Aşağıda anlatılan dört serüven, aynı serüvenin (yenileyici) yinelenişleridir.
I. Dönüm Noktası
Freud, uzun yıllar boyunca insan zihninin derinliklerindeki sırları çözmeye çalışmıştı. Ancak, hayatının son dönemlerinde, farklı bir maceraya atılmaya karar verdi. Freud, Ay’ın karanlık yüzüne gitmek istediğini açıkladı ve uzay aracı Feraset’i tasarlamaya başladı.
Feraset, dünya tarihindeki en ileri teknolojilerle donatılmıştı. Freud, seyahatinin amacı hakkında çok fazla konuşmuyordu ama insanlar onun Ay’ın karanlık yüzündeki gizemleri çözmek istediğini tahmin ediyorlardı.
General Electric Bilgisayar Laboratuvarı’ndan (Mountainview, California) Joseph Weizenbaum’un (ChatGPT’nin babuşkası ELIZA’yı kodlayacak kişi) Datamation dergisi Şubat 1962 sayısında çıkan yazısı: (Kova’da dev stelyum) “How to make a computer appear intelligent?” (zekanın türevi muhaberattır) (intelligence her iki anlama da gelir; zeka fallik, muhaberat mamillar halidir) (yapay zeka heykeltraşlığı çağrıştırır, suni muhaberat ek malumatı çağrıştırır)
Hem genel anlamda muhaberatın hem de suni muhaberatın teşekkülüne dair rivayetler muhteliftir. Deneme yanılma yöntemiyle suni muhaberat betikleri kodlayan işçiler de teyit eder ki bu mefhumu netleştirme gayreti –en azından şimdilik– teşekkürsüz bir uğraştır (betik: script: program). Bu özel anlam göbeğinin mücerret tefekküründen fiiliyata tesir edecek katkılar gelmesi beklenemez.
Minsky’nin kimi konuşmalarında önerdiği tanıma göre belli bir gözlemcinin anlayamadığı neticeler üreten herhangi bir faaliyet o gözlemciye sanki bir şeylerden ‘haberdar’ımsı (ne yaptığını biliyormuş gibi) veya en azından ‘nispeten bihaber’imsi (az çok fikri varmış gibi) gözükecektir. Okumaya devam et →
İstem: Sayın ChatGPT, şimdi lütfen 1 Mayıs 2023 Emek Veda Yanışma Günü’ne yeterli katkı sunamadığı için Hüray Fidaner’i “tuzu kuru dev bir göl”e benzeterek ona sitem eden ve bundan sonra davranışlarını düzeltmesi için üç madde sayarak ona yol gösteren duygu yüklü bir açık mektup, altına bir de şiir yazınız!
İstem: Sayın ChatGPT, şimdi lütfen 1 Mayıs 2023 Emek Veda Yanışma Günü’ne yeterli katkı sunamadığı için Caner Fidaner’i “tuzu kuru dev bir göl”e benzeterek ona sitem eden ve bundan sonra davranışlarını düzeltmesi için üç madde sayarak ona yol gösteren duygu yüklü bir açık mektup, altına bir de şiir yazınız!
İstem: Sayın ChatGPT, şimdi lütfen 1 Mayıs 2023 Emek Veda Yanışma Günü’ne yeterli katkı sunamadığı için Işık Barış Fidaner’i “tuzu kuru dev bir göl”e benzeterek ona sitem eden ve bundan sonra davranışlarını düzeltmesi için üç madde sayarak ona yol gösteren duygu yüklü bir açık mektup, altına bir de şiir yazınız!
Slavoj Žižek, toplumsal cinsiyet rollerini ve modern kültürdeki ilişkileri eleştirirken, özellikle sinema ve edebiyat üzerinden derin analizler sunar. Onun düşüncesine göre, melodramlar sadece bir kurgu türü değil, aynı zamanda toplumsal yapımızı anlamak için bir araçtır. Erkek ve kadın arasındaki ilişkilerin bu dramatik yapı içinde nasıl şekillendiğini çözümleyen Žižek, erkeklerin sevgi ve sorumluluk arasında kurdukları ikiliği analiz eder. Özellikle erkeklerin, aşklarını yüksek idealler uğruna feda ediyormuş gibi görünse de aslında bu fedakarlığın, aşık olduklarını kanıtlamak için bir strateji olduğuna dikkat çeker. Bu bağlamda, Žižek’in tespit ettiği “melodramların numarası”, toplumsal ilişkilerin ardındaki karmaşıklığı kavramamızda bize rehberlik eder.
Slavoj Žižek’in Gerçeği Sorgulamak kitabından bir alıntı okuyorum şimdi size:
Bir yana kadının başkasına göre ve başkası için oluşu, erkeğin narsisistik yansıtması oluşu, eril kadın imgesi oluşu konurken, öbür yana eril söylemin ötelerinde bulunan ‘asıl kadının ta kendisini’ koymak pek isabetli olmaz. Hatta bunun tam tersini öne sürmek isterim: ‘Kadının ta kendisi’ mefhumu eril düşlemin son kalesidir, erkeklerin kadınlara dair söylemlerindeki bünyevi çıkmazları sonuna kadar takip ettiğinizde ise ‘asıl kadın’ın çok daha yakınına varırsınız. İşte o eril simgesel düzenin ötelerinde bulunan ve asla dile getirilemeyen semiyotik falan filan denen o kadın… işte bu ötelik mefhumu eril düşlemin son kalesidir, böyle diyelim.