. Kişi merdivenin durduğunu gördüğü halde öne doğru sendeleyebilir. Yürümeyen merdiven tökezlemesi, sistemin hareketine alışmış bedenin, sistemin durmasıyla kendi alışkanlığını istemsizce açığa çıkarmasıdır. Birkaç saniyelik bu olay dengenin kaybedilmesine, postürün bozulmasına, taşınma oyununun kaçırılmasına ve kişinin oyundan kasıtlı olarak dışlandığını hissetmesine yol açabilir. Korku, haz, utanç, hayal kırıklığı, öfke ve gülme aynı hareketin içinde birbirine dönüşebilir.
Alışveriş merkezinin yürüyen merdivenleri, metronun yeraltı hatları ve telefonun scrolling düzeni bu hareket ilişkisinin farklı ölçekleridir. Alışveriş merkezinde insan katlar arasında dolaşırken ürünlerle karşılaşmaya alışır; alışveriş, alışıverişe dönüşür. Metroda yolcu görünür istasyondan, arka planda çalışmaya devam eden ulaşım sistemine teslim olur. Çevrimiçi alışverişte ise tüketiciyi ürünlere taşıyan merdivenin yerini, ürünleri tüketicinin gözünün önünden geçiren scrolling alır. İnsan giderek daha küçük bedensel hareketlerle daha kapsamlı dolaşım sistemlerine katılır. Bu sistemlerin sürekliliğine duyulan güven, davranış alışkanlığına ve afektif beklentiye dönüşür. Kesinti anında insanın kendi hareketi ile sistemin hareketi birbirinden ayrılır.
Ragebait bu ayrılığın intikam fırsatı olarak örgütlenmesidir. Ragebait, öfkeli reaksiyon elde etmek amacıyla hazırlanan kışkırtıcı dijital içeriktir. Scrolling sırasında insanın karşısına düzeni bozan, ortak kuralları çiğneyen, haksızlık yapan veya apaçık yanlış davranan bir kabahatli çıkarır. Kullanıcı akışta durur, gönderiye geri döner, öfkelenir ve karşılık vermeye hazırlanır. Ragebait, yürümeyen merdivende bozulan postürü sonradan düzeltme ve sistemin yürümesini engelleyenlerden intikam alma vaadine oynar. Kişi önce kendisini taşımasını beklediği sistem karşısında tökezlemiştir. Şimdi sistemi engelleyenlere karşı kendi gücüyle ilerleyen kahraman olabilecektir. Duran merdiveni kas gücüyle çıkmak, bu kahramanlığın en yalın bedensel biçimidir.
Phaselift ise yürüyen merdivenin sözcüsü gibi davranarak tökezleyenlerle alay eden ve onların yeniden doğrulma çabasını da sisteme mal eden işlemdir. Facelift yüzün görünüşünü değiştirirken phaselift, bir sürecin belirli bir başarısını bütün sistemin üstünlüğü olarak gösterir. Makinenin hızlanması, sermayenin büyümesi, teknolojinin yayılması veya platformun etkileşim toplaması, sistemin giderek daha zeki olduğu hükmüne yükseltilir. Escalo ergo cogito [Yükseliyorum, öyleyse düşünüyorum.] bu hükmün formülüdür. Phaselift’in işleyişi ve yürüyen merdivenin mekanik devridaimi arasındaki bağlantı Land’s Phaselift: Escalo Ergo Cogito yazısında geliştirilmiştir (🔗). Tökezleyen insan açısından ise formül daha önce başlar: Escalo ergo sum — Yükseliyorum, öyleyse varım. Sistem insanı taşıdıkça yükseliş onun varlık deneyimine yerleşir. Sistem durduğunda insan kendi gücüyle yükselerek kaybettiği postürü geri kazanmak ister. Phaselift bu çabayı da merdivenin üstünlüğünün kanıtı haline getirir.
Hareketli Basamağın Öğrettiği Hayat
Yürüyen merdivene ilk kez yaklaşan küçük bir çocuk, metal basamakların zeminden çıkıp yükseldiğini görür. Ayak basacağı yüzey hareket etmektedir. Çocuk bir yandan basamağın gelişini beklerken diğer yandan kendi adımını hazırlar. Yanındaki yetişkin elini tutabilir, ne zaman basacağını gösterebilir veya daha hızlı davranmasını isteyebilir. Çocuğun ayağını kaldırması, ağırlığını taşıması ve sonraki basamağa yerleşmesi, makinenin hareketine uyum sağlamayı öğrenmesidir. Bu hareketin başarıyla gerçekleştirilmesi, çocuğa aynı zamanda kendisini taşıyan bir düzene güvenmeyi öğretir.
Öğrenmenin koşulları değiştikçe aynı merdiven farklı afektler kazanır. Basamakların arasına sıkışmaktan korkan çocuk, doğru zamanda adım atmayı düşme tehdidi altında öğrenebilir. Yetişkinlerin gerisinde kalmaktan korkan çocuk için merdivene binmek, başkalarına yetişmenin zorunlu hareketidir. Azarlanma korkusu, kalabalığı bekletme telaşı ve yetişkinin eline duyulan güven, hareketli basamağa ilişkin motor hazırlığa eşlik eder. Buna karşılık merdivenin kendisini taşımasından hoşlanan çocuk, aynı hareketi bir oyun olarak öğrenir. Tekrar tekrar binmek, inmek ve hareketli basamakları seyretmek ister. Önceden korktuğu aygıta kendi başına binebilmek, daha sonra özel bir gurur ve haz kaynağı da olabilir.
Tehdit altında edinilen hareket alışkanlığının sonraki etkisi somut biçimde gösterilmiştir. Bir deneyde insanlar önce duran, sonra hareket eden, ardından yeniden duran bir platforma yürüdüler. Katılımcılar platformun hareket edeceğini bildikleri koşullara uyum sağladıktan sonra, platformun duracağını bilmelerine rağmen gövdelerini öne doğru gereğinden fazla taşıdılar. Başka bir deneyde hareketli platforma sanal bir uçurumun yarattığı düşme tehdidi altında alışan kişiler, platform durduktan sonra da eski postüral hazırlıklarını daha uzun süre sürdürdüler (🔗). Bedenin tehlike içinde öğrendiği hareket, tehlike ortadan kalktığında da etkin kalabiliyordu.
Bu bulgu yürümeyen merdiven tökezlemesinin afektif geçmişini açıklıyor. Bir kişi merdivene binmeyi düşme korkusuyla öğrenmiş olabilir. Başka biri basamakların kendisini taşımasından haz alarak aynı motor alışkanlığı edinmiş olabilir. İkisi de durmuş merdivende tökezlediğinde hareketli merdivene yönelik hazırlıklarını açığa çıkarır. Fakat ilkinde eski korkunun geri dönüşü, ikincisinde beklenen keyfin boşa çıkması öne çıkabilir. İlk kişi merdivenin durduğunu görünce rahatlamışken tökezlediğinde yeniden ürperebilir. İkinci kişi merdivenin hareket etmemesine üzülürken kendi bedeninin hâlâ taşınmayı beklediğini fark edip gülebilir. Önce korkuyla öğrendiği merdiveni daha sonra sevmeye başlayan kişide iki geçmiş, aynı hareketin içinde karşılaşabilir.
Böylece yürüyen merdiven bedene yalnızca belirli bir yürüyüş öğretmez. Hangi anda acele edileceğini, neye güvenileceğini, hangi tehlikeye hazırlanılacağını ve hangi hareketten haz alınacağını da öğretir. Kişi merdivene alıştığında artık her adımını ayrı ayrı hesaplamak zorunda kalmaz. Hareket düzeni bedenine yerleşir. Bu alışkanlık, kişinin kendi hareketini sistemin hareketine göre önceden hazırlamasını sağlar.
Aynı eğitim alışveriş merkezinde toplumsal bir dolaşım düzenine bağlanır. İnsan üst kata çıkmak için yürüyen merdivene yönelir. Merdiven onu bir kata taşır, fakat sonraki merdiven koridorun öteki ucunda bulunabilir. Böylece müşteri yeni kata geçmek için mağazaların önünden yürümek zorunda kalır. Vitrinlere bakar, fiyatları görür, kampanyalarla karşılaşır. Yürüyen merdivenin yerleşimi müşteri akışını yönlendirmek ve mağazaların görünürlüğünü artırmak için kullanılabilir (🔗). Müşteri kendi hedefine yürürken alışveriş merkezinin kendisi için hazırladığı dolaşım güzergâhını da gerçekleştirir.
Burada alışıvermek iki hareketi birleştirir. Kişi önce ticari mekânın hareket düzenine alışır. Ardından ürünlerle karşılaşmanın olağanlaşması, satın almayı da giderek daha kolay bir davranış haline getirir. Aynı AVM’ye yeniden geldiğinde hangi merdivenin nereye çıktığını, hangi mağazadan sonra hangisinin bulunduğunu ve hangi koridoru izlemesi gerektiğini bilir. Yeni ürünlerle karşılaşırken eski hareketlerini tekrarlar. Her ziyaret alışveriş düzenini yeniden yaşatır; her tekrar, bu düzene ayak uydurmayı daha kendiliğinden hale getirir.
Metroda da yolcu kendi hareketini daha kapsamlı bir sistemin ritmine bağlar. Turnikeden geçer, yürüyen merdivene biner, perona iner ve trenin gelmesini bekler. Tren yeraltında hareket ederken sinyaller, elektrik sistemleri, bakım işleri ve çalışanların faaliyetleri yolcunun görüş alanının dışında sürer. Metro girişi, görünür şehirden arka planda işleyen ulaşım ağına geçişi oluşturur. Yolcunun merdivene güvenerek adım atması, trenin doğru zamanda geleceğine ve ulaşım düzeninin çalışmayı sürdüreceğine yönelik daha kapsamlı güvenin bedensel başlangıcıdır.
Sisteme ayak uydurmak bu yüzden çift yönlü bir hareket olarak işler. İnsan makinenin ritmini öğrenir; makineyle birlikte kurulmuş toplumsal düzen de insanın hareketine yerleşir. Kalabalığı engellememek, yürüyen merdivenin çıkışında durmamak, arkasındakine yol vermek ve trene yetişmek aynı eğitimin parçalarıdır. Kişi akışa katılmayı öğrendikçe akışın sürdürülmesinde kendi bedeninin de sorumluluğu bulunduğunu hissedebilir. Sistem durduğunda bu sorumluluk duygusu öfkeye dönüşmeye elverişli hale gelir. Çünkü aksaklık artık kişinin hareketini, zamanını, görünüşünü ve başkalarıyla ilişkisini etkilemektedir.
Tökezlemenin Dört Afekti
Yürümeyen merdivenin ilk basamağındaki tökezleme birkaç saniye sürer. Kişi merdivenin durduğunu görerek yaklaşır, ayağını metal basamağa koyar ve ağırlığını aktarır. Fakat hareketli merdivene uygun edinilmiş hazırlık devreye girince gövde beklenenden fazla öne gidebilir. Ayak yeni yüzeye uyum sağlarken gövdenin hareketi sürer. Kişi dizlerini büker, adımını düzeltir veya korkuluğa uzanır. İlk afekt, kendi hareketinin sürekliliğini kısa süreliğine kaybetmenin yarattığı bedensel sarsıntıdır. Bedenin o anda gerçekleştirdiği hareketle kişinin gerçekleştirmeyi düşündüğü hareket birbirinden ayrılır.
Bu ayrılık özellikle kişinin merdivenin durduğunu zaten biliyor olmasıyla keskinleşir. Kişi hareketli merdivene girdiğini sanarak yanlış karar vermiş değildir; gözü durmuş merdiveni tanımıştır. Buna rağmen alışılmış hareket hazırlığı bedeninde sürmüştür. Yürümeyen merdiven deneyiminin tuhaflığı buradadır. Kişi kendi hareketinin bilinçli bilgisine rağmen nasıl devam ettiğini hisseder. Sistemin geçmişteki hareketi, şimdi kişinin kendi bedeninde sürmektedir. Tökezleme bu gizli sürekliliği açığa çıkarır.
İkinci afekt aynı hareketin başkalarının önünde görünür hale gelmesidir. Kişi tökezlerken gövdesi öne eğilmiş, kolları açılmış veya korkuluğa istemsizce uzanmış olabilir. Arkasında başka yolcular bulunduğunu fark ettiğinde bedensel aksaklık toplumsal görünüşe dönüşür. İnsan kendi hareketinin kontrolünden çıktığını hissederken başkalarının bunu görmüş olabileceğini düşünür. Utanç, bedenin sistemden ne beklediğini ele vermesiyle yoğunlaşabilir.
Bu utancın içeriği öğrenmenin geçmişine bağlıdır. Merdivene korkuyla binmeyi öğrenmiş biri, hâlâ ürkek olduğunun açığa çıktığını hissedebilir. Başkaları tarafından yavaşlığı yüzünden azarlanmış biri, eski beceriksizlik konumuna geri dönmüş gibi hissedebilir. Merdivenin kendisini taşımasından hoşlanan yetişkin ise bedeninin hâlâ o küçük oyunu arzuladığını fark edebilir. Böylece tökezleme kişinin kendi beklentisini görünür kıldığı gibi, beklentinin taşıdığı korkuyu, hazzı veya eski mahcubiyeti de geri getirebilir.
Kişinin hemen ardından yaptığı hareketler bu görünürlüğü yönetmeye yönelir. Omuzlarını düzeltir, başını kaldırır, yürüyüş ritmini toparlar, giysisine dokunur veya gülümseyerek devam eder. İlk postür, istemsiz motor hazırlığın sonucuydu. İkinci postür, ilk hareketin dışarıda bıraktığı görüntüyü düzeltme çabasıdır. Kişi hiçbir şey yaşanmamış gibi davranmaya çalıştığında bu aşırı düzgünlük de mahcubiyetinin belirtisi haline gelebilir. Bedenin beklentiyi ele vermesini, bedenin bu ifşayı örtme hareketi izler.
Üçüncü afektte ise tökezlemenin arkasındaki beklenti, kaçırılmış bir oyuna bağlanır. Yürüyen merdivene binmek, hareketi bütünüyle kendin üretmeden hareket etme deneyimidir. İnsan basamağa adım atar ve kendisini taşınmaya bırakır. Çocukların aynı merdivene defalarca binmek istemesi, bu hareketin kendi başına bir keyif taşıyabildiğini gösterir. Yetişkin için sıradan ulaşım kolaylığı haline gelen hareket, çocuklukta öğrenilmiş bir taşınma hazzını da sürdürebilir.
Merdiven durduğunda kişi üst kata kendi gücüyle ulaşabilir. Fakat basamağın kendisini taşıması oyununu kaçırmıştır. Tökezleme, o oyuna hazırlanmış bedenin boşa çıkan hareketi haline gelir. Bu yüzden kişi dengesini toparladıktan sonra da küçük bir hayal kırıklığı yaşayabilir. Az önce başkalarının üzerinde taşındığı merdiven tam kendi sırasında durmuşsa talihsizlik daha belirgin hissedilir. Oyunun gerçekleşeceği zamana yetişmek üzere gelmiştir; karşısına oyunun sona erdiği an çıkmıştır.
Dördüncü afekt, bu talihsizliğin kasıt olarak yaşanmasıyla doğar. Merdivenin tam kişinin sırası geldiğinde durduğu düşüncesi, katılımın özellikle engellendiği düşüncesine dönüşebilir. Önceki yolcular taşınmış, kişi ise kendi sırasında hareketsiz basamakla karşılaşmıştır. Bu kez mesele taşınma hazzının kaybıyla birlikte kişinin oyuna alınmaya değer görülüp görülmediğidir. Kişi oyuna katılmak istediğini bedeniyle açığa vurduğu anda, oyunun kendisine kapatıldığını hissedebilir.
Bu yorumda başkalarının bakışı yeni bir anlam kazanır. Seyirci, tökezlemeyi sonradan gören kişi olmaktan çıkıp tökezlemeyi bekleyen veya hazırlayan kişi olarak algılanabilir. Kişinin bedensel beklentisi, başkalarının kurduğu oyunun kullanılabilir malzemesine dönüşür. Tökezlemenin utancı aşağılanmayla, oyunu kaçırmanın hayal kırıklığı öfkeyle birleşir. Kişi kendi bedeninin istemsiz hareketine şaşırırken bir yandan kendisini kimin bu duruma soktuğunu düşünmeye başlar.
Böylece dört afekt aynı olayda birbirinin anlamını değiştirir. Denge kaybı kişinin sisteme bedensel uyumunu gösterir. Postür kaybı bu uyumun başkalarına görünmesini sağlar. Kaçırılmış oyun, bedensel hazırlığın arzulanan bir taşınmaya ait olduğunu ortaya çıkarır. Kasıtlı dışlanma ise hazırlığın başka birinin iradesi tarafından boşa çıkarıldığı düşüncesini ekler. Tökezleme artık yalnızca kişinin başına gelen olay olmaktan çıkıp kendisine yöneltilmiş bir eylemin sonucu olarak yaşanabilir.
Kabahatli Bulmak ve Kendi Gücüyle Yükselmek
Tökezleyen kişi merdivenin neden durduğunu sorduğunda yeni bir hareket başlar. Arızanın sebebi motor, elektrik, güvenlik tertibatı, bakım eksikliği veya birinin acil durdurma düğmesine basması olabilir. Bu sebeplerden biri bir insanın davranışına bağlandığında tökezlemenin sorumluluğu da yeniden dağıtılır. Kişi önce kendi hareketinin aksamasını açıklamak zorundaydı. Şimdi merdivenin hareketini kimin engellediğini sorabilir. Önceden kendi bedeninde yoğunlaşmış mahcubiyet, başka birine yöneltilebilecek suçlamaya dönüşür.
Kabahatlinin bulunması kişiye yeni bir eylem imkânı sağlar. Artık kendisini küçük düşüren olayın karşısında ne yapacağını düşünebilir. Sorumluyu uyarmak, hesap sormak, şikâyet etmek veya cezalandırılmasını istemek, daha önceki güçsüzlüğe karşı etkinlik hissi üretir. Kişi kendi tökezlemesini kişisel beceriksizlik olarak yaşamaktan, başkasının kabahati yüzünden mağdur edilmiş biri olarak yaşamaya geçebilir. Bu geçişin önemi, olayın geçmişini yeniden anlamlandırmasıdır.
Duran merdiveni kendi kas gücüyle çıkmak, bu yeniden anlamlandırmanın fiziksel karşılığıdır. Kişi ilk adımında sendelemiş, sonra dengesini kazanmıştır. Şimdi bir sonraki basamağa isteyerek basar. Bacaklarının gücüyle ağırlığını yükseltir ve merdiveni tırmanmaya başlar. Motorun yapacağı işi kendi kasları gerçekleştirir. Yürüyen merdiven çalışırken kendisini taşımasını bekleyen kişi, merdiven durmuşken kendisini yukarı taşıyabildiğini gösterir. Önce sistemin hareketine bağımlılığı görünür hale gelmişti; şimdi kendi bedensel gücü görünür hale gelir.
Bu çaba kahramanlık olarak yaşanabilir. Kişi kendisini taşımayan sisteme rağmen ilerlediği için gururlanır. Tökezleyerek kaybettiği postürü, kendi emeğiyle yükselerek geri kazandığını hisseder. Kaçırılmış taşınma oyununun yerini kendi gücüyle çıkma oyunu alır. Önceden sistemin üstlendiği hareketin zorluğunu şimdi kendi bedeni taşır. Kabahatli bulunduğunda bu bedensel başarı ayrıca bir haksızlığa karşı kazanılmış zafer haline gelir. Kişi artık yalnızca yukarı çıkan biri olarak görünmek yerine, kendisini engelleyenlere rağmen yükselen biri olarak görünür.
Bu durumda sistemin aksaklığı, kişinin üstünlüğünü sergileyebilmesi için gereken engeli sağlamış olur. Merdiven çalışsaydı kas gücüyle yükselme gösterisi gerçekleşmeyecekti. Arıza kişiye fazladan iş yükler; kişi bu işi başardığında övünülecek bir deneyim kazanır. Sistemin gerçekleştiremediği iş, insanın kendi kahramanlığının hammaddesine dönüşür.
Burada tehdit altında öğrenilmiş hareketin yeni bir sonucu daha ortaya çıkar. Yürüyen merdivene binmeyi geride kalma korkusuyla öğrenmiş kişi, başka bir yolcunun geçişi engellemesine kızabilir. Kendisine bir zamanlar yöneltilmiş olan acele etme ve yolu tıkamama emrini şimdi başkasına yöneltir. Kalabalığın ilerlemesini engelleyen kişi, sistemin yürümesinin kabahatlisi haline gelir. Böylece önceden baskı altında öğrenilmiş davranış disiplini, daha sonra başkalarından aynı disiplini talep etmenin dayanağı olur.
Sistemin işleyişini korumak üzere ortaya çıkan öfke, bu yolla geçmişteki tökezlemeye de bağlanır. İnsan artık kendisini tökezleten düzen karşısında hazırlıklı olmak ister. Benzer bir engelle yeniden karşılaştığında ne söyleyeceğini, nasıl hareket edeceğini ve kime hesap soracağını bildiğini düşünür. Duran merdiveni kendi gücüyle çıkmanın kahramanlığı, daha sonraki kabahatlilere karşı gösterilecek kararlılığın da örneği haline gelir.
Timeline’ın Duran Basamağı
Scrolling bu intikam hareketini sürekli yeniden gerçekleştirmeye elverişli bir ortam kurar. Kullanıcı parmağını kaydırır, bir gönderi ekrandan çıkar ve yenisi görünür. Kısa videolar, haberler, yorumlar ve alışveriş önerileri peş peşe gelir. Kullanıcı zamanla bir sonraki içeriğe geçmenin hareketini öğrenir. Bu hareket alışkanlığına hangi içeriklerin kendisine ilginç, eğlenceli veya rahatsız edici geldiğine ilişkin beklentiler eşlik eder. Timeline böylece hem parmağın motor alışkanlığına hem de kullanıcının afektif geçmişine bağlanır.
Ragebait bu akışa yerleştirilmiş kabahat olarak çalışır. Örneğin bir videoda biri ortak kullanılan bir alanda herkesin geçişini engelliyor ve bundan keyif alıyor olabilir. Başka bir gönderide apaçık yanlış bir bilgi kendinden emin biçimde sunulabilir. Bir diğerinde biri başkalarının emeğini küçümsüyor veya kendisine tanınan ayrıcalığı meydan okuyarak sergiliyor olabilir. Kullanıcı scrolling sırasında bunlardan biriyle karşılaştığında ilerleme hareketi kesilir. İçeriğe geri döner, tekrar bakar ve öfkesini dile getirmeye hazırlanır.
Burada merdivenle timeline arasındaki fiziksel fark, aynı hareket ilişkisini daha da açıklayıcı hale getirir. Yürümeyen merdivende motor durmuştur, fakat beden eski hareket hazırlığını sürdürür. Ragebait’te içerik akışı teknik olarak devam edebilir, fakat kişinin kendi ilerleyişi durur. Parmağın bir sonraki gönderiye geçmeye alışmış hareketiyle dikkatin kabahate geri dönme isteği karşı karşıya gelir. Kullanıcı artık akışın sunduğu sıradaki oyuna katılmak yerine, karşılaştığı kabahati düzeltmeye yönelir.
Ragebait bu düzeltme isteğini üretmek için kabahati belirginleştirir. Kimin yanlış yaptığı, hangi davranışın kabul edilemez olduğu ve buna nasıl karşılık verilebileceği kolayca anlaşılabilir hale gelir. Kullanıcı gönderinin altına yanıt yazdığında kendi değerlendirmesini savunur. Kabahatliyi teşhir eder, karşı tarafı ikna etmeye çalışır veya başkalarından destek ister. Böylece scrolling sırasında kaybettiği etkinlik hissini, tartışmada iradi biçimde hareket ederek geri kazanabilir.
Bu hareketin arkasında geçmiş tökezlemelerin intikamı da bulunabilir. Kişi daha önce haksızlık karşısında susmuş, bir cevap bulamamış, başkalarının önünde küçük düşmüş veya sistemin işleyişi karşısında güçsüz kalmış olabilir. Ragebait şimdi ona açık bir kabahatli ve hazır bir karşılaşma sunar. Önceki olayda söyleyemediği sözleri, yeni karşılaşmada söyleme imkânı bulur. Bu nedenle tepki bazen gönderinin kendisine göre aşırı güçlü hissedilebilir. Şimdiki kabahat, önceki mahcubiyetlerin karşılığını verme fırsatına dönüşmüştür.
Esprit d’escalier, yani karşılaşma sona erdikten sonra akla gelen kusursuz cevap, burada özel bir önem taşır. Kişi ilk tökezlemesinde hazırlıksız yakalanmıştı. Sonradan ne yapması gerektiğini düşünmüş ve gecikmiş cevabını bulmuştur. Ragebait, bu cevabın uygulanabileceği yeni bir sahne sağlar. Kullanıcı öfkesini yönelterek geçmişteki güçsüzlüğünü telafi ettiğini hissedebilir. Her yeni kabahat, gecikmiş intikamın yeni karşılaşması haline gelir.
Fakat ragebait’in ikinci tökezlemesi tam bu sırada gerçekleşir. Kullanıcı uzun bir yanıt yazmış, kabahati düzeltmeye çalışmıştır. Başka biri gelip bunun açıkça ragebait olduğunu söyleyerek onunla alay eder. Böylece ilk kullanıcının haklılık gösterisi, provokasyona yakalanmış olmasının delili olarak sunulur. Kişi bu kez kendi tepkisinin meşruiyetini savunmaya başlar. Öfkelendiğini inkâr etmeye, gönderinin yanlışlığını yeniden göstermeye veya kabahatin yine de önemli olduğunu açıklamaya yönelebilir.
Bu alayın özel bir işlevi vardır. İlk kullanıcı kendisini kabahate karşı duran kişi olarak konumlandırıyordu. Alaycı ise onu kabahatin kurduğu oyuna düşmüş biri olarak konumlandırır. Ragebait teşhisi, kişinin verdiği reaksiyonu teşhisin kendi kanıtına çevirebilir. Bu dilsel mekanizma Üçüncü Alfa Sözlüğü içindeki ragebait ve benzer suçlama kalıplarında da ele alınır (🔗). Kullanıcı öfkelendiği için tuzağa düşmüş sayılır; tuzağa düştüğü söylendiğinde yeniden öfkelenmesi de bu hükmü güçlendirebilir.
Böylece ragebait’in ilk kabahati ikinci bir kabahat üretir. Başlangıçta yanlış davranan kişiye öfke duyuluyordu. Şimdi bu davranışa öfkelendiği için küçümsenen kişi, kendi itibarına yönelik yeni bir haksızlık yaşadığını düşünebilir. İlk gönderi kabahatliyi, ikinci yorum ise tökezleyeni hedef alır. Kullanıcı ilkinde sistemi korumak istemiştir; ikincisinde kendi postürünü korumak zorunda hisseder. Her toparlanma hareketi yeni yorumlara, yeni alaylara ve yeni öfkelere dönüşebilir.
Sosyal platformların davranış kayıtları bu sürecin üçüncü katmanıdır. Kullanıcı bir gönderide durur, geri döner, yorumları açar, birine yanıt verir ve tartışmayı tekrar kontrol eder. Bu hareketler platform için kullanılabilir etkileşim izleri üretir. Kişi kışkırtıcı içeriğe karşı kendi mesafesini korumaya çalışırken, sisteme hangi içeriklerle ne kadar süre uğraştığına ilişkin bilgi verir. Karabasan Makinesi: Proteze Ayak Uydurmak yazısında, kullanıcının kendi davranışına göre biçimlenen dijital protezin ritmine giderek daha fazla ayak uydurması bu ilişki üzerinden açıklanır (🔗).
Öfkenin aldığı ödüller de bu alışmayı pekiştirir. Kişi kabahatliyi eleştirdiğinde çok sayıda beğeni, paylaşım veya destekleyici yanıt alırsa ileride benzer biçimde karşılık vermeye daha hazır hale gelebilir. Sosyal ağlarda öfkeli paylaşımların aldığı olumlu feedback’in sonraki öfke ifadelerini artırabildiği gösterilmiştir (🔗). Böylece öfke, zamanla öğrenilmiş bir katılım biçimine dönüşür. Kullanıcı yalnızca hangi içeriğe kızacağını öğrenmez; öfkesini nasıl göstereceğini ve hangi gösterinin karşılık bulacağını da öğrenir.
Ragebait’in başarısı bu yüzden geçmişte öğrenilmiş hareketleri karşı karşıya getirmesindedir. Parmak ilerlemeyi sürdürmeye hazırlanmıştır. Dikkat kabahate geri dönmek ister. Kişi eski utancının intikamını almak, kendi haklılığını göstermek ve toplumsal düzeni savunmak ister. Platform ise bütün bu hareketlerden yeni veri ve etkileşim üretir. Kullanıcı timeline’da tökezlediği anda, kendi tökezlemesini telafi etmek için yaptığı çalışma timeline’ın ilerleyişine katılır.
Merdivenin Sözcüsü ve Kahramanın Yüzü
Phaselift, bu hareketin sonunda ortaya çıkan başarıyı kimin hanesine yazacağını belirleyen sözcülük konumudur. Bir süreçte belirli bir değişken yükseldiğinde bu yükseliş bütün sistemin başarısı olarak sunulur. Sermaye büyürse sistem başarılıdır; teknik kapasite artarsa sistem gelişmektedir; platform daha fazla etkileşim toplarsa sistem daha iyi işlemektedir. Ardından başarı, sistemin zekâsına bağlanır. Önce gerçekleşen sonuç, sonradan o sonucu üretmiş olduğu söylenen üstün niteliğin kanıtına çevrilir.
Yürüyen merdivenin mekanizması bu işlemi somut olarak gösterir. Yolcu basamakların görünen yüzünde yukarı çıkar. Aynı basamak üst sahanlığın altında yön değiştirir ve makinenin içinden geri döner. Motor döner, zincir hareket eder, enerji tüketilir, parçalar aşınır ve bakım yapılır. Yolcunun yükselişi, bu devridaimin belirli bir yönden görünüşüdür. Phaselift, yükselen tarafı bütün mekanizmanın yüzü olarak seçer. Sonra seçtiği yönü sistemin kendi zekâsının kanıtına dönüştürür.
Aynı işlem insanın tökezlemesine uygulanır. Merdiven çalışırken yolcunun yükselmesi sistemin başarısıdır. Merdiven durduğunda yolcunun dengesini kaybetmesi, onun sisteme ne kadar bağımlı olduğunu gösteren bir kusur olarak sunulabilir. Yolcu kendi kas gücüyle çıkmayı başardığında bu kez sistemin insanları güçlüğe uyarladığı söylenebilir. Böylece kişinin sisteme alışması, tökezlemesi ve kendisini toparlaması aynı üstünlük hesabına girer. Phaselift başarısızı aşağılar; başarılıyı kendisine mal eder.
Bu sözcülüğün alaycı tarafı, insanın kendi bedensel hareketi üzerinde kurmaya çalıştığı hâkimiyeti hedef alır. Tökezleyen kişinin postürü bozulmuştur. Ona gülen kişi ise merdivenin işleyişini kavramış, tuzağa düşmeyecek kadar uyanık ve kendi hareketine hâkim biri gibi davranır. Sistemin sözcüsü, bu alaycı konumu genelleştirir. Yürüyen merdivene fazla alıştığı için tökezleyen insan, sistemin ürettiği alışkanlığın sonuçlarını kendi beceriksizliğinin işareti olarak taşır.
Kahraman da aynı değerlendirme düzenine yakalanır. Duran merdiveni kendi kaslarıyla çıkarak sistemin açığını kapatır. Bu çaba kendisine bağımsızlık ve üstünlük hissi sağlar. Phaselift ise onun başarısını sisteme uyarlanabilen insanların başarısı olarak açıklar. Arızayı aşmak için gereken fazladan emek, sistemin kendi içindeki seçilimin kanıtı haline gelir. Sistemin çalışmasını sağlayan teknisyenin emeği arka planda kalırken, arızayı kendi gücüyle aşan kişinin görünür başarısı sistemin başarı anlatısına katılabilir.
Ragebait’e öfkeyle karşılık veren insanın durumu da aynıdır. Kullanıcı kendisini sistemin yürümesini engelleyen kabahatlileri cezalandıran biri olarak görür. Kabahatliye karşı çıkmak için zaman harcar, delil toplar, uzun açıklamalar yazar ve başkalarını tartışmaya çağırır. Platform bu faaliyetin süresini ve yarattığı etkileşimleri kaydedebilir. Kullanıcının kendi haklılığını kanıtlama girişimi, platformun dolaşım gücünün bir parçasına dönüşür. Tartışma büyüdükçe platformun görünür faaliyet göstergeleri de büyüyebilir.
Phaselift’in özel becerisi, bu büyümeyi sistemin kendisine ait başarı olarak anlatmasıdır. Kullanıcıların öfkesi, kabahatlilerin teşhiri ve birbirlerine yönelttikleri alay, etkileşim artışının malzemesi olur. Artış daha sonra platformun insan davranışını anlama ve yönlendirme yeteneğinin kanıtı olarak sunulabilir. Böylece kullanıcıların sisteme yönelttiği öfke, sistemin kendi yükselişinin göstergesine çevrilir.
Phaselift bu işlemi kendi eleştirisine de uygulayabilir. Bir kullanıcı sistemin kendisini nasıl kışkırttığını keşfeder ve bunu açıklar. Başkaları açıklamayı paylaşır, tartışır, eleştirir veya alaya alır. Eleştirinin yarattığı etkileşim aynı dolaşımın içine girer. Sistem bu hareketleri yeni içerik, veri ve davranış geri bildirimi olarak işleyebilir. Böylece sistemin nasıl çalıştığını teşhir etmenin kendisi de onun çalışmasının yeni bir sahnesini oluşturur.
Phaselift’in en çarpıcı tarafı burada belirir: Merdivenin motoru durmuş olabilir, fakat merdivenin sözcüsü konuşmaya devam eder. Yolcular kendi güçleriyle basamakları tırmanırken sözcü onların gücünü sistemin üstünlüğü olarak sunar. İnsanlar arızadan şikâyet ederken sözcü şikâyeti sistemin kendisini geliştiren feedback’i sayar. Birileri tökezleyenle alay ederken sözcü alayı insanların uyum seviyesini gösteren bir sınav sonucuna dönüştürür.
Bu hükmün kendi kendisini güçlendiren yapısı, Land’s Phaselift yazısındaki kısa cümlede yoğunlaşır: The escalator administers the exam and grades its own ascent. [Yürüyen merdiven sınavı uygular ve kendi yükselişini kendi notlandırır.] İnsan sisteme ayak uydurduğunda başarılı sayılır. Tökezlediğinde değerlendirilir. Kendi gücüyle yükseldiğinde başarı sistemin hesabına geçirilir. Sınavın koşullarını belirleyen sözcü, hangi hareketin başarıya ve hangi hareketin kabahate karşılık geleceğini de belirler.
Escalo Ergo Sum
Yürümeyen merdiven tökezlemesinin sonunda kişi çoğu zaman basamakları çıkmayı sürdürür. İlk anda bedeni öne savrulmuş, görünüşü bozulmuş, taşınma oyunu kaçırılmış ve belki de kendisini özellikle dışlanmış hissetmiştir. Sonra ayaklarını yeniden yerleştirir, ağırlığını kendi bacaklarıyla yükseltir ve merdiveni tırmanır. Postürünü yeniden kurmasıyla kendi gücünü hissetmesi birleşir. Önce sistemi kullanmak için öğrendiği hareket yüzünden tökezlemişti. Şimdi sistemin sağlayamadığı hareketi kendisi gerçekleştirerek doğrulmaktadır.
Bu doğrulmanın intikamla birleşmesi, kişinin geçmişte yaşadığı mahcubiyete yeni bir anlam kazandırır. Kişi artık kendisini tökezleyen olarak hatırlamak yerine tökezlemeyi aşan biri olarak hatırlayabilir. Merdivenin neden durduğunu bir kabahatliye bağladığında kendi çabasını ona karşı kazanılmış bir zafer olarak sunabilir. Başlangıçta kendisini küçük düşüren olay, sonunda kendi üstünlüğünü göstermek için ihtiyaç duyduğu engele dönüşür. Kahramanlığın verdiği haz, sistemin kendisine yüklediği fazladan çalışmayla birleşir.
Ragebait bu dönüşümü sürekli tekrarlanabilir hale getirir. Her yeni gönderi sistemin yürümesini engelleyen başka bir kabahatli sunar. Her kabahat, geçmişteki tökezlemenin intikamını alma fırsatına dönüşebilir. Kullanıcı birini teşhir eder, kendi haklılığını savunur, destek alır ve yeni bir içeriğe geçer. Sonraki içerikte yeniden bir engel belirir. Her seferinde farklı bir kabahatle uğraşırken benzer öfke, düzeltme, alay ve karşılık verme hareketlerini tekrarlar.
Fiziksel yürüyen merdivende yolcu yukarı çıktıkça basamaklar makinenin içinde geri döner. Timeline’da da kullanıcı yeni içeriklere geçtikçe kendi davranışları yeniden sistemin dolaşımına katılır. Birinde motorun devridaimi, diğerinde içeriklerin, etkileşimlerin ve kullanıcı kayıtlarının devridaimi sürer. Kullanıcı her yeni kabahate karşı biraz daha yükseldiğini hissedebilir. Fakat kahramanlığını tekrar yaşamak için yeni kabahatlerin ortaya çıkması, aynı hareket dizisinin sürmesini sağlar.
Escalo ergo sum [Yükseliyorum, öyleyse varım.] bu yüzden hem bedensel hem de toplumsal bir formüldür. İnsan önce yürüyen merdivenin kendisini taşımasına güvenerek yükselir. Merdiven durduğunda kendi bedeninin bu güvene ne kadar alışmış olduğunu tökezleyerek öğrenir. Tökezleme başkalarının önünde gerçekleştiğinde postürünü düzeltmek ister. Kaçırılmış oyunun kasıtlı dışlanma olarak yaşanması ona kabahatli aratır. Kabahatliye karşı çıktığında kendi gücüyle yükselmenin gururunu hisseder. Ragebait bu gurura sürekli yeni mücadeleler sunar. Phaselift ise her mücadelenin sonucunu yürüyen merdivenin yükseliş hesabına kaydeder.
İnsan kendisini taşıyamayan merdiveni kendi kas gücüyle aşarken, phaselift onun yükselişini de merdivenin hanesine yazar. Merdiven yürürken insanı taşır. Merdiven durduğunda insan onun eksik bıraktığı işi üstlenir. Bu fazladan çalışma kahramanlık olarak yaşanır; ragebait kahramanlığa yeni kabahatliler sağlar. Phaselift de tökezleyene gülerek, intikam alanı değerlendirerek ve kahramanın başarısını sahiplenerek merdivenin sözcülüğünü sürdürür. Böylece sistemin durduğu yerde insanın kendi ayakları üzerinde yükselme arzusu, sistemin yeniden yürütülmesine katılır.
Escalo ergo sum: Tökezliyorum, doğruluyorum, yükseliyorum. Merdiven ise bütün bu hareketleri kendi başarısı sayarak gülüyor.






























Geri bildirim: Escalo Ergo Sum: The Stopped-Escalator Stumble, Ragebait, and the Heroism of Revenge – Žižekian Analysis