浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞
Ben her zaman hakikati dile getiririm. Hakikatin tamamını değil, çünkü tamamını söylemenin bir yolu yoktur. Tamamını söylemek harfiyen imkansızdır: kelimeler kifayetsizdir. Yine de bu imkansızlık yoluyla hakikat gerçeğe tutunur.
İtiraf edeyim: Bu güldürüye karşılık vermeyi denediysem de ancak çöpe yaraşır bir sonuca varabildim.
Bocaladım yani, ama böylece yanlışa düşmemeyi becermiş oldum, daha doğrusu savrulmamayı.
Bu iş tek seferlik olduğundan pek sorun değil. Hangi iş mi?
Savrulma işi budalalar anlayabilsin diye konuşmaktır.
Yabancıyım o işe ben, olsa olsa telkin etmişlerdir. Arkadaşlık üzerinden. Dikkat.
Televizyonun uzun zamandır konuştuğum seminer grubundan ne farkı var? Tek bir nazar var her halükarda, hitap etmediğim ama konuşturduğum tek bir nazar.
Fakat öyle anlak-anlak herkese hitap ettiğimi sanmayın (a la cantonade: rastgele). Akıllılara konuşuyorum, budala olmayanlara, analizci olacaklara.
Sırf toplanan kalabalık bile seminerlerime analizci sayabildiklerimden çok daha fazla insanı ilgilendirdiğine delalet eder. O halde seminerlerdeki üslubumu neden buraya gelince değiştireyim ki?
Kaldı ki bu izlerkitleye kimi analizcilerin de katılmış olması makul bir varsayımdır.
Hatta ona da gerek yok: Analizci sayılanlardan tek beklentim öğrettiğim işin otoanaliz olmamasını sağlayan o nesne olmalarıdır. Bu izlerkitlede bu dediğimi yalnızca onların anladığından eminim. Gerçi hiçbirşey anlamayan analizciler dahi demin tanımladığım rolü oynamış olurlar ve neticede televizyon da aynı işi hayli hayli görür.
Ayrıca ben sırf nesne olmakla –analizanın nesnesi olmakla– analizci oluverenleri de muhatap alıyorum, onlara hitap ederek değil ama onlardan bahsederek: Azıcık sinirlensinler. Kimbilir belki bu bahisler telkin etkisi de yapıyordur.
İnanır mısınız! Telkini aciz bırakan bir durum var: Analizcinin kendi defosunu başkasına borçlu olması, onu “geçiren” kişiye, analizci yetkisine “geçiren” kişiye.
Ne mutlu o vakalara ki Faal “geçiş” adına tamamsız eğitimlerden geçmişlerdir; ümitvarsa ümit vardır.
(sonrası: Can toplam/yekün varsayımıdır, Dünya gerçeğin yamuluşu/sırıtışıdır)
Televizyon’un ilk iki sayfası
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Bkz “Jikle Kaan: Farazi Türk Jacques Lacan”, “Cakalı Kağan: Varsayalım tiyatrocu olsun Jacques Lacan”, “Çakal Okan: Diyelim ki şarlatan olsun Jacques Lacan”






























Geri bildirim: Jikle Kaan: Farazi Türk Jacques Lacan — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Cakalı Kağan: Varsayalım bir tiyatrocu olsun Jacques Lacan — Işık Barış Fidaner, Kemal Aydoğan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Çakal Okan: Diyelim ki şarlatan olsun Jacques Lacan — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Can toplam/yekün varsayımıdır, Dünya gerçeğin yamuluşu/sırıtışıdır — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sevfelek — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Lacan Televizyonda: Gerçeğin yamuluşu/sırıtışı (grimace) | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Lacan’a giriş — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER