Tag Archives: Jacques-Alain Miller

Gerçekte büyük bir düzensizlik var — Jacques-Alain Miller

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌀⚔️💫 IPA/FLŽ 🌀⚔️💫
🤖🧠 Saikbilim Evirileri 🤖🧠

Miller ağlarken Lacan hesap yapar

AMP’nin 9. Kongresi teması sunumu: “21. yüzyılda Gerçek”

Bir sonraki Kongre’nin temasını size açıklamak için sizi çok fazla bekletmeyeceğim. Üç temadan oluşan yeni bir dizi, “21. yüzyılda simgesel düzen” ile başladı. Bu seri, özellikle, İtalyanca’da söylendiği gibi, aggiornamento’ya, yani analitik pratiğimizin, bağlamının, koşullarının ve 21. yüzyıldaki benzersiz koordinatlarının güncellenmesine adanmış olacak; Freud’un “kültürdeki huzursuzluk” olarak adlandırdığı ve Lacan’ın uygarlığın çıkmazları olarak deşifre ettiği şeyin arttığı bir zamanda.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Eviri

Žižek’in Miller’i inandırdığı mizansen — Robert S. Boyton

Žižek’in hocası, rehberi ve sponsoru olan Jacques-Alain Miller onun analisti de oldu. Analist-analizan yakınlığını Freudcular teşvik etmez ama Lacancıların hastalarla sosyalleşmesi olağandır. Tabi Lacan’ın en tartışmalı psikanalitik icadı değişken veya “kısa” seanslardı, bu araçla terapi sürecini kesintiye uğratarak hastanın direncini yeniyordu. Freud’un elli dakika süren “saat”lerinin aksine Lacan’ın seansları hastanın önemli bir söz sarf ettiğini sezdiği an sona ererdi – Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Dışarım alanı — Jacques-Alain Miller

Lacan, bilinçdışını bildiği varsayılan özneye indirgediği zamanlar, onu analiz deneyimi ile yapılanan imletici zincirin bir etkisi saymadığı ölçüde, varsayım terimine esas değerini vermeyenler için bu kavramın gerçekle hiçbir alakası olmadığını dikkatle belirtir. Analiz deneyimi varsayım başlığı altında açımlanır. Bu işlemden dışarılan (ex-sist) bir şey çıkması, varsayım bakımından, bir hipotezden ibarettir, yani varsayım bir dışarıma erişilmesi için yer bırakır, yer açar, yol açar, izin verir; başka bir ifadeyle, salt varsayılmış öznenin olduğu aynı yerde Lacan’ın a nesnesi terimiyle vaftizlediği şey dışarılabilir.

varsa Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Psikanaliz ölçünün 1’inin himayesi altında geliştirilemez — Jacques-Alain Miller

Her kelime kendi taşıyacağı değere göre sorgulanmalı. “Ölçü”nün mesela burda çok belirli bir anlamı var, Seminer’in [ç.n. 16’ncı kitap] geri kalanında da onu buluruz. Lacan bize hatırlatır: her ölçü fiiliyatta bir 1 konumuyla kurulur ve psikanaliz ölçünün 1’inin himayesi altında geliştirilemez, onunla ölçüşemez bir terime, a‘ya riayet etmelidir. [ç.n. 8’inci bölüm] Bu iki terimin ilişkisi Seminer’deki sayısız dersi besler.

“Bunca bilgi bakımından, değeri ve etkinliği eksik kalmadan, düşüncenin kendine ölçü aldığı bir kritere dayanmasıyla kendinden emin olmuş hâliyle episteme, bilim adını almayı hak eden bu söylemi ayırt eden şeyin ne olduğunu bilmek” meselesini Lacan’ın koyuş tarzına bir matheme bulmak gerekirse, bu metin bağlamında şunu yazmayı bilmek şart:

1 / a

(Lacanian Ink 32, sayfa 35)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

ç.n. “[%]” diye kodladığım dipnotlarda muhtemelen bu matheme ima ediliyor(du). Mesela bkz. Totoloji hâlinde topoloji ya da tüm arama sonuçları: [%]

1 Yorum

Filed under Şey

Büyücülük ve bilim üzerine – Jacques-Alain Miller

Kilise daha en baştan bilimsel söylemin gelip doğa diye koruduğu gerçeğe bulaşacağını algıladı, ama Galileo’yu hapsetmek karşı konulmaz bilimsel dinamiği durdurmaya yetmedi. Latince torpitudo diye, kâr, kazanç iştahı diye nitelenmesi kapitalizmin dinamiğini durdurmaya nasıl yetmediyse öyle – kâr anlamında Latince torpitudo sözcüğünü kullanan Aziz Thomas’tır.

Ümitsiz dava, ama Lacan şunu da demişti: Kilisenin davası belki de bir galibiyeti duyurur. Peki neden? Çünkü doğadan azat edilen gerçek o kadar beterdir ki giderek daha dayanılmaz hale gelir; kaybedilmiş düzene dair nostalji gibi bir şey vardır ve telafi edilemese de bir yanılsama gibi geçerliliğini sürdürür. Bilimsel söylemin fiilen açığa çıkışından önce, gerçeğe dokunmak için bir arzu; doğa üstüne eylemek, ona itaat ettirmek, onun gücünü harekete geçirmek ve yararlı kılmak biçimi altında ortaya çıkıyordu. Nasıl? Bilimden önce, diyelim ki bilimsel söylemin açığa çıkışından yüz yıl önce, bu arzu büyü denen şeyde tezahür etmişti. Büyü, çocukları eğlendirmek için kullandığımız gözbağı numaralarından farklı bir şeydir. Lacan büyüye o kadar önem verir ki Yazılarının son metni “Bilim ve Hakikat”te büyüyü hakikatin dört aslî konumundan biri olarak işaretler: büyü, din, bilim, psikanaliz. Bu dört terim ünlü dört söylemden bir şeyleri sezinler. Büyüyü doğrudan doğadaki imleyenin çağrısı diye tanımlar, ruh çağırma [incantation] imleyeni temelinde. Konuşulması –birinin, yani büyücünün konuşması– doğayı konuşturmak içindir, onu aksatmak içindir, bu da gerçeğin ilahi düzenini ihlal eder, öyle ki büyücülük bir cadılık türü sayılarak büyücülere eziyet edilmiştir. Fakat bu büyücülük, bu büyü deliliği, bilimsel söyleme duyulan özlemin dışavurulması gibiydi. Bilge Francis Yates’in savı buydu, ona göre hermetisizm bilimsel söylemin yolunu hazırlamıştır. Şu da tarihsel bir olgudur ki bizzat Newton seçkin bir simyacıydı. Ekonomist Keynes bu konuda yazdı, Newton’un yerçekimi yasalarına kıyasla çok daha fazla vaktini simyaya adadığını söyledi… Bilim tarihi branşında araştırma konusudur diye söylüyorum. Ama Alexandre Koyré’yi takip etmekle daha iyi ederiz, o aradaki farkta ısrar etmiştir: Büyü doğayı konuştururken bilim onun çenesini kapar. Büyü retorik ruh çağırma ya da kovuşturmadır [purgation]. Bilimde konuşma yazıya döner. Galileo’nun dediği gibi: Doğa matematiğin dilinde yazılmıştır. Şunu hatırlamalıyız ki öğretisinin aşırı ucunda Lacan –artık psikanalizi bilimsel kılma hırsı olmadığında– korkmadan sormuştu: Psikanaliz bir çeşit büyü değil mi? Bunu sadece bir kere söyledi, ama düşünülecek bir yankısı vardır. Böylece elbette doğanın mutasyonu başlar, Lacan’ın aforizmasıyla ifade edersek: “gerçekte bilgi vardır”. Yenilik budur, doğanın içine bir şey yazılmıştır.

Jacques-Alain Miller 2012 “21’inci Yüzyılda Gerçek” sunumundan

1 Yorum

Filed under Çeviri

Yasaya rağmen Lacan — Jacques-Alain Miller

Bu “yasaya rağmen” ne anlama gelir, eğer ciddiye alacaksak? Lacan ihlalciliğini gururla ilan etmiştir, ve o ihmalciyi oynar, işe yaramazı, serseriyi oynar. Genet, hatta belki Rimbaud buna başka adlar verirdi. Lacan, o halde, ilk başta, öğretisinin en başında, Ödipal yasanın merkezi olan “Babanın-Adı”nı icat edendir, ama kendinin de yasaya rağmen olduğunu söylemeden ortadan kaybolmak istemez.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Uzakınlık — Jacques-Alain Miller

2008, Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Lacan’ın “yakınlık” [intimité] teriminden türettiği uzakınlık [extimité] terimi, Seminer’de iki üç kere geçer. Bu terimi bir ifadelendirmeye, bir yapıya dönüştürmek, onu bir S1 olarak üretmek, böyle bir imleyenle ilk karşılaşmanın vereceği kafa karışıklığının ötesine ulaşmak bize düşecektir.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Jacques-Alain Miller’e yanıt — Alain Badiou

1 Mart 2013, versobooks.com

Sevgili Jacques-Alain,

Peter Hallward’a yazdığın mektubu ve ‘bir döneğin itirafı’ yazını bana gönderdiğin için teşekkür ederim.

‘Dönek’ hakaret değil, tarif. 1969 ve 1972 arasında senin gibi yaşayan ve düşünen bir kişinin, bugün de Sarkozy kliğiyle böyle tencere kapak gibi olan, hatta Lacancı bir okula Libya seferi ve güzelleyicisi Bernard-Henri Lévy için iğrenç ve paradoksal bir destek verdirmeye kadar işi vardıran birisinin, solculuk bakımından (Maoizm bir yana) bir dönek olduğu herkes için oldukça açıktır.

Niye o halde bu tariften dolayı güceniyorsun? Bence aslında bundan gurur duymalısın, İyi’nin yararına Kötü’den dönmüş olduğunu savunmalısın. Hatta buna ahlaki bir Dönüşüm bile diyebilirsin.

Hadi söyleyelim: senin için Dönüşüm olan şey benim için Dönekliktir. Ayrıca senin bakış açın, bizim çağdaşlarımızın çoğunluğu gibidir, en azından entelektüelleri dikkate alırsak. Dönmeyi reddettiği için hakarete uğramış olan ve uğramaya devam eden uçtaki azınlık — benim, sen değilsin. Ben şimdiden uzun süredir bununla yaşadım.

Bir döneğin itiraflarının benim için öncelikli okuma olup olmayacağından kuşku ediyorsun. Bense senin bildirini bir gün okuyacağım, hatta ilgiyle okuyacağım.

Tartışma işine gelirsek, düşünme bile! Bir dönekle asla tartışmam.

Saygılar

Alain Badiou

EN: David Fernbach
TR: Işık Barış Fidaner

3 Yorum

Filed under Çeviri

Dikiş — Jacques-Alain Miller

(imleyenin mantığının öğeleri)

Jacques-Alain Miller — 1965 — lacan.com

Analize dair kesin kavrayışlara sahip olmayan hiçkimsenin analizle ilgilenmeye hakkı yoktur, ve bu kavrayışlar ancak kişisel analizle edinilebilir. Bayanlar ve Baylar, kuşkusuz Freud’un Yeni Giriş Dersleri‘ndeki bu hükmün sağlamlığına tam olarak riayet etmektesiniz.

Böylece ikilem olarak ifadelenmiş bir soru sizin bakımınızdan benim karşıma çıkıyor.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Charlie Hebdo üzerine — Jacques-Alain Miller

1. Kötüsözün Dönüşü

2. Lirik Yanılsama

3. Fransa Polislerini Sever

4. Charlie’nin Sırrı

5. Wolinski, Santo Subito!

6 Yorum

Filed under Çeviri