🔢🌟 UNUTUK MAKİNESİ 🔢🌟
(öncesi: Alethosfer)
Onu [alethosferi] dolduran herşeyi gözlemek zaman alır, bu yüzden bir kelime daha tanıtmamız gerekecek.
Alethosfer kulağa hoş geliyor. Çünkü formelleşmiş hakikat dediğim şeyin işlediği (algı-işlediği) düzeyde zaten yeterli hakikat statüsüne sahip olduğunu varsayıyoruz. Ama işlenir olma düzeyinde, dolaşım düzeyinde, hakikat hiç de açık değildir. Bunun ispatı insan sesinin, sizi apış aranızdan kavrayan etkisiyle, kendi hakikatini hiç de açık etmemesidir.
Ünlü bir filozofun aletheia‘yı dayandırdığı fiilin mastarı yardımıyla bunu adlandıracağız [1]. Böyle şeyleri ancak filozoflar fark eder, belki sıradışı dilbilimciler. Buna “unutuk” (lathouse) diyeceğim.
Dünya gitgide daha fazla unutukla doldu. Güldüğünüze göre size bunun nasıl yazıldığını göstereyim.
Dikkat ederseniz ona “unutöz” (lathousia) de diyebilirdim. Töz’e (ousia) daha uygun olurdu bu muğlak haliyle. Töz Öteki değildir, varlık da değildir, ikisinin arasındadır. Tam olarak Varlık olmasa da ona epey yakındır.
Dişil tözdışı konusunda ancak “varış”a (parousia) gidebilirim. Çıktığınızda kaldırımda, her sokak köşesinde, her dükkan vitrininin ardında karşılaşacağınız küçücük a nesnelerini, artık bilimle yönetildikçe arzunuza sebep olmak üzere tasarlanmış bu nesnelerin aşırı bolluğunda, bunları unutuk/unutöz gibi düşünün.
Bu kelimeyi icat edeli çok olmadı ama “vantuz/rüzgarlı” (ventouse) ile kafiyeli olduğunu biraz geç fark ettim. İçinde “menfez/rüzgar” (vent) vardır, epey esintilidir, insan ses‑intisi [2]. Toplantımızın sonunda bunu bulmamız pek komik.
Erkek kadınla birlik oluşturduğuna inanabilmek için Tanrı adına bunca nutuk atmasaydı bu “unutuk” kelimesi belki çok önceden bulunmuş olacaktı.
Her halükarda, bu küçük beliriş, unutuklarla kurduğunuz ilişkilerde rahatınızı bozmak üzere tasarlanmıştır.
Herkesin bu türün iki üç ferdiyle uğraşmaya mecbur olduğu kesindir. Unutuğun kendi çoğalışını sınırlı tutması için hiçbir neden yoktur. Önemli olan gerçekten bizzat unutukla ilişki içine girildiği zaman neler olacağını bilmektir.
İdeal psikanalist bu mutlak radikal eylemi yapandır ve belirtmeliyiz ki bu eylem görenlerde kaygıya sebep olur.
Bir gün, mübadele edilmem söz konusu olduğu bir zaman, katıldığım ritüelin bir parçası olarak bu konuda birkaç şey ileri sürmeyi denemiştim. Fiiliyatta, ben mübadele edilirken, insanlar benim analist eğitimi üzerine anlatabileceklerime çok ilgiliymiş gibi davranmaya pek hevesliydiler, ben de mutlak kayıtsızlık ruhuyla şunu öne sürdüm: –zira herkes sadece koridorlarda olan bitenlerle ilgileniyordu– psikanalizin kaygı vermesi için hiçbir neden yoktur. Unutuk eğer varsa kaygının –zira konumuz budur– nesnesiz olmadığı kesindir. Bununla başlamıştım. Unutuğa daha iyi bir yaklaşım bizi biraz sakinleştirecektir.
Mesele, kaygısı bakımından sorumluluğunu aldığınız birinin durduğu yerde durmaktır, o gelip sizin durduğunuz yerde –veya durmadığınız yerde, veya ayak ucuyla durduğunuz yerde– durmak ister, sizin nasıl orada durduğunuzu ve nasıl orada durmadığınızı ve neden orada durduğunuzu ve neden orada durmadığınızı öğrenmek ister.
Sonraki seminerimizin nesnesi bu olacak, başlığını şimdiden size söyleyebilirim – yetersizlik ve imkansızlık arasında (yine küçük şemalarımızla desteklenen) ilişkiler üzerine olacak.
Unutuk yerde durmanın tamamen imkansız olduğu kesindir. Fakat imkansız olan sadece bu değildir, birçok başka şey daha vardır, “imkansız” kelimesine kesin bir anlam verildiği takdirde –yani sadece formelleşmiş hakikatimiz düzeyinde belirlendikleri takdirde– yani: her formelleşmiş hakikat alanında asla ispatlanamayacak hakikatler bulunur.
Ben bildiğiniz gibi gerçek olanı imkansızlık düzeyinde tanımlıyorum. Eğer gerçekten analistler varsa bunun nedeni tam da bu işin imkansız olmasıdır. Unutuk yerin bir tarafı budur.
Sinir bozan konu şudur: Unutuk yerde durabilmek için bu işin imkansız olduğunu netleştirmiş olmak gerçekten şarttır. İşte bu nedenle insanlar yetersizliği vurgulamayı daha çok severler; o da vardır ama o –size göstereceğim gibi– kesin imkansızlıktan daha başka bir yerdedir.
Aranızdan bazı insanların benim analistlere karşı –nasıl denir?– suistimal, propaganda, yaygara yaptığımı gördükçe zaman zaman sıkıntı duyduklarını biliyorum. Bunlar analist olmayan gençlerdir. Onlar benim hoş bir şey yaptığımı fark etmiyorlar, onlara küçük şükran emareleri verdiğimi anlamıyorlar.
Onları çok fazla zorlamak istemem. Onların yetersiz olduğunu ima ettiğim zaman, bu yetersizlik bana da aittir, bu düzeyde hepimiz kardeşiz ve insan elinden gelen yollarla kendini kurtarmalıdır.
Umarım bu onları sakinleştirir çünkü sonraki derste size analist konumunun imkansızlığını anlatacağım.
Jacques Lacan 1969-1970 Seminer 17: Psikanalizin İçyüzü, s. 161
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
[1] ç.n. Yunancada aletheia hakikat demektir. Heidegger’e göre a-letheia unutma anlamına gelen lethe‘nin zıttı olduğu için “unutmazlık” demektir. Dilbilimciler reddetse de bu açıklama felsefede ve psikanalizde kabul görmüştür (bkz. Slavoj Žižek, Düşlemler Salgını).
[2] ç.n. Lacan’ın geçen yüzyıl “unutuk” (lathouse) dediği şey bugünkü telefonlar, bilgisayarlar, televizyonlardır. O halde günümüzün nüfuzlu influencer‘larına da nüfuz ileten pencereler anlamında “menfez” diyebiliriz. Ne yazık ki bu nano/mikro/macro/mega menfezler insanlığı üşütmekte ve kafasını üşüttürmektedir.
Bkz “Kadın sorunu, tam keyif ve lathouse’lar” Slavoj Žižek































Geri bildirim: Alethosfer — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kadın sorunu, tam keyif ve lathouse’lar — Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Mündemiç Kıstas — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Çiçekleri Eleştirmek veya Çiçeksiz Meyve Olmaz — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Lethe Nehri ve Mnemosyne Havuzu: Hakikatimsilik → Hakikatim Silik — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Değişmez Pencere — Broadcast | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Komşu Komşu Hu tekerlemesinin analizi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Arafta Türbülans ve Nüfuzculuk Oyunu: Tribüne Seslenenler ve Türbine Ses Verenler — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dürtüsel Ettirgenlik (se faire) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: annetöz/ammetöz | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İlim ve fennin nurlara müstağrak kıldığı hakikî medeniyet âlemi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Feri de ferdi ha! Milletin ferdi ha! — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Tümel → Jenerik → Standart → Evrensel — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Unutuk Makinesi — derleme | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Unutuk Makinesi Nedir? | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İnsan-ötesi Bir Cinsellik Var mı? — Slavoj Žižek | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER