Anna Fğoyd, çilekleğğğ, dağ çilekleğiii! — Sigmund Freud

Küçük çocukların gördükleri rüyalarda hüsnükuruntular sıklıkla yalın halde oldukları için yetişkinlerin gördükleri rüyalar kadar ilginç olmayabilirler. Bu tip rüyalar çözümlenecek bir problem sunmasa da rüyaların özünde ve tabiatları gereği hüsnükuruntu temsilleri olduğunu ispatlamamız bakımından büyük bir önem taşırlar. Kendi çocuklarımdan böylesi birkaç rüya toplayabildim…

Eğer uyuyan bir bebeğin sayıklaması rüya kapsamına girerse size arşivimdeki en minnak bebeğin rüyasını anlatayım: En küçük kızım 19 aylıkken bir sabah kusma nöbetine tutulduğu için gün boyu gıdasız bırakılmıştı. Aç kaldığı günün gecesinde uykuda heyecanla sayıkladığını işittik:

Anna Fğoyd, çilekleğğğ, dağ çilekleğiii, omlet, pudin!

O zamanki alışkanlığı kendi adını anarak bir şeylere sahip çıkma fikrini ifade etmekti. Arzulanır bir sofra kuracağını düşündüğü herşeyi bu menüsünde saymıştı muhtemelen. Çilekleri iki ayrı çeşit altında sayması da hanemizde uygulanan sağlık kurallarına itirazıydı [tercih özgürlüğü (ego-psikolojisi)]. Çilekleri tıkınmanın onda şişkinlik yaptığını bildiren bakıcısının sözlerini o da duymuştu elbette. Gördüğü rüyada da hoş karşılamadığı o hükümden intikamını alıyordu.

Rüyaların Yorumu’ndan

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz “Sarmaşık fay-dalı” Zen meseli, “Çilekli Tarlalar Bitimsiz Yüzey” The Beatles, “Dağ Çileklerini İştahla Yeme Meşgalesine Şahit Olan Meşgulpesent Arzunun Düşlemsel Duygulu Doygusu” Slavoj Žižek

~~ san dal yedir ~~
fay dalı olmak varken
sıkan dal olmak niye
sev dalı o ab dal diye
tutun bu dala erinme
dev insanlık ağacında

10 Yorum

Filed under Çeviri