Casey Schwartz — 24 Haziran 2015 — nytimes.com

Beyin taraması Freudcu psikanalizi kurtarmaya yardım edebilir mi?
1900 yılında Sigmund Freud, Viyanalı nöral bozukluklar uzmanı, zengin bir tanıdığının 18 yaşındaki kızıyla tedaviye başladı. 44 yaşındaki Freud, “konuşarak iyileşme” [talking cure] diye adını duyuracak psikanaliz pratiğine daha yeni başlamaktaydı. Freud’un sonradan “Dora” adını verdiği bu kız, açıklanamayan bir belirtiler öbeği taşıyordu: Keyifsizdi, bilincini yitirmeye meyilliydi ve bazen haftalarca en fazla fısıldayarak konuşabiliyordu. Freud ona histeri teşhisi koydu, bu terim fin de siècle Avrupa’sında psikolojik stresi fiziki belirtilerle dışavuran bir bozukluğu adlandırır. Dora’nın durumunun izini süren Freud, babasının cinsel şımarıklıklarına [infidelities] ulaştı, Dora ergenliği boyunca bu işlerin ayarlanmasına [orchestrate] yardım etme mecburiyeti duymuştu. Dora analiz sırasında Freud’a, babasının arkadaşının — Herr K., ondan onlarca yaş büyük evli bir adam — boş ofis binasında ona yavşadığını [accost], dudaklarını öpmeye kalktığını söylediği zaman, biyoloji eğitimiyle kendi bilimsel işlerine dalmış Freud, bu rahatsızlığına dair onunla empati kuramadı. Dora bir gün, daha 11 hafta tedavi görmüşken ve henüz hiç iyileşmemişken, görüşme biterken ayağa kalktı, Freud’a mutlu yıllar diledi ve bir daha geri dönmedi.





























