İnsan kendisini nasıl iletir? Dil hakkındaki temelden yanlış görüşün kendisini kesinlikle ele vermesini sağlayacak kesin bir ayrım yapmak, bir seçenek sunmak durumundayız. İnsan, tinsel özünü şeylere verdiği adlar aracılığıyla mı iletir? Yoksa adlarda mı? Bu sorunun yanıtı soruluşundaki paradoksta yatar. İnsanın tinsel özünü adlar aracılığıyla ilettiğine inanan biri, tutup da ilettiğinin insanın tinsel özü olduğunu düşünemez — çünkü bu iletim şeylerin adları, yani insanın şeyleri tanımlamakta kullandığı sözcükler aracılığıyla gerçekleşmez. Öte yandan, bu kişi, insanın diğer insanlara bir olguyu ilettiğini farzedebilir ancak; çünkü bu, bir şeyi tanımlamakta kullandığı sözcük aracılığıyla gerçekleşir. Bu görüş dilin burjuvaca kavranışıdır; bunun geçersizliği ve boşluğu aşağıda giderek daha da açıklığa kavuşacaktır. Bu kavrayış şöyle der: İletişimin aracı sözcük, nesnesi olgu, hedefi insandır. Buna karşılık diğer kavrayış, hiçbir araç, hiçbir nesne ve hiçbir hedef tanımaz ve şöyle der: Adda, insanın tinsel özü kendisini Tanrı’ya iletir.
Walter Benjamin 1916 “Kendi Başına Dil ve İnsan Dili Üzerine”, çev. Haluk Barışcan, Son Bakışta Aşk derlemesinden.






























Geri bildirim: Çaylak — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER