Lacan, bilinçdışını bildiği varsayılan özneye indirgediği zamanlar, onu analiz deneyimi ile yapılanan imletici zincirin bir etkisi saymadığı ölçüde, varsayım terimine esas değerini vermeyenler için bu kavramın gerçekle hiçbir alakası olmadığını dikkatle belirtir. Analiz deneyimi varsayım başlığı altında açımlanır. Bu işlemden dışarılan (ex-sist) bir şey çıkması, varsayım bakımından, bir hipotezden ibarettir, yani varsayım bir dışarıma erişilmesi için yer bırakır, yer açar, yol açar, izin verir; başka bir ifadeyle, salt varsayılmış öznenin olduğu aynı yerde Lacan’ın a nesnesi terimiyle vaftizlediği şey dışarılabilir.

Daha basit bir ifadeyle, burası, Lacan’ın geçiş (la passe) adıyla andığı koordinatların destek noktasıdır. Geçiş, tutulmaya uğrayan varsayımın ardında dışarılan bir kalıntı bıraktığı andır; yani geçiş, varsayımdan dışarıma yönelen hamlenin adıdır. Özne bu hamlenin etkisiyle azledildikçe kendini daha dışarımlı (ex-sisting) bulur. Temel şemada yer verdiğim gibi Lacan tam olarak buna işaret eder.
Analiz sonrasında artakalan şeye daha konumlu ve daha çarpıcı bir nitelemeyle neden dışarım alanı (domain of ex-sistence) demeyelim? Bu soruyu kendime sordum çünkü analiz sonrasından söz etmiştim. Şimdi gelin bir dışarımın belirişinin sonradanlığını bu temel terimlerle düşünelim. Bir dışarım belirdiği andan itibaren, klasik modus ponens’e uygun olarak, öncül terim bir surete indirgenebilir. Öncül terim –ve aradaki “⊢” simgesi– dışarılmamıştır, dışarılan şey ise gerçek görünür, en azından gerçek gibi konmuştur. Böylece birinci terimi suret ve sağdaki terimi gerçek olarak niteleyen genel formüle ulaşırız.

Dışarım “sahiden” gerçeğe “zemin” olabilecek bir konumda mıdır? “Sahiden” ve “zemin”i tırnak içine aldım çünkü henüz gerçeğe zemin bulmakla uğraştığımıza göre doğru bir gerçek mefhumuna sahiden ulaşıp ulaşmadığımızı kendimize sormaktayız. Ama gelin bu terimleri düşünelim, zira bize bu soruyu sorduran neden, gerçeğin surete bağlı kalmayabileceğini sorgulama gereğidir.
Lacan’a acı veren soru tam da buydu; o gerçeği imkansız olarak tanımladı, bir çıkmaz olarak tanımladı: İçine düştüğümüz mantıksal ifadenin çıkmazı sayesinde o ifadede dışarılan şeyi yalıtabiliriz.
Jacques-Alain Miller (2016) Dışarım (Ex-sistence), lacanian ink 48
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























Geri bildirim: Simgesel Angajman ile Gerçek Angajman — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Biri diğerini dışarır: Bütünlük tamamsızlığı dışarır — Paul Verhaeghe | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İmleyişin direnişi — Bruce Fink | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dışarım — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Abese İrca ve Abese İcra — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER