Category Archives: Bilim

İstatistiksel Belirginlik ve P-Değerleri Hakkında Beyan: İlkeler — Amerikan İstatistik Birliği

Tam metni çevirmeye yeni başladım. Şimdilik sadece ilke cümlelerini yayınlıyorum.

IBF

1. P-değerleri verilerin tarif edilen bir istatistiksel modelle ne kadar uyumsuz olduğunu belirtebilir.

2. P-değerleri ne çalışılan hipotezin doğru olma ihtimalini ölçer, ne de verilerin salt tesadüf eseri üretilmiş olma ihtimalini ölçer.

3. Bilimsel sonuçlar, iş ve siyaset kararları salt bir p-değerinin belirtilen bir eşiği geçip geçmediğine dayandırılmamalıdır.

4. Düzgün çıkarım yapılması eksiksiz bildirmeyi ve şeffaflığı gereksinir.

5. Bir p-değeri yahut istatistiksel belirginlik, ne bir etkinin boyunu ölçer ne de bir sonucun önemini ölçer.

6. Kendi başına bir p-değeri bir model ya da hipotez bakımından iyi bir delil ölçüsü sağlamaz.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Bildiri, Bilim

Bilimciler Canın Ölmediğini Buldular, Can Evrene Geri Dönüyor

1

1 Nisan 2017 — peacequarters.com

Bunu bir fol bilim örneği olarak Türkçe’ye çeviriyorum (1 Nisan şakası!).

“Bir tane” diye niceledikleri soruya “can” adını vermişler. Nicelemek için soruyu nesneleştirmişler. Oysa sorular nesneleştirilemez. Bir sorunun nesneleştirilmesi folluktur.

Badiou’nun deyişiyle bu bir sol-kanat sapmadır, yani A(A). Bunu tamamlayan [complement] karşıt fol bilim örneği için bkz. Bir Fizikçi İzah Ediverdi: “Geniş Hadron Çarpıştırıcısı Hayaletlerin Varolmadığını Kanıtlar”

IBF

Not: Soul’a Can diyorum, Spirit’e Ruh diyorum.

İki önde gelen bilimciye göre, insan beyni aslında bir ‘biyolojik bilgisayar’ ve insanların bilinci beynin içinde yer alan kuantum bilgisayarda çalışan bir program, biz öldükten sonra bile varlığını sürdürüyor.

Uzmanlar şöyle açıklıyor: “insanlar öldükten sonra, canları evrene geri döner, can ölmez.”

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

İntihar hakkında yanlış düşünceler — Doç. Dr. Caner Fidaner

İntihar eğilimi, intihar kararı ve intihar girişimi, bireyin mantıklı seçenekler arasında yaptığı bir tercih değildir. Bu süreç, kendisini derin bir sıkıntı, çaresiz bir umutsuzluk içinde gören bir kişinin çevresine gönderdiği yardım çağrısıdır aslında. Bu çağrının karşılık bulması halinde intihar önlenebilecektir.

Denize düşmüş ve çırpınmasından yüzme bilmediği anlaşılan birinin durumunu herkes anlar ve ona yardım etmek ister. Örneğin, bazıları mümkünse ellerini uzatarak kazazedeyi kıyıya çekmeye çalışabilirler ya da belki boğulma tehlikesi geçiren kişiyi kurtarmak için birileri denize atlayabilir. Ama intihar düşünceleri olan ve kendini öldürme riski olan kişi, kendisine yardımcı olacak kişiler bulma konusunda bu kadar şanslı olamayabilir. Bu tatsız durumun temel nedenlerinden biri, intihar hakkındaki kimi yanlış bilgilerin yaygınlığıdır.

İletişim olanaklarımızın artması ve bilgiye rahatça ulaşabilir hale gelmemizle birlikte doğru bilgilere daha kolay erişebilir olduk, bu iyi haber. Bir de kötü haber var, aynı nedenlerle yanlış bilgiler de kolayca yayılabiliyor. İntiharla ilgili kimi yanlış bilgiler, bir başka deyişle “intihar mitleri” çok sayıda kişiye kolayca ulaşıyor.

Nedir bu mitler? İşin doğrusu ne?

Açıklamaya çalışalım.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Bilim

İstatistikten büyük isimler çok kötülenen P-değerinde değişiklik yapmak istiyor — Dalmeet Singh Chawla

Dalmeet Singh Chawla — 26 Temmuz 2017 — nature.com

Bilimcilerin en sevdiği istatistiklerden birisi –P-değeri– için daha katı standartlar uygulanmalı, diyor önde gelen araştırmacılar.

Bilim yeniden üretilebilme krizinin sancıları içinde; araştırmacı, foncu ve yayıncılarda bilimsel literatürün güvenilmez sonuçlarla pisletildiği endişesi giderek şiddetleniyor. 72 önde gelen araştırmacı sorunun bir sebebi dedikleri şeyi hedef alıyor: yeni keşif [discovery, exploration ile karıştırılmamalı] iddiaları için zayıf istatistiksel delil standartları.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (4b) — Alexander Bogdanov

(Giriş: 3.4a)

Özel diller geliştirilmesi farklı dallardaki yöntemlerin ıraksamasını pekiştirmekle kalmadı, ayrıca ıraksama olmayan yerde de ıraksama görüntüsü yarattı. Ortak yöntemlerin muhafaza edildiği ya da bağımsızca geliştirildiği yerlerde bile, özel diller bu olguyu insanların bilincinden sakladılar, onları aynı şeyi farklı adlar altında çalışmak zorunda bıraktılar. Bu da yöntemlerin gelişim süreci içinde dallar arası haberleşme ve eş-işletimi dışardı: her biri kendi sınırlı kaynaklarına kaldı. Bileşimlerdeki yoksulluğun sebebi buydu, bu da gelişimi köstekledi ve yavaşlattı. Sıklıkla öyle oldu ki teknoloji ya da bilişin bir dalı geçerliliğini yitirmiş, sakarca ve tüketilmiş yöntemlerin çerçevesi içinde verimsizce debelenirken, onun yıpratıcı görevlerini çözecek araçları bir başka komşu dal çoktan geliştirmişti, ama o dalda olmayanlar bunları bilemez ve kavrayamazdı.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (4a) — Alexander Bogdanov

(Giriş: 3.3)

4. Yöntemlerin Iraksama ve Aktarılmaları

Uzmanlaşma, örgütlenimsel tecrübe biçimlerinin gelişiminde gerekli bir aşamadır. Onun sayesinde, her emek ve bilgi dalı muazzam miktarlarda malzeme toparlamıştır, ve yöntemler öncesine göre çok daha hızlanmış ve iyileşmiştir. Fakat bunun başka bir yüzü daha vardır ki gelişimiyle güçlenir ve keskinleşir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (3) — Alexander Bogdanov

(Giriş: 3.2)

3. Halk Tektolojisi

Hiçbir profesyonel bütünen ve dışararak kendi uzmanlığının içinde yaşayamaz: bilgi ve tecrübesinin uzmanlığını aşması kaçınılmazdır, başka insanlarla ilişkisi olmalı ve haberleşmelidir. Mesela bir tüketici olarak, diğer emek dallarının çeşitli ürünlerine dair bir kavrayışa sahip olmalıdır; bir baba ve koca olarak – çocukları büyütmeye ve aile bütçesine dair; bir yurttaş olarak – devlet örgütlenmesine dair vb. bir kavrayışa sahip olmalıdır. O kendi uzmanlığı içindeyken kendi tecrübesinin tam, tanımlı, tamamlanmış ve düzenli tasarımı, bilimsel örgütlenmesi için uğraşır, diğer tüm alanlarda ise asgarî, parçalı bilgiler ve tanımsız, muğlak, “sokaktan” ya da “dünyevî” tecrübe onu memnun eder.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (2) — Alexander Bogdanov

Türkçenin kaldırmadığı cümleler var. Terimlerden eminim ama gramerden emin olamıyorum. Elimden geldiği kadarını yaptım. Türkçesini okunaksız bulanlar İngilizcesini okuyabilirler.

IBF

(Giriş: 3.1)

2. Genelleyen Bilimlerde Tecrübenin Örgütlenimi

İlkel ve kafası karışık sistemlileştirmenin mümkün ve hayata-yeterli olması sadece o zamanlardaki örgütlenimsel tecrübenin yoksulluğundan dolayıdır. Daha elverişli ve kusursuz bağlama biçimlerinin yokluğuna rağmen, daha az ekonomik gruplanışı içinde yine de halk onu gerektiği kadar öğrenebiliyordu, özellikle de rahipler gibi toplumsal hayatın önderleri olarak kendilerini bu göreve adayanlar. Fakat daha geniş tecrübenin birikmesiyle birlikte önceki sistemlileştirme yöntemlerinin tatmin edici olmadıklarının ispatlanması kaçınılmazdı.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Tektolojiye Giriş: 3. Örgütlenimsel bir Bilime Doğru (1) — Alexander Bogdanov

(Giriş: 2)

1. İlkel ve Dinsel Düşünüşte Örgütlenimsel Bakış Açısı

Evrensel örgütlenimsel bilim henüz olmamasına rağmen, bu bilimin temel bakış açısı insanlığın şafağında, konuşma ve düşünmenin başlangıcıyla doğmuştur.

İlk kelime-kavramlar [1] insanî emek eylemlerine müracaat etti, doğaldılar çünkü çaba veya emeğin sebep olduğu ünlemlere eşlik eden seslerdi. O çabanın yokluğunda tekrar-üretildiklerinde, çabanın niyetini, çağrısını ya da imgesini ifade ettiler. Demek ki onu anımsatan herşey onları kışkırttı. Mesela Hint-Avrupa dillerindeki kaynak kök “rhag” ya da “vrag”, “kırmak” anlamına gelir; Yunanca ς’ηγλνμσ (“kırmak”), Latince “frango” (aynı anlamda), Almanca “brechen”, veya Fransızca “rage” ve Rusça “Враг” (“düşman”), “развить” (“gelişmek”) ve “раз” (“bir zamanlar”) kelimeleri ve “раз”- fiil öneki, hepsi ondan türemiştir. Kaynakta bu kök muhtemelen bir darbe vurma anında dudaktan kaçan bir kükremeden ibaretti; ama sahneye getirilmesi sadece o eylem ya da o eylemin çağrısı süresince değil, onu andıran sayısız başka durumda da olabiliyordu: bir düşmanın görülmesi ya da onun üstüne düşünülmesinde, ya da darbe yapan bir silahın ya da neticelerinin, yani kırılmış, parçalanmış bir şeyin düşünülmesinde, vb. Bütün bu şeyler spontane [2] olarak aynı sesle adlandırıldı yahut işaretlendi: kelime-köklerinin kaynağındaki anlam belirsizliği, dallı budaklı ve tanımlı anlamlar taşıyan binlerce başka kelimenin gelişimine doğru bu köklerin her birisinin bir çıkış noktası olmasına yardım etti.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Mantıksal bağlaçlar — Sylvain Poirier

Sylvain Poirier — settheory.net

1. Matematiğin ilk temelleri

1.6. Mantıksal bağlaçlar
Nullary bağlaçları önceden görmüştük : Boolean 0 (geçersiz) ve 1 (geçerli) sabitleri.

Boolean’ler arasında binary eşitlik bağlacı ⇔ diye yazılır ve denklik adı verilir: A ⇔ B «A B‘ye denktir» diye okunur.

Gelin diğer işe yarar bağlaçları sunalım, Boolean değişkenlerin (A, B, C, ki yerlerine formüller konabilir) tüm mümkün değerleri için geçerli olan özellikleriyle birlikte.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim