Kimera — Işık Barış Fidaner

tmp715226516727791617

Kimera bir bedenlenmedir, ama ne tür bir bedenlenme? Öncelikle, Kimera bir canavardır, yani yetkisiz bir bedenlenmedir [1]. Mitolojide Kimera canavarını Yunan kahraman Bellerophon öldürür, bu iş için onu Likya kralı göndermiştir (Likya güney Anadolu’dadır). Kahraman, kraldan Fallus’un yetkilenmesini aldığı için, [2] Kimera’nın dişi bir canavar olması önemlidir.

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Butler’ın nevrotikliği — Molly Anne Rothenberg

Psikanalizin özne oluşumu kuramı Butler’ın şu iddialarıyla doğrudan çelişir: Babasal mecaz bir “konuşulamazlık” alemi yaratır; riskli de olsa iradeli konuşma eylemleriyle bu aleme erişilebilir. Daha ziyade, babasal mecazın eklenmesi, bir şeyin kaybedildiği yanılsamasını yaratır, sürçmenin mümkün olmadığı kusursuz anlayışın dünyası kaybedilmiş gibidir. Butler’ın dediğinin aksine, bu “kayıp” aslında hiç gerçekleşmemiştir; Simgesel kaydın ardından gelen bir etkiden ibarettir. Bu dünya hiç varolmadığı için de, asla geri getirilemez. Özne bu dünyadan “kovulmuş” değildir, “dışlanmış” değildir. Daha ziyade, özne, Non/Nom-du-Père’in (Babanın Adı/Hayırı) eklenmesiyle üretilen bu hayali/imgesel kaybın etrafında yapılanır. Butler’ın “konuşulabilir olan ve olmayan arasındaki ayrımı yeniden çizmek” projesi, “kovulmuş” kalıntıya bir şekilde erişim edinildiğini varsayar (alıntı Excitable Speech kitabından). Demek ki Butler’a göre, ilke olarak, kayıp onarılabilir – “kapatılmış” bağlamların açılmasına yol açacak konuşma eylemlerine sahip çıkılması, siyasal anlamda ezilenlerin içerilmesiyle sonuçlanabilir, böylece kayıp onarılabilir.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

Müzik grupları

Yersiz Şeyler’de şarkı sözleri Türkçeye çevrilmiş müzik grupları ve müzisyenler:

Depeche Mode
Dream Theater
Led Zeppelin
Pink Floyd
Radiohead
Laibach
Cursive
Kelly Osbourne
Klaxons
Walk The Moon
Todd Rundgren
Leonard Cohen
Simon & Garfunkel
T. Rex
Rainbow
Gone Jackals
Deep Purple
The Prodigy
Amerie
The Beatles
SO3
Metallica
Iron Maiden
Blind Guardian
Cem Karaca
Talking Heads
Broadcast
Placebo
Nirvana
Courtney Barnett
Soundgarden
Jonathan Coulton
Gloria Gaynor
Bruce Cockburn
Ryan Harvey

Yorum bırakın

Filed under Şey

Ölümcül Trajedi — Dream Theater

Geceleyin tek başıma
Ne garip hissediyorum
Bulmam gerekli
Rüyalarıma tüm cevapları

Gece uyuduğumda
Çığlıklar duyuyorum
Ne demek bu?

Kapıyı kapatıp başka bir eve doğru yürüdüm
Yaşlı bir adam beni karşıladı, yalnız görünüyordu
Ona güvenebileceğimi hissettim
Benimle konuştu o gece;

“Delikanlı burda bir kız öldürüldü biliyor muydun?”
“Bu ölümcül trajedi üstüne yıllarca konuşuldu”
Viktorya ebediyen gitmiştir
Sadece hatıralar kalmıştır
Kadın öldü gitti
Nasıl da gençti

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şarkı

Möbius Şeridi Bir Adadır — Işık Barış Fidaner

mobius

Möbius şeridi (MŞ) haklı olarak tek yüzeyi ile ünlenmiştir: MŞ’nin üzerinde durduğunuzda, ayağınızın altındaki zeminin altında erişilemez bir “öbür yüz” varmış gibidir. Ama MŞ boyunca yeteri kadar ilerlediğinizde, sonunda “öbür yüz”e ulaşırsınız, yani o aslında erişilemez değildir: Zamanınızın bir kısmını feda ederek “öbür yüz”e erişebilirsiniz. Aslında bu “öbür yüz”ün varolmadığını da gösterir: Tek bir yüzey vardır. MŞ’nin boyunun iki katı kadar bir mesafeyi katederek MŞ’nin tamamını dolaşabilirsiniz. Bu kıssada eğitici bir ders vardır: İlk başta beliren rahatsız edici özdeş-olmayışın sonradan bir yanılsama olduğu açığa çıkar, yeteri kadar zaman harcayıp bir yolu izlerseniz bu yanılsamayı aşabilir ve sonunda Bir-tek-yüzey’in özdeşliğine ulaşabilirsiniz. Fakat bu hikaye MŞ’nin esas ayırt edici özelliği olan yönelimlenemez oluşunu açıklamaz.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Harfiyet/Hafriyat — Slavoj Žižek

Joyce bağlamında, Lacan onun (psik)analizi reddetmek için çok iyi bir nedeni olduğunu vurgulamıştı (zengin bir Amerikan patron Joyce’a finansal destek için analize girmesini şart koşmuştu); Joyce’un analize ihtiyacı yoktu çünkü o kendi sanatsal pratiğinde zaten analizin son anına tekabül eden öznel konuma ulaşmıştı, kutlanan harfiyet/hafriyat (letter/litter) kelime oyununda bu aşikardı – yani arzu nesnesinin dışkıya dönüşmesine, nesneyle düşlem-sonrası ilişkiye ulaşmıştı (bu formülü Jacques-Alain Miller’a borçluyum). Felsefe alanında Hegelci Mutlak Bilgi –belki de sadece Hegelci Mutlak Bilgi– bu aynı öznel konumu adlandırır, yani düşlemin katedilmesini, nesneyle düşlem-sonrası ilişkiyi, Öteki’ndeki eksikliğin tecrübe edilmesini adlandırır.

Slavoj Žižek 2005 Gerçeği Sorgulamak

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Not: Letter hem harf hem mektup demektir (let: müsaade eden diye de okunabilir). Litter hem çöp hem yavrular demektir. Harfiyet bir şeyi kelimesi kelimesine okumak demektir. Hafriyat bir yerleri kazmak demektir. Çöp esasen ağacından koparılmış dal demektir.

Bkz “Calhoun ve Farelerde Ödipal Yetkilenme Krizi”

8 Yorum

Filed under Çeviri

Meta Non-language — compilation

resim_2021-05-28_201640The texts can be read from the individual links or from the compilation’s tag page (Meta Non-language).

Işık Barış Fidaner

Contents

— There is a meta non-language

— There are only embodiments and authorizations

— Fetishistic “Conception” and Symptomatic Conception

— So true!!!

— Symbolic Scissors

— The Conflict About Sex

— Melancholy is a failure to desire

— Always Existed and Never Existed

— Entropy: Deleuze’s Symptom, Lacan’s Key

(Turkish)

Other compilations

元 : primary

1 Yorum

Filed under Kitap

Üst Dildışı — derleme

resim_2021-05-28_201640Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Üst Dildışı) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Bir Üst Dildışı Vardır

— Sadece bedenlenmeler ve yetkilenmeler vardır

— Fetişçi “Kavrayış” ile Semptomatik Kavrayış

— Cinsiyet Üzerine Çatışma

— Melankoli arzunun hüsranıdır

— Hep Vardı ile Hiç Olmadı

— Entropi: Deleuze’ün Semptomu, Lacan’ın Anahtarı

(İngilizcesi)

Diğer derlemeler

元 : birincil

1 Yorum

Filed under Kitap

Entropi: Deleuze’ün Semptomu, Lacan’ın Anahtarı — Işık Barış Fidaner

Entropiyi görcüllükle ilişkilendirdiğimde [1] bazı kişiler Deleuze’ün Fark ve Tekrar‘da entropiyi “aşkınsal yanılsama” sayarak dışladığına işaret ettiler. Ben de Deleuze’ün entropiyle ilgili pasajını okudum. Deleuze sahiden entropi mefhumundan rahatsız olmuş gibi görünüyor ama yazdıkları kulağa hiç de doğrudan dışlama gibi gelmiyor:

Entropinin paradoksu şudur: entropi uzamsal bir etmendir, ama diğer bütün uzamsal etmenlerden farklı olarak, olduğu gibi yeğinlikte içerilmiş bir uzanım yahut “dışarım”dır ve içerilme dışında yahut içerilmiş olmaktan başka bir şekilde varolmaz; bunun nedeni de işlevinin içerilmiş olan şeyin kendini dışardığı veya uzamsallaştırdığı genel hareketi olanaklı kılmak olmasıdır. Bu yüzden Isı qualitas’ına ve Entropi uzanımına esas olarak bağlı olan aşkınsal bir yanılsama vardır. (Fark ve Tekrar)

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Çevirmenler, True’ya Doğru demeyelim, Sahi diyelim

Türkçede yaptığımız tartışmaların çoğu zaman ego savaşına dönmesinde, kullandığımız kelimelerin de payı vardır. İngilizcede mantıksal geçerlilik değeri bildirmek için kullanılan True-False, Türkçede yaygın olarak Doğru-Yanlış ile karşılanmakta. Oysa Doğru-Yanlış, ahlaki yargı ile yüklenmiştir ve İngilizcedeki Right-Wrong’a daha yakındır. Doğru-Yanlış’taki bu gereksiz ahlaki yük, Türkçe konuşanlar arasında mantık çerçevesinde iletişim kurulmasını zorlaştıran bir parazit yayın gibidir. Psikanalitik terimlerle ifade edersek, simgesel değerleri ifade etme çabalarımız imgesel bir çatışma ile yüklenerek boşa düşer. “Doğru!” ya da “Söylediğin doğru!” dediğimizde sadece söylenen söze değil, o söz ile ima edilen duruşa (söyleyen kişinin ego’suna) da hak vermiş ve onu desteklemiş oluruz. Oysa “Sahi mi söylüyorsun?” diye sorulduğunda önermeye dair bir yargıda bulunulması beklenir, konuşan şahsın görüşüne dair değil. Böylece “Sahi!” ile İngilizcedeki “True!” ünlemini karşılayabilmiş oluruz. Daha önce False kelimesi için önerilen Fol karşılığı [1] ile bunu birleştirdiğimizde, True-False’un sahi Türkçe karşılığı olan Sahi-Fol‘u elde ederiz. Önermeler üzerinden konuşmanın kolaylaşması için bu kelimelere ihtiyaç duyarız.

Kullanım örnekleri:

“İstanbul bir şehirdir” önermesi sahidir.

“Domuzlar uçar” önermesi foldur.

Sahilik değeri, Sahilik tablosu, Mantıksal sahilik.

Alternatif: Sahihat değeri, Sahihat tablosu, Mantıksal sahihat.

P => Q sahi ise P sahi olduğu zaman Q da sahi olmalıdır.

P ∧ Q sahi ise P ve Q sahi olmalıdır.

P ∨ Q sahi ise P veya Q sahi olmalıdır.

[1] Bkz “Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim”

Bkz Doğru, “Türkçe Konuşanların Hakikat Körlüğünün Sebebi”

26 Yorum

Filed under Çeviri, Şey