Yağız Alp Tangün “Punctum haftalık” kapsamında yayınlanan yazısında “cool tip” kapsamına giren Batılı bir akademisyenin kirli çamaşırlarını masaya yatırır [1]. Makalenin neticesi şöyledir:
Üçüncü Dünya’dan dünyaya bakan bir gözle bu durumdan çıkartılacak bir diğer pay da teori ve teorisyenleri büyütmemeye gayret gösterme üzerine olabilir. İhtiyaçları mümkün olduğunca bulunduğumuz zaman-mekânın maddi koşulları içinden görebilen bir göz geliştirmek ve bu zaman-mekânın gözünden tam anlamıyla bir nazariye üretmek bu olaydan doğacak tartışmalar içerisinde çok daha fazla konuşulması gereken bir başlık bana kalırsa.
Bu mesaj “Kendi bakışımızla dünya sahnesine çıkmalıyız!” diye okunursa Nazariye “kendi bakışımız” anlamına gelir. Ama Nazar/Bakış zıtlığını unutmayalım [2]:
1) Nazar ettirgendir: Başkasının nazarının değmesi size hatalar ettirir.
2) Bakış etkindir: Bakan özne kendisi bakıyordur.
Bakma eyleminde bir avallık/bönlük [3] oluşsa bile özne edilgenliğe düşmekten fiilen (etkince) sorumlu tutulur: Bakıyor oluşu farkındalığının dışına düşmüştür, bildiğini bilmediği şeyler = bilinçdışı kapsamında kalmıştır. Nazar/Bakış ayrımı yazıda anlatılan hikayeye şöyle uygulanır:
1) Ettirgen Nazar, birinci dünyalı cool tipin biz üçüncü dünyacıların ilgi odağı olmasıdır.
2) Etkin Bakış, cool tiplere bön bön bakmaktan bir türlü kendi sahnemizi kuramayışımızdır.
İşte bu çerçeve Nazariye ifadesini “Nazarı ye!” (Nazarı yutma!) diye okumamızı sağlar:
Başkasının sana nazar değirmesine izin verme!
Nazar etkisine hakim ol, nazar numarasına kanma!
Başkasının sahnesinde oynama, kendi sahneni kur! [4]
Yemişsin başkasının nazarını, asıl senin ona nazar değirmen lazım! [5]
Nazar değirmeninde şu üç kavramın akrabalığı hissedilir [6]:
1) Cool tip: İlginizin odağına yerleşmeyi beceren tip (agency sergileyen kişilik)
2) Kul tip: Topladığı ilgiyi belli bir merkeze kanalize eden tip (tek taraflı ajan)
3) Kıl tip: Kanalizasyon faaliyetlerinde uzmanlaşan tip (çok taraflı ajan)
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Devlet Gibi Sızmak – James C. Scott ve Akademide Muhbirlik Muamması” Yağız Alp Tangün
[2] Bkz “Dürtüsel Ettirgenlik (se faire)”, “Nazar noktası: Benden ne saklanıyor?” Joan Copjec, “Nazar ile karşılaşma” Todd McGowan, “Nazar ile özdeşleşme” Todd McGowan
[3] Bkz “İki Tip Ahmak (Budala, Bön) ve Aptal/Abdal” Slavoj Žižek
[4] Bkz “Castrated: Cast & Rated”
[5] Bkz “Kaplan ve Yunus” Alice Phoebe Lou, “Yol Değirmenleri: Bilimsel, Dini, Büyülü, Psikanalitik”
[6] Demek ki “kula kulluk etme” ve “cool’a cool’luk etme”nin yanısıra bir de “kıla kıllık etme” diye bir şey varmış. Bkz “Alay Tanrısı: Cool’a cool’luk edene yazıklar olsun”






























Geri bildirim: Her Medya: Bitmemesi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Bön Vivant — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Punctus Contra Punctum: Saçta Çiçek — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kula kulluk etmenin türevleri | YERSİZ ŞEYLER