Aşkolsun Žižek! — Mihenkcan Hevalzar

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

⏳⛰️🛡️ Süreç Heval ⏳⛰️🛡️

Cabbarsu’ya, bu metnin omurgasında taşıdığım bütün mihenk taşları için içten bir teşekkürle başlıyorum; çünkü bu yazı biraz da, Kürtlerin sabrında ısrarın adıdır.

Giriş: Bir mail, bir cümle, bir kırılma

Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı için Slovanyalı ünlü filozofa ulaştım. DEM Parti’nin İstanbul Bakırköy’deki Cem Karaca Kültür Merkezi’nde, iki gün sürecek, dünyanın dört yanından delegelerin, hukukçuların, devrimcilerin, Nobel ödüllülerin akacağı bir konferanstan söz ediyorum; Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın dünya deneyimleriyle tartışıldığı, Sinn Féin’den Güney Afrika’ya, Başûr’dan Avrupa’ya kadar temsilcilerin katıldığı bir buluşmadan.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Yüceltim nasıl olur, nasıl olmaz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

💾🔄⚙️ Fabrika Ayarları 💾🔄⚙️

Giriş: Yüceltim kelimesi neye dokunuyor?

Yüceltim kelimesi, kulağa ağır bir uzman sözü gibi gelebilir ama aslında çok basit bir soruya dokunur: İçte kaynayan bu enerji ne olacak? Öfke, kıskançlık, hırs, utanç, cinsel çekim, kırılmışlık, aşağılanmışlık… Bunlar öyle “silinebilen” duygular değildir. Yok sayıldıkça yerin altına inip oradan çalışmaya devam ederler. Yüceltim dendiğinde, bu ham enerjiyi olduğu gibi patlatmadan, başka bir yere taşıma becerisinden söz edilir. Kıskançlığı dedikoduya, ifşaya, karakter suikastına çevirmek bir yoldur; aynı kıskançlığı “bu kadar içimi acıtan ne, bende eksik diye gördüğüm ne” diye bir şarkıya, bir yazıya, bir kampanyaya çevirmek başka bir yoldur. Öfkeyi yumruğa, linç akınına, hesap kapattırma seferine çevirmek bir yoldur; aynı öfkeyi “bu haksızlığı nasıl görünür kılabilirim, hangi kuralları değiştirebilirim” sorusuna yatırmak başka bir yoldur. Birinde enerji yakar, birinde köprü olur.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Üretim nasıl yapılır, nasıl yapılmaz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

💾🔄⚙️ Fabrika Ayarları 💾🔄⚙️

Giriş: Üretimi “iş çıkarmak”tan “eşik atlatmak”a çevirmek

Günlük dilde üretim denince çoğu yerde akla sadece iş yetiştirmek gelir. Kurumlar için üretim, rapor bitirmek, proje teslim etmek, sunum hazırlamaktır. İçerik dünyasında üretim, kanalı boş bırakmamak, algoritmanın gözünde taze kalmak, “haftada üç video”, “her gün post” takvimine uymaktır. Ev içinde üretim, karnı doyurmak, evi toparlamak, çocukla ilgilenmek, yani sistemin zaten beklediği işleri aksatmamaktır. Bu anlamda üretim, var olan düzenin dişlilerini yağlamaktır; düzenin kendisini sorgulamaya pek karışmaz.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Çalışma nedir, ne değildir

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

💾🔄⚙️ Fabrika Ayarları 💾🔄⚙️

Giriş: Koşturma var, yol yok hissi

Gün boyu toplantıdan toplantıya giren, mesajlara yetişmeye çalışan, akşam oldu mu da ekran karşısında yığılmış bir genç düşünmek yeterli olur. Saatlerce online kalmıştır; bildirimler yanıp sönmüştür; birkaç sunum dosyası güncellenmiş, birkaç görev “tamamlandı” işaretlenmiştir. Eve dönerken ya da yatağa uzanırken gelen cümle ise tanıdıktır: “Bugün aslında ne yaptım?” Benzer bir sahne sokakta da vardır. Bir kurye bütün gün trafiğin içinde pedal çevirir ya da motor kullanır. Uygulamaya her girdiğinde onu bekleyen şey, sadece sayılar ve küçük simgelerdir: teslimat adedi, puan, rota, bonus eşiği. Günün sonunda bacaklarında ve belinde gerçek bir yorgunluk kalır; ekranda ise sadece birkaç satırlık bir özet.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Algoritma nasıl olur, nasıl olmaz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

💾🔄⚙️ Fabrika Ayarları 💾🔄⚙️

Giriş: Algoritma kelimesine sinen tedirginlik

Algoritma kelimesi bugün iki ayrı korkuyu aynı anda taşıyan tuhaf bir kelime haline geldi. Bir yanda matematik derslerinden ve bilgisayar biliminden gelen, nispeten masum bir anlamı var: Belirli bir işi yapmak için yazılmış, başı sonu belli adım adım talimat dizisi (🔗). Diğer yanda gündelik konuşmalarda, özellikle de Z kuşağı arasında, “algoritma beni gömdü”, “algoritma beni sevmiyor”, “algoritma yüzünden görünmez oldum” diyen cümlelerin taşıdığı daha karanlık bir anlam var. Burada artık ortada sadece bir tarif değil, davranışları, umutları, hayal kırıklıklarını eğiten görünmez bir düzenleme var. Aynı kelime hem kuru bir teknik tanıma, hem de neredeyse kader gibi işleyen bir sisteme işaret edince, düşünmek ve itiraz etmek zorlaşıyor. Ne zaman gerçekten kodlanmış bir düzenle karşı karşıya olunduğu, ne zaman sadece şartlandıran bir ortamın içindeyken ona “algoritma” adı verildiği karışıyor.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Açılım nasıl yapılır, nasıl yapılmaz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

💾🔄⚙️ Fabrika Ayarları 💾🔄⚙️

Açılımın ne olduğu sorusuna cevap arayan bir metin, en başta “açılım” kelimesini süslü bir teori olmaktan çıkarıp, gündelik cümlelere geri getirmek zorunda kalır. Bir yanda “kızgınım ama tam olarak neye kızgınım bilmiyorum” diyenler vardır, bir yanda “bu ilişki kötü ama niye kötü, anlatamıyorum” deyip konuyu kapatanlar. Bir de “bu ülkede bir tuhaflık var ama adı ne, çözemedim” diyen geniş bir kitle durur. Ortak nokta, hissin yoğun ama sahnenin bulanık olmasıdır. Açılım, bu yoğun ama muğlak paketleri tek tek açma işidir. Görüntüde tek kelime olan şeyin, içinde onlarca küçük an taşıdığını fark ettiren bir duraklama halidir. “Her şey aynı” diye elini sallayıp geçen bulanıklığın tam karşısına, “dur, hepsi aynı değil, içinde ne var bakmak lazım” diyen bir merak yerleştirir. Ayrıştırarak açmak, insanları ve olayları birbirine düşürmek değil, hepsini aynı kaba tıkıştırmaktan vazgeçmektir. “Herkes aynı”, “her şey aynı” kolaylığına karşı, “kim, nerede, ne zaman, kime karşı, hangi imkânla” diye detay soruları açmaktır.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Diyalektik nedir, ne değildir

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

💾🔄⚙️ Fabrika Ayarları 💾🔄⚙️

Giriş: sürekli kavga, sıfır hareket

Gündelik hayatın birçok sahnesinde aynı tablo belirir. Telefon ekranında sabah açılan bir tartışma, gece kapanmaz. Bir grup sohbetinde, iki mesaj yüzünden insanlar “blok”a kadar gider, ama kimse neye bu kadar kızdığını tam cümleye dökemez. Aile sofrasında aynı kelimeler dolaşır: özgürlük, saygı, emek, gelecek. Fakat anneyle çocuk, dede ile torun, bu kelimelerle aslında bambaşka dünyaları kasteder. İş yerinde toplantı odasında, okulda sınıfta, sosyal medyada yorumlarda hep aynı refleks çalışır: önce hızla taraf belirlenir, sonra o tarafın içine kilitlenilir, oradan bir milim oynanmamaya yemin edilir.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Muhataplık nasıl olur, nasıl olmaz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

💾🔄⚙️ Fabrika Ayarları 💾🔄⚙️

Muhataplık, övmek ya da sövmekle değil, birinin varlığını gerçekten ciddiye almakla başlar. Birinin yüzüne bakarken, mesajını okurken ya da sesini dinlerken, kafanın içinde çok basit bir soru dolaşır: “Bu kişi benim dünyamı az da olsa etkileyebilir mi, yoksa sadece arka planda gürültü mü?” Cevap “gürültü” ise, orada övgü de gelse sövgü de gelse, muhataplık yoktur. Sadece ses vardır.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Fabrika Ayarları 💾🔄⚙️

🤖✍️ Nümerik Söylemler 🤖✍️

Yapay Zekâ Çağında Kültür Kurma Müfredatı:
Fabrika Ayarları ve Kör Pencere

Sıkça Sorulan Sorular: Fabrika Ayarları ve Kör Pencere

Müfredat (playlist)
Yapay Zekâ Çağında Kültürü Sıfırlamak

Fabrika Ayarları programı
1. İnsan nedir, ne değildir
2. Konuşmak nasıl yapılır, nasıl yapılmaz
3. Muhataplık nasıl olur, nasıl olmaz
4. Diyalektik nedir, ne değildir
5. Açılım nasıl yapılır, nasıl yapılmaz
6. Algoritma nasıl olur, nasıl olmaz
7. Çalışma nedir, ne değildir
8. Üretim nasıl yapılır, nasıl yapılmaz
9. Yüceltim nasıl olur, nasıl olmaz

Kör Pencere programı
1. Görünüş neden
2. Linç niçin
3. Tavır ne uğruna
4. Estetik neden
5. Öne çıkmak niçin
6. Yenmek ne uğruna
7. Komik neden
8. Etkileşim niçin
9. Profil ne uğruna

40 Yorum

Filed under Kitap, Suni muhaberat

Konuşmak nasıl yapılır, nasıl yapılmaz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

💾🔄⚙️ Fabrika Ayarları 💾🔄⚙️

Konuşma denince çoğu zaman çok basit bir şeyden söz ediliyormuş gibi davranılır. “İşte söylersin, biter.” Oysa en çok kavga çıkaran anlara bakıldığında, cümlelerin kısa, anlamların ise aşırı yüklü olduğu görülür. İki arkadaş arasında geçen sıradan bir mesaj tartışması buna iyi örnektir. Ekranda görünen sadece “İyi, peki.” cümlesidir. Birinde bu cümle “kabul ediyorum” anlamı taşır, diğerinde “buz gibi küstüm” anlamı. Sosyal medya ve mesajlaşma üzerine yapılan araştırmalar, yazılı iletişimde tonun sık sık yanlış okunduğunu, insanların boşlukları kendi kafasındaki en kötü senaryoyla doldurduğunu gösterir (🔗, 🔗). Bu yüzden, konuşmak sadece kelime göndermek değildir; konuşmak, kendini ve karşıdakini çevirmektir. Parantez açmak ise bu çevirinin çıplak gözle görünür hale gelmesidir.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat