Category Archives: Çeviri

Entropi — Walk The Moon

Kaybolmuşsan sen ve
Ben gelip seni bulmuşsam
Kaybolmuşum ben de
Bir yol bulmuş olacaksın
Karanlıkta bir ışık belirecek
Ve işte o entropi
Getirecek seni bana geri
Çünkü beraberiz kaybolduğumuzda da
Ve biz aynıyız kaybolmuş olsak da
Ve beraber olacağız kaybolmuşsak da
Ve benim adımı çağıracaksın sen
Ve bir gün eğer
Gözlerimi yok etseler
Ve hiçbir şey göremesem
Gene de ister miydin beni?
Çünkü bin gün sonra sonsuz bir uzamda
Kalabalık bir yerde senin yüzünü tanırım
Çünkü beraberiz kaybolduğumuzda da
Ve biz aynıyız kaybolmuş olsak da
Ve beraber olacağız kaybolmuşsak da
Ve benim adımı çağıracaksın sen
Taşıdığım acı ve dert
Ne olursa olsun
Aramızda hiçbir uzam olmayacak
Ve karanlığa doğru
Yahut aydınlığa doğru
Aramızda hiçbir uzam olmayacak
Ve düşmanımın masasında
Sen yanımda ol isterim
Ki herkes görebilsin
Ve adımı ilk çağırdığın gün bilir miydin
Aynı olduğumuzu?
Bilir miydin ki?
Bilir miydin?
Çünkü beraberiz kaybolduğumuzda da
Ve biz aynıyız kaybolmuş olsak da
Ve beraber olacağız kaybolmuşsak da
Ve benim adımı çağıracaksın sen
Benim adımı çağıracaksın sen
Benim adımı çağıracaksın sen
Benim adımı çağıracaksın sen
Uuuu, bana lazım
Uuuuuu
Uuuuuu
Vay evet evet
Uuuuuuu
Hep lazımdı bana
Uuuuuuu

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Ormanların İnterneti — Ed Yong

Yeni çalışma farklı türlerden ağaçların köklerini bağlayan mantar interneti yoluyla bol bol karbon alışverişi yaptıklarını gösterdi.

Ed Yong — 14 Nisan 2016 — theatlantic.com

1999’da bir grup bilimci Christian Körner‘in öncülüğünde her Noel’de binlerce kişinin yaptığını yaptı: Norveç alaçam ağaçlarını tüplerle sardılar. Ama bunu Mart ayında yaptılar, Aralık ayında değil. Ve ağaçlar İsviçre’nin bir ormanındaki 40 metrelik devlerdi, oturma odasındaki 2 metrelik tıfıllar değil. (Ekibin vinç kullanması gerekti.) Ve tüplerin üzerinde lambalar ve ıvır zıvır şeyler yoktu. Bir dizi minik delik vardı, o deliklerden karbondiyoksit pompalanıyordu.

Ekip, yabanî alaçamlardan dört tanesini yıllarca böyle ilaçladı. Havaya pompalanan yüksek atmosferik karbondiyoksit seviyeleriyle ağaçların nasıl baş edeceğini görmek istediler. Ama süreç içinde, ve adeta bir kaza eseri, köklerini gizlice bağlayan mantar interneti yoluyla, “ormanların interneti” yoluyla, farklı türlerden ağaçların bol bol karbon alışverişi yaptıklarını gösterdiler.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Entropi — Todd Rundgren

İnsan denen bilmeceyi düşün
Tünemiş tepede Darwin’in merdiveninde
Kurallarını anlayamadığı halde
Oynar hayatını sanki önemliymiş gibi
Ama gözlerimizin önünden
Törenle geçer yalanlar
Ve gerçeklik sıçratılır

Rüyalarımız varken, harika rüyalar da
Yaşarız rüyalarda, berbat rüyalarda
Bir tek onu bekleriz, onu bekleriz

Entropi, akılsız entropi
Yalvarma ona
Düşünmez ki o hiçbirşeyi
Herşey eşittir ona göre
Entropi, kalpsiz entropi
Sevgiyi bilmez, sevgi göstermez
Hiçbirşeye, hiçbirşeye

Orada soluk alan öyle yavan bir can ki
Hiç gayret etmemiş biraz anlam katmaya
İnsan kafatasını istila eden kargaşaya
Müdahaleci bir kuvvet tasavvuruyla
Ve tanrı denen bu tasavvurla
Çubuk gibi dümdüz oluruz
Geri kalan herşey yalpalarken

Rüyalarımız varken, güzel rüyalar da
Yaşarız rüyalarda, sapkın rüyalarda
Onu beklerken
Hiç duramayız

Entropi, pusuda entropi
Şehvetsiz tecavüzcü tohumunu eker
Herşeye, herşeye, herşeye

Evet, bilgelik diye bir şey var

Ama bizde hiç olmadı
Fazlaca meşgulüz biz
Onu zırha bürümekle
Hiç olmadı şansımız
Hiç olmadı şansımız
Başlasın dansımız!

Peki ya korkusuz önderlerimiz?
Peki ya boyunlarımız?
Peki ya İsa’nın kilisesi?
Peki ya haplar ve seks?
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Peki ya özgür irade?
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Peki ya özgür irade?
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Entropi kazanacak!
Peki ya aklın hükmü?
Entropi kazanacak!
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Peki ya özgür irade?
Peki ya kıymetli özgürlüğümüz?
Peki ya özgür irade?
Entropi!
Hepimiz onun karşısında
Entropi
Hepimiz onun karşısında

Entropi özgürlüğü elimizden alamaz
Kıymetli özgürlük
Yok ki özgürlük
Yok ki barınak
Yok ki sığınacak gökyüzü

Entropi ezer herşeyi
Entropi mahveder herşeyi
Entropi temizler herşeyi
Herşeyi!

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Millî Marş — Radiohead

Herkes
Buralarda herkes
Herkes çok yakın
Ne oluyor?
Ne oluyor?

Herkes
Herkes çok yakın
Herkeste korku var
Tutunuyor
Tutunuyor

Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Bozulan Sondalarla Fukuşima Robot Mezarlığına Dönüyor — Tom Hale

Tom Hale — 6 Mart 2017 — iflscience.com

Fukuşima’da 4 trilyon yen’lik (35 milyar $) temizlik pek iyi gitmiyor. Eski nükleer santral, içeri gönderilip her seferinde bozulan uzaktan kumandalı sondalar yüzünden hızla robot mezarlığına dönüyor.

Fukuşima Daiichi nükleer santral reaktörlerinin üç tanesinde 2011’deki deprem ve tsunamiyi müteakip erimeler oldu. Altı senedir Tokyo Elektrik Enerjisi Şirketi (TEPCO) hâlâ yayılımdan etkilenen harabenin enkazları arasında 544 tonne‘luk (600 BE tonu) erimiş nükleer yakıt çubuklarını bulup ortadan kaldırmaya çalışıyor. Fakat bu tehlikeli gayretle görevlendirilen uzaktan kumandalı robotlar her seferinde bozuluyor.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Mycorrhizae ağı — Wikipedia

Mycorrhizae ağları (mikorize paylaşım ağları, “Ormanların İnterneti” adıyla da bilinir[1]) tek tek bitkileri birbirlerine bağlayarak su, karbon, nitrojen ve diğer besin ve mineralleri ileten mycorrhizae mantarlarının kurduğu yeraltı hypha ağlarıdır. Bu ağların biçimlenmesi bağlamlarla bağıntılıdır, toprağın verimi, kaynaklar bulunması, evsahibi ya da myco-ortakyaşar genotipi, düzensizlik ve mevsim değişimleri gibi faktörlerin [*] nüfuzu altındadır.[2]

İçindekiler
1) Mycorrhizae ağları yoluyla iletilen muhteva
2) Mycorrhizae ağ tipleri
3) Mycorrhizae ağların bitkilere getirdiği faydalar
4) Mycorrhizae ağları ve mycoheterotropik ve mixotropik bitkiler
5) Mycorrhizae ağlarının orman topluluğu düzeyindeki önemi
6) Atıflar
7) Dış bağlantılar

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Daha onbeş yaşındaymış

Daha onbeş yaşındaymış
Berkin derlermiş ona
Akşamüstü saat beş civarında
Nazım’ın ülkesinden kardeşimiz
Oradaki polis onu öldürmüş
İsmini hatırla: Berkin Elvan
Şiddet her zaman kızkardeşidir Devlet’in
İster burdakiler ister Erdoğan göndersin
Size de okulda düşmanlar var diye mi
Öğrettiler ötesinde Ege denizinin?
Koyunlaştıran milliyetçi pis dükkan
İster Türk olsun isterse Yunan
Kitapları da birbirini tutmaz
Bu sistem boğazımızı bırakmaz
Bizi kategorilerle ayırıp bölerler
Köleler çok ama az olmalı efendiler
Alexis’e rastlarsan gittiğin yerde
Bize göre o yaşıyor, ona söyle
Kardeşimsin, bu doğru kelime
Sintagma’dan gelip de Gezi’ye kadar

Daha onbeş yaşındaymış
Berkin derlermiş ona
Daha onbeş yaşındaymış
Nazım’ın ülkesinden kardeşimiz
Daha onbeş yaşındaymış
Oradaki polis onu öldürmüş
Daha onbeş yaşındaymış
Şiddet her zaman kızkardeşidir Devlet’in

Ve Pavlos’u görürsen o dünyada
Eski bir dosttur, konuş onunla
Ve faşistler varsa orada da
O seni koruyacak, sakın korkma
Bu gece Boğaziçi sahili yansın
Denizciler ağlar geçen vapurlarda
Allah ve Şeytan’ın ebedî zar oyununda
Kötü gelen zarla verdiler bizi kumarda
Ankara’dan gelen haberleri duydum
ODTÜ sokaklara çıkmış
Gençlerin otoriteden korkusu yok
Silahlı polis ve ordudan korkusu yok
Paylaştığımız birkaç kelimeyle
Bu gece sana yazıyorum ki göz göze gelelim
Böylece seslerimizi birleştirelim
Böylece sonunda haberleşebilelim
Bardağımda rakı var ve şerefe
Ağır duman ve küllükte küller
Kardeşim bu gece bizi ağır vurdular
Bu gece benim küçük kardeşimi öldürdüler

Daha onbeş yaşındaymış
Berkin derlermiş ona
Daha onbeş yaşındaymış
Nazım’ın ülkesinden kardeşimiz
Daha onbeş yaşındaymış
Oradaki polis onu öldürmüş
Daha onbeş yaşındaymış
Şiddet her zaman kızkardeşidir Devlet’in

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Olasılık ve Görcüllük — Slavoj Žižek

Olasılıklar, verili bir kanun (tesadüfî ya da değil) şartı altında endekslenmiş bir imkânlar kümesinin gerçellenmemiş olaylarıdır. Şans, bir olasılığın, başlangıçta verilen şartlar temelinde hiçbir tekanlamlı belirlenim uğrağı olmayan herhangi bir gerçellenmesidir. Buna göre benim olumsallık diyeceğim şey, endekslenmiş bir olaylar kümesinin (endekslenmiş kümeye ait bir olayın değil) kendisinin bir olaylar kümesi olayı olmaması özelliğidir; görcüllük diyeceğim şeyse, herhangi bir olaylar kümesinin, önceden teşkil edilmiş herhangi bir mümkünler bütünlüğü hakimiyetinde olmayan bir dönüşme içinde belirmesi özelliğidir.

Quentin Meillassoux, “Olasılık ve Görcüllük,” Çöküş: Felsefî Araştırma ve Geliştirme 2 (2007), s. 71–2.

Olasılığın net bir örneği, bir zarın atılmasıyla mümkün olmuş olan bir olayın gerçek bir olaya dönüşmesidir: önceden varolan imkânlar düzeni onu belirlemiştir, altı sayısının gelme şansı altıda birdir, o yüzden altı sayısı gerçellendiği zaman, önceden varolan bir mümkün gerçekleşir. Görcüllük, aksine, mümkünler kümesinin bütünlenemediği bir durumu adlandırır, öyle ki yeni bir şey belirir, önceden varolan mümkünler kümesinde hiçbir yeri olmayan bir olay gerçekleşir: “zamanın mümkünü yaratması tam da geçtiği anda olur, zaman gerçek olanı öne sürdüğü gibi mümkün olanı öne sürer, zaman kendini tam da zarın atılmasının içine sokarak yedinci bir olayı öne sürer, ilkede bu öngörülemezdir, olasılıkların sabitliğini kırar.” (s. 74) Meillassoux’nun buradaki isabetli formülü fark edilmeli: Yeni’nin ortaya çıkması, önceden varolan bir imkânı gerçellemekle kalmayan, ama gerçellenmesi içinde kendi imkânını yaratan (geriye dönük olarak açan) bir X belirdiği zaman olur.

Slavoj Žižek 2012 Hiçten Az

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

ç.n.

Probability’yi İhtimâl diye çeviriyorum. Olası olmak ve Olasılık artık Potential ve Potentiality oldu.

Becoming’e Dönüşme dedim, Transformation’dan daha lâyık bir İngilizce karşılık.

Case’i Olay diye çeviriyorum, İngilizce’de Event denen şeyler zaten bizim Olay dediğimiz şeylere karşılık gelmiyor.

Actual ile Virtual’ı zaten Gerçel ile Görcül diye çeviriyordum.

https://www.facebook.com/groups/Zatss/permalink/803888386425386/

4 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Kuantum Kanunları Siyahlı, Beyazlı, Siyahbeyazlı — Uluslararası Meşguliyet Makineleri

Uluslararası Meşguliyet Makineleri [*] kendi geliştirdikleri “kuantum bilgisayarı”nın el kitabında kuantum dünyasının ne olduğunu bizim için özetlemiş.

Bakalım kuantum dünyası ne menem bir uluslararası meşguliyet makinesiymiş…

IBF

[*] International Business Machines, IBM.

(quantumexperience.ng.bluemix.net)

Kuantum kanunları, bilebildiğimiz kadarıyla, en aslî fizik kanunlarıdır; ihlâl edilemezler. İşte bizim beş anahtar kanun hâlinde damıtılmış kendi kuantum fiziği versiyonumuz. Matematik size yeni geldiyse bu kanunların bir nüshasını bastırınız ve şimdilik atlayınız; dersin geri kalanı üstünde çalışırken zaman zaman bunlara geri dönerek öğrendiklerinizle nasıl alâkalandıklarını görünüz.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Akademik yayıncı Walter de Gruyter’e açık mektup — Akademik Filozoflar

(Google Docs)

Dr. Gertrud Grünkorn’ün [Dr. Yeşiltane] De Gruyter Felsefe Baş Editörlüğü’nden ihraç edilmesine şaşırdık ve üzüldük. Biz De Gruyter’le yayın yapan filozoflar Dr. Grünkörn’le senelerce sürdürdüğümüz çok başarılı ortak çalışmalarla güvene dayalı bir ilişki kurmuştuk. Dr. Grünkörn’ün akademik felsefede, özellikle Almanya’da etkileyici bir ağı var, ama ABE’de de var. O, hem yayıncı hem de akademik camianın geneli açısından büyük önem taşıyan yayın projelerinin, mesela toplu eserlerin eleştirel edisyonlarının, monografların, derleme ciltlerin, kitap dizilerinin ve akademik dergilerin edinilmelerinden yayınlanmalarına kadar örnek bir titizlikle ele alınmalarını her zaman emniyet altına almıştır. Biz De Gruyter’le yayın yapan eser sahipleri ve editörler açısından Dr. Grünkörn’ün ihracı o yüzden çok rahatsız edici bir işarettir.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim