Fallus, boş imleyen olmadan önce boşunalığın imleyenidir, ‘ne yapsan boşuna’ der. ‘Büyük Öteki yoktur’ beyanının en radikal ve gerçek anlamı fallik boşunalıktır. Boşunalık özünde entropidir ama çıplak hali rahatsız edici ve nefret uyandırıcı olduğu için simgesel düzende ‘bedel’ ve ‘feda’ şeklini alarak enerjinin desteği biçimine bürünür [1].
Eril kimlik taslama, fallik boşunalığın tahrik ettiği nefrete yönelim vererek onu kutuplaştırmayı amaçlar. Esas-İmleyen olarak yazılıp iktidar simgesi olduğunda fallik boşunalık ‘Bana karşı ne yapsan boşuna’ şekline sokulur. Fallik imleyen budur. Tanrı kavramı bu konumu işgal eder. Kimlik taslayan eril, kendisini fallik boşunalığın istisnası sayar ve saydırır, ‘bedel’ ve ‘feda’ kavramları bunu ispatlama işine yarar. Trajedilerde ‘yazgı’ böyle eril bir rol üstlenir.
Okumaya devam et →