Tag Archives: Astaroloji

Astaroloji: Marksist müneccim değildir — Sushital Ray Chowdhury

Bu vaziyet ve mevzubahis çelişkilerin aslı astarı anlaşıldığı takdirde bütün bu çelişkilerin ister istemez giderek keskinleşerek mutlaka karşı konulmaz bir toplumsal kalkışma çıkaracağını görmek pek zor olmasa gerek. Bunun nesnel şartları gelişmektedir. Aslolan budur. “Devrimci sel kesinlikle kabaracak” fikrini izah etmek üzere Mao Zedong’un sözünü anımsayalım:

Marksist müneccim değildir; gidişatın getirdiği değişimlerin ancak genel yönünü gösterebilir; sadece o kadar, fazlası değil. Hangi gün ve saatte olacağını mekanik olarak öngöremez ve asla bu işe kalkışmamalıdır.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Şofar: Erbaba’nın katlini müteakip Kanun koyan kurucu jest — Slavoj Žižek

sofar

Theodor Reik 1920’lerde yazdığı klasik makalesinde bitimsizce pes tonlarda acı acı uğuldayan ‘şofar’a dikkat çekmişti. Şofar, koç boynuzundan yapılan nefesli bir çalgıdır, Yom Kipur tefekkür gününün akşam ritüelinde kullanılır. Reik şofar sesini kadim Erbaba’nın katli sorunsalına bağlar (Totem ve Tabu‘da anlatılan Urvater): Tumturaklı kurşuni gürüldemesiyle ürküttüğü dinleyicilerde tekinsiz bir acı-zevk karışımı uyandıran şofar, Reik’ın yorumuna göre, Erbaba’nın can-tözünden kalan son izdir; inleyen-ölen-aciz-aşağılanmış babanın bitmek bilmez feryadıdır. Yani şofar ‘önbastırma’ izidir, simgeler gelmeden öldürülen keyfiyet tözünün sesli bir anıtıdır adeta: Şofar sesinde ölme feryadı yankılanan baba ‘iğdişsiz’ Keyfi-Babadır (Erbaba). Reik şofara benzeyen bir başka ilkel çalgıyı da delil gösterir: Böğürboğa (bullroarer) arenada katledilen boğanın böğürtüsünü taklit eden bir çalgıdır: Her boğa güreşinde Erbaba’nın katli bir kez daha sahnelenir. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Çeviri

Hegel’de Diyalektik Dramatizasyon: Örnekleyerek Devirmek — Slavoj Žižek

Ruhun Fenomenolojisi‘nde (Hegel) “Efendilik ve Kölelik”, “Mutsuz Bilinç”, “Kalbin Yasası”, “Mutlak Özgürlük” gibi başlıklar soyut teorik konumlardan ibaret değildir; bunların her birisi teorik bir konumun “varoluşsal dramatizasyon”undan üreyen bir fazlalığı adlandırır: “Dramatizasyon” teorik konumun örtük önvarsayımlarını açığa vurarak onu boşa düşürür. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Yatay işbirliği

Yatay işbirliği, 1940 Fransız Yenilgisinin ardından Fransa’da birçok kadının Alman işgal kuvveti mensuplarıyla gerçekten girdikleri veya girdikleri düşünülen romantik veya cinsel ilişkilerdir. Genç adamların Fransız Direnişine katılmasında bu münasebetlerin varlığı mühim bir neden olmuştu. Fransa’nın Alman işgalinden Kurtuluşunun ardından bu kadınların çoğu Alman işgalcilerle kurdukları işbirliğinden dolayı cezalandırıldı.

Savaşın ardından Fransa’nın her yerinde işbirliği yürütmekle suçlanan kadınların kafası traşlandı. “Traşlı kadın” (femme tondue) denen bu insanlar sokaklarda kolayca tanınıyordu. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Semanın altı mı karmakarışık yoksa kendisi mi? — Slavoj Žižek

Mao Zedong’un en ünlü deyişlerinden biri şudur:

Semanın altı karmakarışık, vaziyet fevkalade!

Mao’nun burada dile getirdiği derdi anlamak kolaydır: Mevcut toplum düzeni parçalanırken beliren kargaşa, kararlı eylemlerle politik gücü ele geçirebilecek devrimci güçlere müthiş fırsatlar sunar… Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri