Bir baba günler ve geceler boyu hasta oğluna refakat etmiş. Çocuk öldükten sonra uzanmak için yan odaya geçmiş ama kapıyı açık bırakmış ki yattığı yerden oğlunun öbür odada yatan ölü bedenini ve etrafında yanan uzun mumları görebilsin. Nöbet tutmasını rica ettiği yaşlı bir adam ölü bedenin yanına oturup dualar mırıldanıyormuş. Babanın birkaç saat uyuduktan sonra gördüğü rüyada oğlu yatağının yanına gelmiş, onu kolundan tutmuş ve sitemle fısıldamış: “Baba baksana yanıyorum!” Uyandığında öbür odada bir şeylerin parladığını fark etmiş, hemen gidip bakmış ve yaşlı adamın uykuya daldığını ve yanan mumlardan birinin düşmesiyle örtülerle birlikte sevgili oğlunun ölü bedenindeki kollardan birinin alev aldığını görmüş.
(Sigmund Freud, Düşlerin Yorumu)
Bu rüyanın olağan yorumunda rüya görenin uykusunu sürdürmesini sağlama işlevi vurgulanır. Özne uykudayken ansızın hariçten gelen bir rahatsızlığa, gerçeklikten gelen bir uyarana maruz kalır (bir zil çalar veya kapı çalınır veya bu örnekte yanık kokusu gelir) ve uykusunu sürdürebilmek için o anda hemencecik bir rüya inşa eder: kısa bir sahne, minik bir hikaye kurarak rahatsızlığı onunla örtüler. Ama bir süre sonra hariçten gelen rahatsızlık örtülemeyecek kadar şiddetlenir ve özne uyanır.
Lacancı okuma bunun tam tersidir. Öznenin uyanması hariçten gelen rahatsızlık fazla şiddetlenince olmaz; bu uyanmanın mantığı çok daha farklıdır. Özne önce bir rüya inşa eder, uykusunu sürdürebilmesini ve gerçekliğe uyanmaktan kaçınmasını sağlayacak bir hikaye kurar. Ama rüyada karşılaştığı şey, arzusunun gerçekliği, Lacancı Gerçek –bu örnekte çocuğun “Baba baksana yanıyorum!” sitemiyle babanın ağır suçlu olduğunu ima etmesi– dış gerçeklik sayılan şeyden daha korkunçtur ve özne de bu yüzden uyanır: korkunç rüyasında tezahür eden kendi arzusunun Gerçeğinden kaçabilmek için uyanır. Gerçeklik sayılan şeye kaçan [woke: ayık] öznenin amacı uykuya devam edebilmektir, kör kalabilmektir, kendi arzusunun Gerçeğine uyanmaktan sakınabilmektir [precise: bayık]. 1960’ların eski “hippi” sloganını bu bağlama uyarlayabiliriz: Gerçeklik hayallere dayanamayanlar içindir. “Gerçeklik” arzumuzun Gerçeğini maskelememizi sağlayan bir düşlem-inşasıdır!
(Slavoj Žižek, İdeolojinin Yüce Nesnesi)
Babasının rüyasına girip “Baba baksana yanıyorum!” diyen oğlun sitemi aslında “Baba baksana zevk alıyorum!” diye de tercüme edilebilir: Baksana zevkten nasıl da capcanlı ve ateşliyim! Baba ölü olduğundan bunu göremez, böylece onun bilgisi dışında zevk alma imkanı bulurum, hatta onun bilmezliği içinde zevk alma imkanı bulurum.
(Slavoj Žižek, Semptomunun Keyfini Çıkar)
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Ben ismial mıyım yoksa mürekkep yalanmı”, “Deli Dumrul, Kuzgun Tanrı ve Aylanu: Ayık ve Bayık”, “Ben bir kek miyim? Keksen çık karşıma!” Slavoj Žižek
ben yakınmazsam
sen yakınmazsan
biz yakınmazsak
nasıl cayar kararlılıklar
ayık lağvımızla






























Geri bildirim: Animalistikrar — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ben bir ismial mıyım yoksa bu mürekkep yalanmı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ben ismial mıyım yoksa mürekkep yalanmı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yerçek — Rammstein | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Žižek dağı ~ Neşet Ertaş | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fesli papağana anlat! ~ Erkin Koray | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Slavoj Žižek: Sapkın Kılavuz Sinema | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fleabag: Şakacıktan Ölmüşlük Etrafında Sahnelenen Toplu İğdiş Mizanseni — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saikbilim — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Baba Baksana Yanıyorum — ChatGPT | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Rüyada Baba Görmek: Köklerinizden Gelen Kadim Mesajlar [2026] | Rüya Tabiri