İstem: Sosyal medyada kendini beğendirme zorlantısı nedeniyle insanlar robot taklidi yapıyor. Yapay zeka devriminde ise beşeri veritabanlarını işleyen robotlar insan taklidi yapıyor. Bir yanda sosyal medya (robot taklidi yapan insan), öbür yanda yapay zeka (insan taklidi yapan robot). Hangisi gerçek? Bunu anlatan şarkı sözleri yaz!
Verse 1: Sosyal medya güldürürken yalanlarla dolu, Her fotoğraf bir maske, gerçeklik solu. Beğenilerle ölçüyoruz değerimizi, Gösterişin esiri, içimizdeki gerçeği.
İstem: Aşağıdaki soruya Erdoğan Özmen adına cevap yaz! Kararlı bir dil kullan! [irtibat kurduğum kendisi beş ay boyunca cevap göndermeyince yapay zekaya yazdırdım]
Sayın Erdoğan Özmen, Sigmund Freud Totem ve Tabu (1913) kitabında psikanalizi Darwinci evrime bağlamak için Urvater/Erbaba efsanesini anlatmıştı, ayrıca Le Bon’la tartıştığı Kitle Psikolojisi ve Ben Analizi (1921) eserinde (o zamanki terimlerle) “hipnozcu şef”ten bahsetmişti. Cemal Dindar eserlerinde ve demeçlerinde bu iki efsanevi anlatımı birleştirip “şefin sürüyü hipnotize etmesi” kavramını güncel gerçeklere bağlayarak Kenan Evren ve Recep Tayyip Erdoğan gibi etkili liderlere bakış ve sesle halk iradesini esir alabilen büyülü güçler atfetti [1]. Oysa bu liderler halkın bilinçli iradesinden de destek alarak yetkilendiler ve bugün hipnoz denince büyüsüz bir psikoterapi yöntemi akla gelir. Bir makalenizde “Freud’un gerçekliği teoriye uydurma jesti” [2] olarak nitelediğiniz Urvater/Erbaba’nın statüsü sizce tam olarak nasıldır? Lacan’ın cinsiyetlenme formüllerinde “iğdişten muaf biri var” önermesiyle eşleştirilen Urvater/Erbaba bir efsane midir, gerçek midir, mathem midir, hayal midir, hepsi veya hiçbiri midir, güncel gerçeklere ne gibi yollarla bağlanabilir?
1-6-7-8’in sözleri ChatGPT’den, 4-5’in sözleri Suno’dan, 2-3-9-10 sözleri uyarlama; müzikler, konuşma ve kapak “suni muhaberat” (yapay zeka) ile üretildi (ChatGPT, Suno, Lovo, Bing). [*] (IBF+Fİ)
İstem: Radyo sunucusu Özne Bilendam “Nümerik Esintiler” isimli programın onikinci bölümünde önce kendini tanıtacak. Sonra 10 tane şarkı sunacak. Her şarkı öncesinde şarkının adını anarak yapacağı konuşmaları tek tek hazırla! Konuşurken her şarkının ismini bildirecek ve konusundan bahsedecek: “Sâir-i âlî zâyidir” (“Büyük Öteki yoktur” anlamına gelir), “Baş, omuzlar, dizler ve ayaklar” (“Head, shoulders, knees and toes” uyarlaması), “Mutlusun ve bunun farkındasın” (If you’re happy and you know it), “Hüzün ve Sevinç” (Instagram), “Sigmund Freud, Bizi Kurtar Sosyal Medyadan”, “Fallik Kadın”, “Biz plastik insanlar”, “Teyitçi Ego”, “Kulisten” (gizemli), “Zümrüt Levha” (Hermes Trismegistus) [telaffuz için sonuca ince ayar çekildi]
Merhaba sevgili dinleyiciler, ben Özne Bilendam. “Nümerik Esintiler” programının onikinci bölümüne hoş geldiniz. Bu bölümde size birbirinden ilginç ve düşündürücü şarkılar sunacağım. Hadi başlayalım! İlk şarkımız, “Sâir-i âlî zâyidir”. Bu şarkı, Lâkan’ın ünlü söylemi “Büyük Öteki yoktur” anlamına geliyor. Varoluşun derinliklerine inen bu parça, modern insanın içsel çatışmalarına ışık tutuyor. Hadi, dinleyelim!
İstem: Fallik kadın erkeksi de olabilir kadınsı da olabilir. fallus elindeyse erkeksidir, kastırmasyon alenidir, taslama yapıyordur. yok eğer fallus cebindeyse kadınsıdır, kastırmasyon örtüktür, konteslik yapıyordur. Bunun şarkısını yaz!
[Verse] Sosyal medyada kaybolmuşuz Adeta bir labirent Ekrana bakıyoruz Gerçek dünya ile tamamen kopmuşuz Gözler sokakları değil Telefon ekranlarını avlıyor Kelimeler değil Emoji’lerle anlatıyoruz duygularımızı
İstem: Lacan’ın “Büyük Öteki yoktur” sözünü anlamak için bu sözü ölü dillerde yazmalıyız. Latince bu söz şöyle yazılır “Non est magnus alius”. Osmanlıca bu söz şöyle yazılır “Sâir-i âlî zâyidir”. Buradaki “sâir” vesaire’deki “diğer” anlamındadır. Bunları tek tek açıklayan Lacancı makale yaz!
Lacan’ın “Büyük Öteki yoktur” (“Non est magnus alius” ve “Sâir-i âlî zâyidir”) ifadesi, psikanalitik teoride önemli bir yer tutar ve bu ifadenin tam olarak ne anlama geldiğini anlamak, Lacan’ın felsefi ve psikolojik teorilerinin derinliklerine inmekle mümkün olur. Bu makalede, bu ifadenin her iki ölü dildeki (Latince ve Osmanlıca) çevirilerini de açıklayarak, Lacan’ın ne demek istediğini detaylı bir şekilde ele alacağız.