Category Archives: Kurgu

Mucziyet — fıkra

Sırlarla anlam kılınan metafizik mucziyet neydi? İşte göklerden sızdırılan tapeler:

— Sayın melekler toplantıyı açıyorum. Ne olacak bu dünyanın hali? İnsanlar hiç kıymet bilmez oldu. Ne yapsak?

— Sağlam bir virüs gönderelim hocam şöyle dikenlisinden. Bilirsiniz: Hasta olmayan, sağlığın kadrini bilmez.

— Bravo! Hemen yarasalardan korona bulaştıralım, bir filmde görmüştüm.

— Çin’den yayılsın, herkes değer bilmeyi öğrensin.

“Salgın milyonlarca can aldı, insanlar aşı ve maskeyi reddediyor.”

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Güllü Koz Destanı: Karınca ve Ağustosböceği — mesel

Her yaz olduğu gibi o yaz da ağustosböceği türküsünü okudu. 

Karıncalar da her sene yaptıkları gibi duydukları ezginin neyin nesi olduğunu araştırsın diye izciler gönderdiler.

Ama önceki yılların aksine bu kez şansı yaver giden izci grubu ağustosböceğinin işaretiyle bir şeker tepesi buldu ve bittabi derhal oradaki besleyici kırıntıları yuvalarına taşıyıp depolamaya başladı.

Şeker mahallindeki gül kokuları ve ellerine geçen koz nedeniyle karınca toplumu biriktirdiği bu gıdaya Güllü Koz adını verdi.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Sıla Büyü Çiçeği ve Gür Ait Hatun Berk — mesel

Başlangıçta söz vardır (köken hikayesi).
Başlan gıçta söz vardır (başta ve sonda).
Baş-language’da söz vardır (kökenin gayesi).

Babil kulesini yıkan tektanrı tarihi başlatınca insanlık çil yavrusu gibi farklı dillere dağıldıysa da tarihöncesinde konuştuğu baş-language‘ı hiç ama hiç unutmadı. O gün bu gündür insan ne zaman sıla hasreti çekse baş-language’dan heceler hayal meyal kulağına çalınır.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Overthinking — fıkra

kral

Bir kral zehirlenme korkusundan sarayda hazırlanan hiçbir yemeği yiyemiyormuş. Saraya sızmış kimi hainlerin onun kuyusunu kazdığına yemin edebilirmiş ama kanıtlayamazmış. Sonunda samimiyetine güvendiği yerliş bir valinin önerisiyle saraya yeni bir aşçı getirtmiş.

Bu usta aşçı öyle bir spesiyal hazırlamış ki dediğine göre bu yemeği yiyenler eğer kraliyete sadıksa çabucak karnı doyup sofradan kalkarmış, yok eğer haince emeller peşindeyse hiç karnı doymayıp hep daha fazlasını istermiş.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Şahmaran: Kaza Geliyorum Dedi — fıkra

Medeniyetten nasibini alamayan putperest büyücü ailenin işledikleri ağır tedbirsizliğin sonuçlarından ibret aldıkları bildirildi.

Putperest Bey: Hanııım! Dün büyü için ödünç aldığın kobrayı ne yaptın?
Büyücü Hanım: E bodrumdaki adak taşına bırakırım ya hep, öyle yaptıydım…
Putperest Bey: Ama senin kızın sabah bize görünüp bodruma inmediydi mi?
Büyücü Hanım: Eyvahlar olsun!
Putperest Bey: Koş koş kooş!!!

(Bodruma inen tedbirsiz aile adak taşında bir de ne görsünler?)

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Kurgu, Laf sal atası

Doğru ve Yanlı: Şşş! — fıkra

Bir varmış, bir yokmuş…

Evvel zaman içinde Doğru ve Yanlı adında iki güzel kardeş varmış.

Gelgelelim kalbur saman içinde bunlar sevişip evlenmişler, tabu olduğu halde.

Bittabi derhal bunu duyan develer tellâl iken müdahale etmiş:

Durun siz kardeşsiniz! Hem doğru hem yanlı olur mu! Doğruysa yanlı olamaz, yanlıysa doğru olamaz!

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

İsa Ağladığında: Post-Çarmıh Travma Bozukluğu

İsa çarmıhta vefat ettiği halde Mecdelli Meryem’in karşısına çıkagelir:

— Meryem!!
— İsa nooldu gene? Sen ölmemiş miydin? Yüzünü gören cennetlik valla.

(Mecdelli Meryem rüya göbüşüne ellemek isteyince İsa apansızın geri sıçrar)

— Tutma beni Meryem ağlamak istiyorum…
— Yazık sana, post-çarmıh travma bozukluğu olabilir, bir psikoloğa görünsene. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Pir için yordam yakamayız — fıkra

Peşuk-ün Halis derler bir içtima vardı, üstatları hep diyelerdi ki:
— Her halükarda yordam icabı içtimayı sittin dakika addediniz…

Derken günlerden bir gün Jaklakan namlı bir pir çıkıp şöyle niyaz etti:
— Sittin dakika abesle iştigaldir, kısmal edile!

Divan-ı riyasetperver Anafroyud bunu işittiği zaman şöyle dedi:
— Pir için yordam yakamayız.

Ve bittabi derhal Peşuk-ün Halis üstatlarına toplu genelge gönderdi:
— İçtima sittin dakika addedile! Jaklakan kısmal edile!

Bkz “Psikanaliz Bir Ekholojidir”

4 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Kaçak Çağ’la Kan — derleme

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

unti

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Kaçak Çağ’la Kan) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

0) Kaçak Çağ (fıkra)

1) Jikle Kaan: Farazi Türk Jacques Lacan

2) Cakalı Kağan: Varsayalım tiyatrocu olsun Jacques Lacan

3) Çakal Okan: Diyelim ki şarlatan olsun Jacques Lacan

4) Jekyll Akın: Sanal başağa olsaydı Jacques Lacan

5) Çakılgan: Bilirkişi olsa Jacques Lacan

6) Çekül Ogün: Duhul-ü menziliye hocası Jacques Lacan

7) Çiğ Klingon: Bir barbar olsaydı Jacques Lacan

8) Çağılcan: Beş amelle unlansa Jacques Lacan

9) Çoğul Çağan: Gururlu guru olmuş Jacques Lacan

10) Çay Kolaçan: Teftişçi olursa Jacques Lacan

+ Televizyon da aynı işi hayli hayli görür (Jacques Lacan)

+ Can toplam/yekün varsayımıdır, Dünya gerçeğin yamuluşu/sırıtışıdır (Jacques Lacan)

+ Lacan Televizyonda: Gerçeğin yamuluşu/sırıtışı (grimace)

— Şıklat iffeti ~ (Bülent Ortaçgil)

+ Sezarın Hakkı: Perhizyen Brokoli Çorabı ve Bulancı Çok Lahana Çorbası (fıkra)

Diğer derlemeler

茶 : çay

jaklatele

5 Yorum

Filed under Kitap, Kurgu, Laf sal atası

Bilgi ne? İmle gine! — mesel

Döşünceli vatandaş bir gün sormuş bir bilgine:
— Hocam peki o zaman bilgi ne?

İrkilen bilgin onu süzünce de izah edivermiş:
— İşte onu bilebilemirem.

Empatik bilgin biraz döşünüp halkın talebini karşılamış:
— Olsun sen bil gine! Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Kurgu, Şey