Tag Archives: Entropi

Fütursuz Çağa Karşı Sütur — Işık Barış Fidaner

banksy-no-future

Franco “Bifo” Berardi, Gelecekten Sonra (2011) kitabında son iki yüzyılı “gelecek” kavramı bakımından ayırt eder. Ona göre 20’nci yüzyıl “geleceğe güvenmek” ile tanımlanmıştır; başlangıç işareti 1909 tarihli Futurist (Gelecekçi) manifestodur, bitiş işareti ise 1977’de punk grupların şarkılarında dillendirilen “No Future!” (Gelecek Yok!) sloganıdır. 20’nci yüzyılın geleceğe duyduğu ütopyacı sonsuz güven, 70-80’lerde bir miktar sarsıldıktan sonra 90’larda siberkültür ve internet özgürleşmesi üzerinden son bir kez daha çırpınmışsa da nihayetinde neoliberal bozunuma yenik düşmüştür. Berardi’ye göre 21’inci yüzyıl distopyaların ve geleceksizliğin yüzyılıdır. Hatta iklim krizinin aldığı boyutlar ve küresel koronavirüs salgını düşünüldüğünde, Berardi kitabı yazdıktan sonraki yıllarda 21’inci yüzyılın artık “felaketler yüzyılı”na dönüştüğü söylenebilir.

Okumaya devam et →

35 Yorum

Filed under Şey

Hep Sonradan: Entropi ve Feda — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Robot şarkı)

tdworld_20573_lightbulb_getty

Bir ampul düşünün. Ampule verdiğiniz elektrik enerjisinin bir kısmı aydınlanma için kullanılır. Bu kısım, enerjinin “işe yarar” bölümüdür. Verilen enerjinin başka bir kısmı ise ısı halinde ampulün çevresine yayılarak kaybedilir. Bu ikinci kısım, enerjinin “işe yaramaz” bölümüdür. Her ampulde ve her sistemde bu ikinci kısmın ister istemez kaybedilmesi, “entropi” kelimesi ile belirtilir.

Okumaya devam et →

27 Yorum

Filed under Şey

Entropi: Deleuze’ün Semptomu, Lacan’ın Anahtarı — Işık Barış Fidaner

Entropiyi görcüllükle ilişkilendirdiğimde [1] bazı kişiler Deleuze’ün Fark ve Tekrar‘da entropiyi “aşkınsal yanılsama” sayarak dışladığına işaret ettiler. Ben de Deleuze’ün entropiyle ilgili pasajını okudum. Deleuze sahiden entropi mefhumundan rahatsız olmuş gibi görünüyor ama yazdıkları kulağa hiç de doğrudan dışlama gibi gelmiyor:

Entropinin paradoksu şudur: entropi uzamsal bir etmendir, ama diğer bütün uzamsal etmenlerden farklı olarak, olduğu gibi yeğinlikte içerilmiş bir uzanım yahut “dışarım”dır ve içerilme dışında yahut içerilmiş olmaktan başka bir şekilde varolmaz; bunun nedeni de işlevinin içerilmiş olan şeyin kendini dışardığı veya uzamsallaştırdığı genel hareketi olanaklı kılmak olmasıdır. Bu yüzden Isı qualitas’ına ve Entropi uzanımına esas olarak bağlı olan aşkınsal bir yanılsama vardır. (Fark ve Tekrar)

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

İş-başında-bilgi, Gerçek Angajmanlı Çabadır — Işık Barış Fidaner

Fabio Vighi’ye göre Lacancı “iş-başında-bilgi” (knowledge-at-work, savoir-faire, know-how) mefhumu emek-gücünün kapitalist değerlenmesinden bir çıkış yolu gösterir:

Lacan’da, Simgesel ile Gerçek arasındaki farkın soyut ve somut evrensellik arasındaki çatışkıyı yansıttığı görülebilir: Gerçeğin somutluğu, tekil itaatsizliği, Simgeselliğin evrensel tutarsızlığı ile örtüşür. Bu bakımdan, çalışma kapasitesi olarak emek, keyfiyetin Gerçeği olarak kaydedilmelidir –her zaman bilinçdışının kontrolsüz işidir, bu da özgül bir keyfiyet kipi ile ilişkilenir–, değerlenme süreci ise bu bilinçdışı, somut “emekçiliği” toplumsal-simgesel bir kurguya çevirme girişimidir (ve tanımı gereği başarısızdır); bu kurgunun meşruiyeti, emek-malın soyut mübadele edilebilirliğinin ideolojik olarak dayatılmasına ve denetlenmesine bağlıdır. Lacan’ın işin bilinçdışı tözünü üretkenci olmayan bir şekilde tanımlaması benim Hegelci savım için çok önemlidir: Kapitalist diyalektik, emek-gücü temelinde kendi içine çöker. Lacan’ın 16’ncı ve 17’nci seminerlerde işi bilgiye ve dolayısıyla keyfiyetin Gerçeğine bağlaması (savoir-faire olarak, bilinçdışı iş-başında-bilgi olarak iş), 1970’lerin başında Fransa’da beliren emek ve kapitalist üretkenlik eleştirilerine kıyasla (mesela Jean Baudrillard, Georges Bataille ve Jacques Camatte’in eleştirilerine kıyasla) Lacan’ın kuramsal konumuna diyalektik bir avantaj sağlar. (“The Hegelian Moment: from the Withering Away of Labour to the Concrete Universality of Work” [Hegelci Moment: Emeğin Sönümlenmesinden İşin Somut Evrenselliğine])

Şimdi Vighi’nin ayrımını kendi terimlerime çevireceğim. “Çaba”yı “angaje emek-gücü” olarak tanımlıyorum [1] ve “simgesel angajman” ile “gerçek angajman” arasında Lacancı bir ayrım yapıyorum [2]. Simgesel angajman, emek-gücünün (ya da emek-zamanın) kapitalist değerlenmeye hizmet etmek için yatırılması gibi işler, gerçek angajman ise “keyfiyetin Gerçeğini” taşıyan bir “bilinçdışı iş-başında-bilgi”dir, Vighi’nin kavrayışında olduğu gibi.

Okumaya devam et →

19 Yorum

Filed under Şey

Arzu ile Arıza — Işık Barış Fidaner

Psikanalizin belki de en büyük buluşu ya da icadı, arzu ile arıza kavramları arasında bulduğu bağlantı ya da kurduğu köprüdür. Bu köprü yoluyla, rüya, dil sürçmesi ve şaka gibi arızî edimlerin yapısında saklanan cinsel veya saldırgan arzu ve dürtüler tespit edilmiş ve bunlara Bilinçdışı adı verilmiştir. Öte yandan bilinçdışı arzuların gizemli “kral yolu”nu (Freud’un deyişi) sonuna kadar izleyenler nihayetinde kimi temel arıza ve çıkmazlarla yüzyüze gelirler: Dilde kelimelerin yetersiz kalması, cinsiyetli varlıkların ölümlü olması, Gerçeğin imkansız olması, hakikatin tamamsız olması… [1] Arzu ile arızanın ortak özelliği, yapıcı olmaktan çok bozucu olmalarıdır. Bu yüzden ruh sağlığı ile ilgili “bozukluk”lardan bahsedilir. Peki arzu ile arıza neleri bozar?

Okumaya devam et →

23 Yorum

Filed under Şey

Uzamsal ile Bileşimsel — Işık Barış Fidaner

Öncelikle Deleuzecü kavram çifti gerçel-görcül’ü [1] alalım ve alternatif kavram çifti olarak uzamsal-bileşimsel’i önerelim: Gerçellik uzamsaldır çünkü uzaylarda gerçekleşir, görcüllük ise bileşimseldir çünkü imkan bileşimlerinden oluşur (Deleuze bunlara “bulutlar” der) [2]. Şimdi bu çifti termodinamikten gelen bir başka çift olan makrohâl-mikrohâl ilişkilendirebiliriz: Makrohâl bir sistemin uzamsal bölgelerine tayin edilen sıcaklık, basınç gibi fizikî özellikleri içerir, mikrohâller ise bir sistemdeki moleküllerin imkanlı bileşim ya da düzenlemelerini içerir. Bu aynı zamanda Deleuze-Guattari’nin molar-moleküler ayrımına da denk gelir. Bu da bizi fizikteki daha genel bir kavram çiftine götürür, Enerji-Entropi: Enerji uzamsal makrohâl yoluyla tanımlanır, Entropi ise bileşimsel mikrohâller yoluyla tanımlanır. Böylece Deleuzecü gerçel-görcül’ü termodinamik terimlerle yeniden tanımladık [3].

Okumaya devam et →

29 Yorum

Filed under Şey

Kuantum deneyinde ‘zaman oku’ tersine çevrildi — Emily Conover

Emily Conover — 27 Kasım 2017 — sciencenews.org

Ama termodinamiğin ikinci kanunu hâlâ geçerli

112117_ec_arrow-of-time_main_free

ZAMANI GERİ ÇEVİR Bir kuantum deneyinde bilimciler zaman okunu tersine çevirdiler. ‘Zaman oku’ fikrine göre doğal süreçler zamanda tek bir yöne doğru olur. RAWPIXEL.COM/SHUTTERSTOCK

Fincandaki ılık kahveniz birdenbire kendi kendisini ısıtmaz, mikrodalgaya gidişini ne kadar ertelerseniz erteleyin. Ama aynı kural kuantum sistemlerinde geçerli olmayabilir. Soğuk havanın bir kupayı ısıtması gibi, belli şartlar altında soğuk bir kuantum parçacığından daha sıcak bir parçacığa kendiliğinden ısı akabiliyor, 10 Kasım’da arXiv.org’da araştırmacıların bildirdiğine göre. Bu görüngü “zaman oku“nu (doğal süreçlerin ileriye doğru oldukları, geriye doğru olmadıkları fikrini) tersine çevirmişe benziyor (SN: 7/25/15, s. 15).

Bir zaman okunun varolması termodinamiğin ikinci kanununun sonucudur. Kanun entropi veya düzensizliğin zaman içinde artma eğiliminde olduğunu beyan eder. Bu kural, bir camı paramparça etmek kolayken onu eski hâline getirmenin zor olmasını açıklar, ısının niye sıcaktan soğuğa doğru kendiliğinden aktığını ama aksi yönde akmadığını açıklar.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Bilimciler Canın Ölmediğini Buldular, Can Evrene Geri Dönüyor

1

1 Nisan 2017 — peacequarters.com

Bunu bir fol bilim örneği olarak Türkçe’ye çeviriyorum (1 Nisan şakası!).

“Bir tane” diye niceledikleri soruya “can” adını vermişler. Nicelemek için soruyu nesneleştirmişler. Oysa sorular nesneleştirilemez. Bir sorunun nesneleştirilmesi folluktur.

Badiou’nun deyişiyle bu bir sol-kanat sapmadır, yani A(A). Bunu tamamlayan [complement] karşıt fol bilim örneği için bkz. Bir Fizikçi İzah Ediverdi: “Geniş Hadron Çarpıştırıcısı Hayaletlerin Varolmadığını Kanıtlar”

IBF

Not: Soul’a Can diyorum, Spirit’e Ruh diyorum.

İki önde gelen bilimciye göre, insan beyni aslında bir ‘biyolojik bilgisayar’ ve insanların bilinci beynin içinde yer alan kuantum bilgisayarda çalışan bir program, biz öldükten sonra bile varlığını sürdürüyor.

Uzmanlar şöyle açıklıyor: “insanlar öldükten sonra, canları evrene geri döner, can ölmez.”

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Maxwell’in demon’u

Maxwell’in demon‘u, ısıl ve istatistiksel fizik felsefesinde, fizikçi James Clerk Maxwell’in Termodinamiğin İkinci Kanunu’nu ihlâl eden bir hipotez olarak ürettiği düşünce deneyidir.

Düşünce deneyinde bir demon iki gaz haznesi arasındaki küçük bir kapıyı denetler. Tek tek gaz molekülleri kapıya yaklaştığında demon kapıyı çabucak açıp kapatır öyle ki hızlı moleküller öbür hazneye geçerken yavaş moleküller birinci haznede kalır.

Wikipedia

2 Yorum

Filed under Şey

Yerçekiminin Kaynağı ve Newton Kanunları Üzerine — Erik P. Verlinde

Erik P. Verlinde — 6 Ocak 2010 — arxiv.org

Özet:

Başlangıç ilkelerinden ve genel varsayımlardan yola çıkan, uzayın holografik bir senaryo yoluyla belirgen olduğu kuramdan Newton’un yerçekimi kanununun doğallıkla ve kaçınılmazca ortaya çıktığı gösterilir. Yerçekimi, maddî cisimlerin konumlarıyla ilişkili bilgilerde olan değişimlerden kaynaklanan entropik bir güç olarak izah edilir. Sunulan savların izafî genellemesi doğrudan doğruya Einstein denklemlerine ulaşır. Uzay belirgen olduğunda Newton’un atalet kanununu bile izah etmek gerekir. Eşdeğerlik ilkesi aslında işte bu kanunun kaynağının entropik olduğu sonucuna bizi vardırır.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim